Cumartesi, Şubat 28, 2009

Kücük, büyük dilim kavgasina son

Masaya bir kek geldiginde eger öncesen kesilmemis ise paylasim olmadan mulaka en azindan bir ya da iki kisiden özel özel talepler gelir. Benimki söyle olsun, yok iki parmak kalinliginda, yok tadimlik olsun, cok kestin ben baska bir dilim alayim. Bu kesfettigim kek kalibi ile sanirim artik böyle anlamsiz konusmalara son verilecek.
Buyrun burdan alin :)


Silikon kalibin tabanindaki yükseklik farkindan ve dilim araliklarinin önceden kalipta belirlenmesi sonucu bu olay da akillica cözülmüs sanirim, simdi sadece keki pisirmeye kaliyor is.

Fotograflar MAK- Uygulamali sanatlar müzesinin sayfasindan. Ürün ile ilgili bilgi ise http://www.konstantinslawinski.com/en/index.html adresinden alinabilir. Hatta Türkiye´de satis noktasinin adresi bile var, Antalya´da.

Herkese iyi kekler :D

slmlar
TD

Pazar, Şubat 22, 2009

Taro Gomi

Birkac hafta önce Sanat Tarihi Müzesin´nin halka acik günüydü. Yeni gelen müdür halka bir jest yaparak gece 22´ye kadar, müzenin ücretsiz giris ile yogun bir ziyaretci akimina ugramasini sagladi. Ben de sanirim on yada onbirinci kez müzeyi gezmis oldum. Bununla ilgili ayri bir yazi yazacagim. Asil bahsetmek istedigim sergi sonrasi gitmeyi sevdigim müzenin shop kisminda, terkrar rastladigim bir kitap ile ilgili. Taro Gomi, Japonya´nin ünlü cizerlerinden biri. Olusturdugu cok sayida cizim kitabi ile, kendine has tarzi ile, hani derler ya 7´den 77´ye ilgi cekebilecek kitaplari var. Cizdigi kitaplarin gercekten haddi hesabi yok, yüzlerce. Bir kismini burada bulabilirsiniz.
Kitaplarinin bir kismi resimli hikaye kitaplari, bazilari ise boyama ve cizim kitaplari. Kitaplarin en güzel yani sadece bir figur cizip hadi bunu boya bakalimdan, ya da noktalari birlestir ortaya ne cikacak olayindan cok olaya cocuklarin (cocuk kalanlarin) hayal gücünü de katmak.





Buna benzer birkac cizimini asagidaki sitede bulabilirsiniz, pdf formatinda.
http://www.chroniclebooks.com/tarogomi/

Konuya cocuklardan ve de icimizdeki cocuklardan baslamis iken sanirim iki tane güzel sarkiyla da konuyu baglamak güzel olacaktir. Ingilizcemizi de tazelemis oluruz.


Sarkilari söyleyen grup Avusturalya´dan(yanlis yazmadim Avusturya degil :)) ,The Wiggles. Bir arkadasimin cocuklari icin sarki ararken bulmustum bunlari. The Wiggles show programlari hazirlayan, konserler, TV programlari ile sadece Avusturalya´da degil, bircok ülkede taninmis bir grubmus. 2007 kazanclari 45 milyon Avusturalya dolari :), 17 milyon DVD satmislar, 4 milyon cd :)

Hepinize güzel bir hafta diliyorum, havalar nasil olursa olsun sizin havaniz iyi olsun :)
Sevgiler,
TD

Çarşamba, Şubat 11, 2009

Pazar, Şubat 08, 2009

Kisa bir aranin ardindan...

Kisa bir aradan sonra yine yazilara devam. Gectigimiz son bir ay icinde neler oldu diye özetlersek, ufak bir Türkiye kacamagi, harika bir yilbasi gecesi, bol kosusturmali, stresli is hayati, biraz müze...

Her sene oldugu gibi bu sene de Rathaus´un önündeki buz pateni pisti güzel bir acilis gösterisi ile yine sehrin en göz alici noktalarindan biri haline geldi.

Daha önceki senelerde de burasi hakkinda yazilar yazmistim ama gercekten görülmeye deger bir olay. Bazi komsular olayi zaten web kamerasindan yakindan takip ediyorlar :), hatta orada kullaninal penguenlerin siparislerini bile verdiler, bu sefer Türkiye´ye dönerken yine saglam bagaj parasi verecegim sanirim :).


Aksamlari isten ciktiktan sonra özellikle meydanin icinden geciyorum, insani dinlendiriyor. Calan müzük, isik showlari, yeme-icme lokallari arasinda insan zamanin nasil gectigini anlamiyor.
Cuma günü meydandan gecerken üzerinde parlak sari yelekler bulunan birkac kisi gördüm. Genelde ortada kayip duran güvenlik görevlilerinin kullandiklarina benziyordu. Ama dikkatli bakinca arkasinda " Görme Engelli" yazdigini gördüm. 4er kisilik guruplar halinde buzda kayiyorlardi, yanlarinda rehber hocalari ile birlikte. Aslinda bir an fotograflarini da cekecektim ama sonra vazgectim, bu aslinda olmasi gereken, dogal bir olaydi, sanki fotograflarini cekersem onlari parmagimla gösteriyor gibi olurum diye vazgectim. Özürlülerin sosyal hayata adaptasyonu umarim ülkemizde de en yakinda bu seviyelere gelir, insanlar evlere, odalara hapsedilip, sanki bir yaratikmiscasina hayata küstürülmez.

Gündüzleri sabah saatlerinden itibaren hareket basliyor buz pistlerinde. Cogu anaokul buraya buz pateni ögrenmeleri icin cocuklari getiriyor. Ögrenirken dengelerini korumak icin de en büyük yardimcilari ayaklari kayakli penguenler.Gün boyunca buraya buz pateni yapmaya gelenler arasinda gercekten 7´den 70´e her türlü insani bulmak mümkün. En cok eglenenler kücük cocuklar ve japon turistler :). Turistler, Viyana´yi gezmeye gelmisken böyle bir atraksiyonuda görmüs olmanin mutululu ile cigliklar ata ata kaymaya calisiyorlar.

Buz pateni pisti sanirim Mart ayinin ilk haftasina kadar acik, olurda yolu buralara düsecek olanlara da duyrulur.

Meydandaki konu kis sporlari olunca, burdaki mekanlar da bu temaya uydurulmus, onlardan da bahsetmeden gecmek istemedim :)


Herkese güzel bir hafta diliyorum, bunlari yazarken sabahtan beri yagan saganak yagmur devam ediyor, bu hafta böyle devam edecek diyorlar, serin ve yagmurlu, biraz ic karartici.Iki-üc gün sonra Istanbul´a gelir sanirim.

Diger yazim yolda, bu sefer arayi fazla acmayacagim,

sevgiler,
T:)

LinkWithin

Blog Widget by LinkWithin