Çarşamba, Temmuz 29, 2009

Parklar, bahceler,...

Sabahlari ise gelmeden önce cogu zaman oldugu gibi Rathaus´un yanindaki parkin icinde gecmeye gayret ediyorum hala. Özellikle bu sicak ve bunaltan günlerde parklar ve gölgelerin de degerini insan bir kere daha anliyor. Sabahlari tranvaydan indikten 10 adim sonra insan kendini bir anda apayri bir dünyanin icinde buluyor. Parkin icinde tüm yürüyüs yollari boyunca oturma banklari oldugundan yer bulmak pek sorun olmuyor gibi gözükse de günün ilerleyen saatlerinde durumun böyle olmadigi anlasiliyor. Özellikle Rathaus Film Festivalinin yapildigi su siralarda gece gec saatlere kadar park tam kapasite ile hizmette :).
Insan asagidaki fotograflari görügünde burasinun belki sehir disinda büyük bir ormanin bir parcasi oldugu zannedebilir, sanirim önemli olan da bu duyguyu yaratmak.




Sabahlari her saatin belli ziyaretcileri var. Erken saatte gelen cimler üzerinde sabah cin jimnastigi yapanlar, agaclarin altinda bagdas kurup yoga yapanlar, köpeklerini dolastirmaya cikanlar, gazetelerini okuyanlar, ya da benim gibi sadece oturup kafasini dinlemeya calisanlar:)


Aslinda ufak gibi görünen park 40.000metrekare büyüklügünde, 1873 de kurulmus. Daha detayli bilgi belediyenin asagidaki linkinde var.



Viyana daki parklarla ilgili Belediyenin sayfasi

Herkese bol günesli ama gölgede güzel bir gün diliyorum,

sevgiler,
Mr.TD

Pazartesi, Temmuz 27, 2009

Bu aralar...

asagidaki fotograftaki Michael Douglas durumlarindayim.

Is hayatindaki baski ve sorumluluk, yatirimcilarla, finansman arayanlarla olan görüsmeler, zor durumda olan firmalarin arkasindaki insanlarin durumu, kaderi bazen bir görüsmede insanin agzindan cikacak iki ters kelimeye bagli oluyor. Özellik danismanlik sektöründe calisan biri iseniz iki taraf arasinda sürekli ortayi bulmaya calismaktan eriyip gidiyorsunuz. Kimi zaman olaylari kisilestirmemek lazim, insanin sonucta alacagi parayi düsünüp, "olursa olur, ne yapalim diger sirket de batarsa batsin", diye belkide düsünmesi gerekiyorsa da bu malesef böyle olmuyor. Gücümü toplayip, kafami sakin tutmaya calisiyorum. Agustos sonu Türkiye kacamagi benim en büyük tesellim, hadi hayirlisi.

Hepimiz icin güzel bir hafta dilegi ile,

sevgiler,
TD

Çarşamba, Temmuz 22, 2009

Reactable- Bu masadan her eve lazim :)

Reactable´i ilk olarak televizyonda görmüstüm gece sene sanirim. Bu sene icinde de Istanbul´da Santral daki sergi nin bir bölümde "oynama" :) firsatini da buldum. Basi en kalabalik yerlerden biriydi reactablein bulundugu bölüm. Temelinde bir synthesizer olan, üzerine konulan kutucuklarin icindeki devrelerin hareketi sonucunda kullanilan bir müzik aleti denebilir. Firmanin sitesine bu linkden ulasabilirsiniz. Aslinda anlatmasi zor siz en iyi bununla ilgili güzel bir video seyredin. Hosunuza giderse de Santral Istanbuldaki "Haritasiz" sergisinde görme firsatiniz olabilir.


Herkese iyi eglenceler,

sevgiler,
TD

Çarşamba, Temmuz 15, 2009

Artik sayfalar daha da renklenecek!



Bundan sonraki yazilarda mümnkün oldugunca sözü gecen yerlerin , "Street view" görüntülerini de eklemeye calisacagim. Yukaridaki resmin üzerine mouseunuz ile gittginizde resmi istediginiz yöne hareket ettirebileceginizi göreceksiniz. Resmin sag alt tarafindaki oklar ile sehir icinde o yöne dogru ilerleyebilirsiniz. Isin güzel yani, fotografin sag üst kösesindeki kara sembollerine bastiginizda görüntü tam ekran olarak da karsiniza cikiyor. Bu sistem Avrupa da belli sehirler icin mevcut. Aradiginiz belli bir adres var ise, www.norc.at sayfasindan bu adresi girerek de, eger o adresin bulundugu cadde görüntü olarak tarandi ise, o noktayi görebilirsiniz.

simdiden iyi gezmeler,

sevgiler,
Mr.TD


p.S
Görüntüdeki yer Viyana Devlet Opera ve Balesi´nin binasi

Perşembe, Temmuz 09, 2009

Yaz geldi böyle oldu....

Viyana´ya gelenlerin ilk duraklarindan biri olan, Opera binasinin arkasindan St. Stephans Katedraline kadar uzanan Kärtner Strasse-caddesi, bir süredir tam bir büyük insaat alanini andiriyor. Caddenin tas kaplamasi yenilendiginden bu eziyet sanirim ekim-kasim aylarina kadar sürecege benziyor.



Insaatlar sehrine hos geldiniz :)

Türkiye´de de okullar kapandi, tatile cikanlar cogalmistir.Önümüzdeki günlerde Viyana´ya gelecekleri icin bazi pratik bilgileri yazmayi düsünüyorum, ne var ne yok, nasil , nerde gibi. Belki yardimi olur diye.

Simdilik slmlar
Mr. TD

Pazartesi, Temmuz 06, 2009

Bravo NIRAN ÜNSAL! Böyle devam et!!


Bir hafta önceki tvdeki Airport programinda röportaj yapilan Niran Ünsal ucaklar ile anilarini anlatirken bir anda sigara icen birisi oldugunu ve cikan sigara yasaginin kendisini cok zor duruma düsürdügünü, o yüzden de bazen kokpitte seyahat edip orada ictigini anlatti , övüne.

Ya bunlar ne rezil insanlar böyle anlamiyorum, rezillikleri ile övünüyorlar, ve isin ilginci de programin sorumlusu da agzini acip tek bir kelime etmiyor. Niran Hanim, ucaklardaki sigara yasagi kokpitte de gecerli, ayrici güvenlik acisindan da tehlike olusturuyor, bu yaptiginiz cok yanlis bir hareket diye. Bravo Niran Ünsal, Bravo Airport programi yetkilileri. Böyle devam.

Ucakla seyahat araba ile seyahatten daha güvenli, Niran hanim da böyle düsünüyor. Verdigi örnek de cok iyi, yolda carpisan arabalar var, birbiri ile carpisan ucaklar var mi. Süper degil mi :)

Güzel bir hafta gecirmeniz dilegi ile, allah bazilarina akil,fikir versin.

sevgiler,
Mr.TD

LinkWithin

Blog Widget by LinkWithin