Pazartesi, Temmuz 30, 2007

Love is buyabel


Bu fotoya da sanirim ancak bu sarki gider :D



Hadi bir de güzel seyler anlatan parca koyayim :D

Herkese güzel bir hafta diliyorum :D
sevgi ile kalin,sevginin degerini bilenlerden olun.

slmlar
T:D

Cuma, Temmuz 27, 2007

Simpsons and TD

Bu aralar heryerde Simpsonlar var, Viyana da geri kalmadi.Reklamcilar bununla ilgili süper bir kampanya baslattilar.
Buyrun bakin;


Tabi ki TD de bu Simpons furyasinda geri kalmadi ve filmdeki karakterler arasinda kendini yerini aldi.Nasil mi, cok kolay.Bu linkden gideceginiz sayfada ,kendinizin bir fotografini yüküyorsunuz, belli özellikleri seciyorsunuz ve karsinizda "simpsonize" edilmis resminiz :D.
Ve karsinizda TD :D


Eger kendi resimlerinizi yaparsaniz bana yollayin ,email adresim sayfanin altinda,gelen resimleri kolajlayip bizde bir blog aile fotografi yapariz :D

Size ,tüm cizgi fimlerde oldugu gibi, rengarenk bir haftasonu diliyorum.Artik biraz da yagmur da gelsin sanirim,söyle semsiyenizi alip mis gibi kokan bir havada yürüyüse cikin.Nasil da konulari bagliyorum di mi ama :D,bu seferki sarki , "Umbrella ",Rihenna ´dan.


sevgiler,
TD

p.S
Foto http://www.gewista.at/ den alinma

Cuma, Temmuz 20, 2007

Hot sun, summer in the city

Bu sabah 7:30 da calmaya basladi radyo yine.Son günlerde kulaklarimdan pek gitmeyen güzel bir parca,duyunca tebessüm ettim .
Lucky day,bakalim görecegiz :)


Günes cayir cayir yakiyor bir haftadir,halk ne yapacagini sasirdi artik, bir kismi neredeyse ciplak dolasirken :), bir kismi da kendini parklardaki havuzlarin icine atiyor.Bugün 40,40 ,40 diye millet sokaklarda bagiracak artik, rekor kirilsin diye :).

Dün MQ´nun icinden gecerken gözüme takilen hos bir görüntü.O grupta sanirim hayatindan en memnun kisi alti bezli bebecik :).



Bu sehirden bir manzaraydi, gelelim daha kirsal alanlardan bir görüntüye.Pazar günü Tuna Nehri üstündeki devasa bir Park-ada var, orada dolasirken, belli bir alanda piknik yapanlar da vardi.Genelde adanin bu bölümünün nerede oldugunu bulmak icin dumanlari izlemek yeterli.Onlarin icinde de bir Türk grup vardi, izgara tavuk yapacaklar sanirim , bir yandan tavuklarin butlarini yikarken bir yandan da yemek icin hazirlik yapiyorlardi.Onlarin hemen 1-2 metre yaninda , hazirlanmayi bekleyen ilginc bir yemek buldum.Ayrica arka plandaki arkadaslara da dikkatinizi cekmek istiyorum.
Bu resim ayrica artik güneste yemek bile pisirilebileceginin güzel bir ispati bence, dogal mikrodalga firin gibi.Bizimkiler kesin televizyolardaki 10000000000000, plastik eldivenli ahcilarin sundugu programdan duymustur(bu eldiven konusu basli basina bir posting onun icin kisa geciyorum).
Buyrun efendim;

Canim insanim her yerde kendini gösteriyor :).

Hepinize güzel bir haftasonu diyorum,bizim sicaklar sizin oraya dogru geliyor galiba,onlara iyi bakin , kih kih :)
Joe Cocker Abi´den hos bir sarki ile bitirelim,


selamlar,
T:D

Çarşamba, Temmuz 18, 2007

Gooooooooood Morniiiiiing TD!

Sabahlari uyanmak icin saat kurma aliskanligim vardir, ama en ilginc aliskanligim ise alarm calmadan uyanip onun calmasini beklemektir.

Sabahlari radyo ile uyanmasi seviyorum.O sirada calan sarkilar benim güne daha dinc,umutla ,bazen de sevgi ile baslamami sagliyor.Kimi zamanda "bu sarkiyi kenara not alayim, blogda paylasabilirim" diyorum.

Bu sarki da onlardan biri," I have never seen".Söyleyen Xavier Naidoo , Alman bir sarkici.Size iki versiyonunu da dinleme firsatini veriyoum.
Birincisi ingilizce olan;

Bu da orjinali, Almanca olan;" ich kenne nichts",


Sözlerine gelince;


you know they say,
in every men's life
there comes a time when he get stroke by the arrow of cupid,
by the love of God,
or a booty of woman,
sometimes this love brings thunder to your life
and it brings the storm,
sing about it,

There's more to love than this,
love is more than just a kiss,
will we take u to that step,
or we do more than just connect,
and will u bring a thunder in my life
and a fire in my eyes
cause then there
will be days of pleasure way
everything follow'll be so near
I have never feelt thunder (thunder)
and lighting (lightining)
like this
I have never been stroke by (stroke by)
or wonder (or wonder)
like this
There are days where i can't stop
talking about you
There days I can't stop
saying your name
And I am looking for ways
never to part from you have
everything changed
and you
still stay the same

I've never seen,
there's never been
anything of beauty of you
I've never seen,
there's never been
anything of beauty of you
I've never seen,
there's never been
anything of beauty of you
I've never seen,
there's never been
anything of beauty of you

Days that we share are like treasures,
treasure like fire is to mankind,
my hands will try to carry you to heaven
but since i've seen you,
you've brought heaven to my mind,

I've never seen,
there's never been
anything of beauty of you
I've never seen,
there's never been
anything of beauty of you
I've never seen,
there's never been
anything of beauty of you
I've never seen,
there's never been
anything of beauty of you


Herkese simdiden güzel bir gün diliyorum,
sevgiler,
T:D

Pazartesi, Temmuz 16, 2007

Istanbul rüzgarlari ve "summer in the city"

Öncelikle herkese güzel bir hafta diliyorum.Gectigimiz hafta yogun gectigi kadar bir o kadar da dolu dolu ve neseli gecti.Istanbul rüzgarlari sayesinde ben de sosyal hayatimi biraz renk kazandirabildim.Gecen haftanin yarisi günesli diger yarisi da yagmurlu ve serin idi,4 mevsimi bir arada yasamis oldular misafirler.Zaman zaman böyle ziyaretler ilac gibi geliyor valla,insanin sevdigi seyleri baskalari ile paylasabilmek.Genelde zaman pek yetmiyor,her yere gitmeye,tüm tatlilardan tatmaya ya da o sokaklarda dolasip,cafelerde oturmaya.Neyse, biz elimizden geleni yaptik,ben de zamanim yettigince olaylara katildim.


Aksamlari is cikisinda Rathausplatz ín önündeki alandaki film festivalinden daha önce bahsetmistim.O alanin iki yaninda,yol boyunca,tüm ülke mutfaklarini temsilen lokaller kuruluyor.Sicak yaz aksamlarinda kültür ve eglenceyi birlestirmek icin ideal bir yer.
Sndrfnella ile son ziyaretimizde bizim secimimiz meksika mutfagi oldu.

Gecen hafta sanirim festival dahlinde 3 tane gösteri izledik.Birincisi "Live Earth" konseri, daha sonra "Viyana´da Bahar" konseri ve "La Bohème "´i seyrettik binlerce kisi ile birlikte.Özellike Live Earth aksami 40.000 kisiye yakin bir seyirci toplulugu vardi.
Johann Strauss´dan da bir dinleti ekliyeyim sizin icin :).

Güne nasil baslarsaniz baslayin ama mutlaka tatli bir sekilde sonra erdirin derim ben.Tüm günün stresini,yorgunulugu Sluka´dan iki parca pasta ile atin ya da daha dogrusu tatli komasina girip bayilip kalin,eve gidecek haliniz kalmasin :D



Hepnize seker gibi tatli,müzik gibi akici,huzur dolu bir hafta diliyorum.
Gectigimiz haftanin "Istanbul rüzgarlari" anilarina devam edecegim.
Simdilik hoscakalin,

sevgiler,
T:D

Pazartesi, Temmuz 09, 2007

Hayata baglanmak....

Bu yazilar benim önceki postinglerimden alinma,zaman zaman tekrar yayinliyorum,umarim faydasi olur.

Insanlarin sevgiyi bulmasinin zor olduguna inaniyorum,onu buluncada sanirim elimizde tutmak icin elimizden geleni yapmaliyiz.Bu sevgi bazen ailemize,bazen özel bir insana, bazen bir arkadasimiza,dostumuza olabiliyor.
Kimi seyler bizim kontrolumuz disinda gerceklesiyor,ellerimiz bagli oluyor ama kimi zamanda belki cok az bir gayretle bile neler yapabilecegimizin farkinda olmuyoruz.
Keske ....,sanirim bu söz söylendiginde hep cok gec oluyor.Bu konular pek ic acici degil biliyorum ama insanin hayatindaki en büyük korkusu sevdiklerinden,deger verdigi kisilerden ayrilmak, onlardan uzakta olmak gibi geliyor bana.

Avusturya´da bakanlik tarafindan yayinlanan iki tane video var.Her sene oldugu gibi bunlari yeniden yayinliyorum.
Bunlari yayinlarken amacim sizleri sok etmek ya da hainlik yapmak degil ama sizi belki bir an icin de olsa tutup söyle bir sarsmak,kendinize getirmek istiyorum,bunlarin asla gerceklesmemesi ve sadece bir film olarak kalmasi dilegi ile..
--------------------------------------------------------------------
Film sirasinda söylenen sunlar;
(Kadini göstererek)Birazdan onu terkedecek
(Erkek Sürücüyü göstererek )Birazdan terkedilecegini bilmiyor.
(Kadini göstererek)O da bilmiyor.

Cok fazla kisi
, emniyet kemeri takmadiklari icin hayatlarini kaybediyorlar.
Emniyet kemeri hayat kurtarir.


Film arada takilirsa ,önce II´nin üsütne basarak filmi pause yapip,filmin tamami yüklendiginde ,tekrardan >PLAY tusu ile seyredebilirsiniz.

Eger filmi seyredemiyorsaniz, orjinal sayfasinda da deneyebilirsiniz.
Sayfalari dolasirken görüyorum,bu ay hurma etkinlinleri,zeytinyagi etkinlikleri,v.b.Bende önümüdeki birkac gün "Emniyet Kemeri etkinlikine" ayiriyorum, izninizle.Umarim bundan sonra herkes daha duyarli olur.
Asagidaki film Avusturya da yayinlandiginda,televizyon ve sinemalarda,bayagi bir tepki görmüstü.Biraz ürkütücü bir film ama sanirim böyle seyler insanlarin akillarinda daha iyi kaliyor.
Ben kücüklügümden beri hep emniyet kemeri takmaya alisigim,arabaya oturup da onu takmak bana cok özel bir seymis gibi gelirdi.Bilinc altimda da öyle kalmis,arabaya oturdugumda takmazsam bir eksiklik hissediyorum.Sürücünün ne kadar iyi oldugu önemli degil,kazalarda sebek herzaman kendimiz olmuyoruz,bize gelip carpan bir araba karsisinda ellerimiz bagli.
Bazen görüyorum,gercek hayatta da, resimlerde de,cocuklarin ön koltukta oturmasi diye bir sey olamaz bence.Baba,ogul gezmeye cikmislar , cocuk yaninda oturuyor babasinin ayakta durarak ,boyu da kisa zaten.Bu zamanlarda ben kendime ,gec önüne arabanin ,cikar adami disari,önce bir güzel döv sonra da polise ver,elinden alsinlar cocugunu ,görsün ,diye geciriyorum.Bence babalik,annelik, dogurmakla,yaninda dolastirmakla olmuyor.
Gecmis yillarda okudugum bir gazete haberi vardi,bir milletvekili arabayla yolculuk yapiyor,yaninda ,önde de yetiskin oglu var,fakat oglu yorgun herhalde uyuya kalmis.Babasi ,oglum rahat uyusun diye emniyet kemerini aciyor,ve sonuc, birkac sakika sonra bir kaza ,herkes sapasaglam kurtuluyor,tek hayatini kaybeden oglu.Sanirim o babanin yerinde kimse olmak istemez,vicdan azabini düsünürsek.
Emniyet kemeri belki her olayda %100 kurtulma yada yaralanmama garantisi vermiyor,ama bu riski minimuma indiriyor.Arabarlarinda airbaglari olanlar buna güvenmesin,kemerin takili olmadi durumlarda airbag in kendi sisme siddeti ile vurdugu zaman insanda öldürücü yaralanmalara sebep olabiliyor.
Sevdiklerimizi korumak,olari gerekirse uyarmak sanririm hepimizin görevi,bence kazanan yine biz olacagiz .
Coucklara ,arabada kemer takmanin özel bir sey oldugunu en bastan söyleyelim.
Biraz cok bilmis ya da ders verirmis gibi konustum ama bu konu beni cok rahatsiz ediyor,insan görüpte elleri bagli ,bir sey yapamayinca daha da körükleniyor bu kizginlik.

Emniyet müdürlügü sayfasindan bir alinti ile devam edeyim;
-Ülkemizde trafik kazalarinin yaklasik % 70 ‘inin sehir merkezinde oldugu,
-Emniyet Kemeri kullanma orani % 100’e çikarildiginda ölü ve yarali sayilarinda %47- 60 oraninda azalma olacagi,
-Trafik kazalarinda ölenlerin % 70’ inin emniyet kemeri takmadigi,
-Araç devrildiginde, emniyet kemeri takanlarin daha rahat kurtarildigi,
-Ani fren ve çarpmalarda, 40 km/s hizla giden, emniyet kemeri takmayan
birisinin vücudunun, direksiyon, ön cam ve panele çarptigi ve 20 km/s hizla gidenden 4 kat daha fazla çarpma etkisinin oldugu,
-park halinde olsaniz da, 50 km/s hizla size çarpan araçtan dolayi, ayni çarpma etkisi yasandigi tespit edilmistir.
-Arka koltukta otururken emniyet kemeri takmamak,arka koltukta kemer takmadan oturan bir kişi yalnızca kendini değil kaza sırasında fırlayıp çarpabileceğinden diğerlerini de tehlikeye atmaktadır.

Asagidaki filmde Almanca gecen konusma söyle:
KIZINIZ sizin tüm mutlulugunuz,onun icin herseyi yaparsiniz degil mi, ama yapmiyorsunuz...
Emniyet kemeri baglamadiklari icin,cok fazla insan hayatini kaybediyor.Emniyet Kemeri hayat kurtarir.


Kendinize ve sevdiklerinize iyi bakin,

sevgiler.
TD

Cuma, Temmuz 06, 2007

Welcome to Vienna ! Misafirimiz var.

TD´in mekanina misafirler geliyor.Sevgili Sndrfknellacigim ve arkadaslari Viyana´ya geliyormus haftaya.Eee hazirlik yapmak lazim,caddeler ,kaldirimlar yikanmaya basladi,pastahanelere siparisler verildi,saraylarin tozlari alinda,Tablolara bir kat yeni boya atildi :).

Blog aleminden daha önce de sevgili Yildiz´da gelmisti ama kismet olmamisti,bakalim belki blogcularla bir de Viyan´da toplaniriz.

Her zamanki listemi de ekliyorum,artik ufak notlar alir umarim :).Ben ilk birkac gününü kaciracagim sanirim ama hafta icinde hep beraberiz umarim.Asagidaki listenin haricinde birkac aktuel bilgi de ekliyim.Gecen hafta Viyana Müzik ve Film Festivali basladi.Hükümet konaginin önündeki dev alanda hergün bir gösteri ver.Bu linkden programina ulasabilirsiniz.
Ayrica ayin 11 icinde size rezervasyon yaptirdim,

"Kino unter Sternen" , yani yildizlar altinda sinema.Sizin icin bu filmi sectim,umarim begenirsiniz,ben gidecektim,siz de bahane oldunuz :).

Görülmesi gereken yerlere gelince;
1.Stephansdom Kilisesi(soldaki kuleye icerden asansörle cikiliyor)
2.Kunsthistorisches Museum(sanat tarihi müzesi)
3.Opera Binasi (Staatsoper)
4.Schönbrunn Sarayi ve hayvanat bahcesi
5.MQ -Museums Quartier (Leopold müzesi,Modern sanatlar müzesi ve birkac baska müzenin bulundu bir alan, sehir merkezinde)
6.Albertina Koleksiyonu
7.MAK -Uygulamali sanatlar müzesi(ctesi günleri giris ücretsiz)
8.Belvedere (Yukari Belvedere-19+20 yy. sanatlari ve bahcesi)
9.Hofburg(kaiser daireleri,Schatzkammer(hazine odasi),Gümüs odasi)
10.Naturhistorisches Museum-Tabiat tarihi müzesi
11.Hundertwasser ve Kunsthaus
12.Rathausplatz(belediye binasi ve meydan)
13.Parlamento binasi
14.Burgtheater (tiyato binasi)

Simdi ilk olarak aklima gelenler bunlar,listenin sonu pek yok ama :-),Tabi bunlarin disinda "Ring" denilen sehr merkezini cevreleyen sokaklarda dolasmayi ihmal etmeyin.Aklima gelmeyen belki birkac önemli yer vardir ama biraz da siz arastirirsiniz artik :-)
Sehir meydaninda 1 ya da 2 numarali tranvaya(ayni rotada, ters yönlere giden) binersiniz bunlara sehir merkezini etrafinda tam tur atarak sürekli dönerler. Böylece Opera binasindan basladignizi farzedersek, Hofburg,Sanat ve Doga tarihi müzeleri, Parlamento, Burgtheater, Beldeiye Binasi,Üniversite,Votiv Kirche,... diye rahat bir tur atmis olursunuz.Isterseniz arada indi-bindi yaparsiniz :-)
Bunlarin disinda neler yapilir, bol bol kahvelere ,pastahanelere gidin.Demel,Sacher,Oberlaa ,Cafe Grinsteidl,Havelka Cafe,Cafe Central e gidin.
MQ deki lokallere ve Leopold Cafeye göz atin, Albertina nin arkasindaki Palmenhaus a bir ugrayin.
Stephansdom un karsisindaki "Haas Haus" un cati katindaki Do&CO barina cikin,ya da Steffl alisveris merkezinin 7.katinda,catisinda bir seyler icin ,Figlmüller de bir schnitzel yiyin. Grinzig e cikin,Viyana´yi tepelerden gören bu sarap evlerinin oldugu yerde güzel bir aksam gecirin.
Zaten bunlari yaptiysaniz herhalde 1 aydir Viyana´dasiniz demektir,baska bir söylemeye gerek yok size.


Haftaya güzel ani ve fotolarda bulusmak üzere,
sizi de bekleriz :)
slmlar
TD


p.S
Viyana´da toplu tasima ile ilgili buraya da bir göz atin.Benim gördügüm ülkeler arasinda en iyisi oldugunu da belirteyim.Bir yerden ,biryere nasil gidilir diye bakmak isterseniz burdaki sayfa cok yararli.

LinkWithin

Blog Widget by LinkWithin