Çarşamba, Ekim 29, 2008

29 Ekim Cumhuriyet Bayramimiz hepimize kutlu olsun.



-Temeli büyük Türk milletinin ve onun kahraman evlâtlarından mürekkep büyük ordumuzun vicdanında akıl ve şuurunda kurulmuş olan Cumhuriyetimizin ve milletin ruhundan mülhem prensiplerimizin bir vücudun ortadan kaldırılması ile bozulabileceği fikrinde bulunanlar, çok zayıf dimağlı bedbahtlardır. Bu gibi bedbahtların, Cumhuriyetin adalet ve kudret pençesinde lâyık oldukları muameleye maruz kalmaktan başka nasipleri olmaz. Benim naçiz vücudum birgün elbet toprak olacaktır, fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet yaşıyacaktır. Ve Türk milleti emniyet ve saadetinin kefili olan prensiplerle medeniyet yolunda, tereddütsüz yürümeğe devam edecektir.

-Gelecek nesillerin Türkiye de Cumhuriyetin ilanı günü, ona en merhametsizce hücum edenlerin başında, cumhuriyetçiyim iddiasında bulunanların yer aldığını görerek şaşıracaklarını asla farz etmeyiniz! Bilâkis, Türkiye'nin münevver ve cumhuriyetçi çocukları, böyle cumhuriyetçi geçinmiş olanların hakikî zihniyetlerini tahlil ve tesbitte hiç de tereddüde düşmeyeceklerdir.

Mustafa Kemal ATATÜRK

Pazar, Ekim 26, 2008

Türkiye´de artik zaman otomatik olarak ayarlanip. geriye alinacak imis!


Kis saati uygulamasi bu sabah 3´de basladi, bugün herkes evindeki saatlerini, kol saatlerini ayarlayacak. Yapilmasi gereken 1 saat geriye alinmasi. Ama Türkiye icin bunun yapilmasina gerek yok, hic ugrasmasin, aman 1 saat geriye almayi unuttum ne olacak diye. Cuma günü yeni bir resmi aciklama yapildi, artik bu isler Türkiye´de otomatik olacakmis, bizi yormayacaklar hic, ne güzel. "Yukardakiler" sagolsun. Isin ilginci bu isler otomatik olarak yapildiktan sonra farkedilecek ki, "aa saat yine ayni, bir degisiklk olmamis", diyecek bazilari. Cok dogru bir tespit, cünkü ayarlanan zaman birimi saat degil yil, en az 15-20 yil. Artik belli aralikla 15-20 yil geriye gidilecek, yasasin, ya bu medeniyet, teknoloji ne güzel bir sey!
Bu kafalar, bu kafalari destekleyenler oldukca sirtimiz yere gelmez. Artik tarih derslerini de kaldirabilirler, nasilsa o dönemleri bastan yasacagiz. Benim tahminin tas, bakir, tunc ve demir devrini bastan yasamayiz belki ama herhalde ondan sonraki dönemlere yetisiriz tekrardan. En büyük dilegim ise Cumhuriyet döneminde zamani durdurmak ve yeni bir baslangic yapabilmek.


Hepinize süper bir pazar ve yeni bir hafta diliyorum. Hep tekrarladigim, " en kötü günümüz böyle olsun" sözümün yine tam zamani sanirim.


sevgiler,

Mr.TD





saat resmi
http://www.odd-world.co.uk´den alinma

Salı, Ekim 21, 2008

Paylasmak...

Kimi zaman sehrin karmasasindan kacmak icin birkac saatligine bile olsa kacilan bogaz kiyisinda icilen bir bardak cay;

kimi zaman da güzel bir limonatanin yaninda yenilen kestaneli cheesecake.

Mekanlari özel kilan sey, orada gecen anlari paylastiginiz kisiler. Yanlizken olmuyor mu derseniz, olabilir tabi ki, ama yalnizlik, yalniz kalmak kalmak zaten hayatimizin bir parcasi oldugundan artik, özel bir durum olarak görmüyorum onu, o sayilmaz yani :)

Kosusturmali, ama mutlu gecen iki haftadan sonra Viyana´ya geldim. Hayat okulu devam ediyor burada, bu sene basindan cok güzel dersler aldim, yüzsüzlük, menfaatcilik ile ilgili. Türkiye´den buraya cok seyin ithal edildigini gördüm ama insanlar araciligi ile yüzsüzlük, görmemislik, cikarciligi da yasamis oldum. Ama dedim ya hayat okulu iste, beni öldürmeyen sey beni sadece güclendirir:)

Güzel bir hafta diliyorum size, hersey gönlünüzce olsun,

sevgiler,
TD

Pazar, Ekim 05, 2008

TD'nin Istanbul gezmeleri, 2008

Sakin bir seker bayramı ardından Istanbul gezmelerine devam ediyoruz. Dün aksam İstanbul'da muhtesem bir hava vardı. Önce sahilde bir cafede oturup sohbet ederken, spontane bir karar ile Büyükadaya gitme kararı aldık. Saat 19 civarında gidip son vapur saati olan 23:30'a kadar adadaydık. Güzel bir balık ziyafetinden sonra, İstanbul'u gören güzel bir cafeden tatlılar ve kahveler esliğinde gecemizi sonlandırdık.


Geçtiğimiz günlerde kültürel faaliyetleri de ihmal etmedik. Sanırım herkes Sabancı Müzesin'ndeki DALİ sergisinin peşinde iken, biz çok doğru bir karar vererek "Pera Müzesi"ndeki " Doğu'nun Cazibesi" sergisine gittik.

Bence Dali'yi bırakıp buna gidin önce, o dönemin ressamlarından doğunun, Osmanlı' nın tablolara yansımasını görün. İnsanlar, kıyafetler, renkler, arkalarındaki kısa hikayeler, cok fazla sayıda tablo olmamasına rağmen derli toplu bir sergi. Ayrıca "Rüyalar şehri İstanbul" sergisini de alt katlarda görebilirsiniz. Sadece resimlerde kalmış bir Istanbul, ya da rüyalarda demek de yanlış olmaz sanırım.

Herkese güzel bir pazar ve gönlünüzce bir hafta diliyorum.

sevgiler,

TD

Perşembe, Ekim 02, 2008

Ara rapor.

Istanbul'a gelebildim sonunda. Günler sevdiklerle, gezmelerle, özlenen tatları lüplemekle geçiyor :). Yakında bir rapor vereceğim.

Şimdilik sevgi ile kalın.

MrTD

LinkWithin

Blog Widget by LinkWithin