Perşembe, Haziran 28, 2007

Irina Palm...Ghinzu

Gecen haftasonu güzel bir filme gittim, Irina Palm.Maggie,ortayaslarin biraz üzerinde ,emekliligini yasayan bir bayan.Hasta olan torunun ameliyatina gerekli olan parayi nasil kazanabilecegini düsünürken karsisina cikan "ilginc" bir is onun tüm hayatini degistiriyor.Insanin sevdikleri icin neler yapabileceginin güzel bir örnegi,film dahi olsa güzel.Olaylar daha sonra nasil mi geliyor,yaptigi is nedir,bunlari anlatmiyorum ki filmin tadi kacmasin.Ama bazi detaylari pek anlatmama gerek yok ,filmin kendi sitesindeki tanitimlardan siz de görebilirirsiniz.Hostes araniyor diye bir ilan görürseniz ,dikkatli bakin derim ama,arkasinda süprizler olmasin sonradan.

Basrollerde Marianne Faithfull(Maggie/Irina Palm) ve Miki Manojlovic (Mikky)oynuyor.
Filim en güzel sahnelerinden biri de ,Ingiliz bayanlarin,cay sohbeti sirasinda Maggi´ye yaptigi is hakkinda yöneltikleri sorular ve aldiklari cevaplar karsisindaki yüzlerini hali.
Hos bir film,komedi degil,aslinda gercekci,ciddi bir film hatta,ama bazi olaylar bunlari biraz yumusatip,daha hos bir hale getiriyor diyebilirim,en azindan zaman zaman tebessüm etmenizi ya da gülmenizi sagliyor.Türkiye´ye ne zaman gelir bilmiyorum,cünkü özellikle Avrupa yapimi filmler her zaman gelmiyor ama belli de olmaz.Firsat bulursanir seyredin derim.

Flimin müziklerini de Belcikali bir gurup olan Ghinzu.Grubun sitesinden sarkilarini dinleyebilirsiniz.
Benim begendigim birkac sarkiyi da eklemek istedim.
Ilk sarkiyi sadece youtube da buldum,Nermincigimden özür diliyorum :)
"Sweet Love "

You're my sweet love.
And every time I fall into the beauty of, the endless of, the grey blue of your eyes. I die.

You're my sweet love.
And every time I kiss the velvet of, electric of, cinnamon of your lips...
You're my sweet love. And every time it's you, the way you move, the way you breathe, the way you look at me, when I get lost in you.
And darling when you come, hanging on a silence thread, whispering your love, whispering your grace.
And darling then you smile, closing slowly now your eyes, dripping down your cheek another tear from god.



Benim en begendiklerimden bir digeri de ,"Jet Sex"

Sözleri de güzel;
Here is the time for us to know a secret sky for us to go, you've never been before, oh no.
A jumbo jet, just you and me, no parachute, it's pilot free.
I guess it's time to go, oh no.
Don't be shy, say goodbye, let's find out if heaven is a lie.
Never let me go. I'll never let you fall.
Above the clouds, above them all, we draw the lines with smoke and coke.

But then you want some more.
Sex turbulences, seats D and B, we drop our love bomb full of c.
Then we watch them fall, never.
The more we fly, the more we climb, the more we know that heaven is a lie.
Never let me go. I'll never let you fall. And (I know). You (it's true).
And you don't wanna come back. Baby my hell is above

Dou you read me


21St Century Crooners


Simdiden herkese güzel,gölgede,püfür püfür bir haftasonu diliyorum.Kendinize iyi bakin.

slmlar
T:D

Cumartesi, Haziran 23, 2007

Gartenlust ( bahce coskusu)

Herkese tekrar merhaba,yogun bir haftanin ardinda,biraz kendimi dinlendirmek icin hos seylerden söz etmek istedim,aklima gecenlerde gittigim sergi geldi.Sergiyi anlatmadan önce arkafonda da hos bir müzik calsin isterseniz,bu seferki parca ,Monet yillarindan, Claude Debussy´e ait, "Arabesque No. 1" *.


Viyana´daki Belvedere Sarayi'ni daha önceki yazilardan da kismen taniyanlariniz vardir.Bir süredir orada "Gartenlust" ,ya da benim "Bahce Coskusu" diye tercüme edecegim bir sergi vardi.


Sergi sarayin Asagi Belvedere denen kismindaki Orangery diye adlandiran,esasinda kapali olanda bizim turuncgiller dedigimiz meyva agaclarinin bulunduruldugu bir bina.
Belvedere Orangery nin tarihi 1719´lara kadar geri gidiyor , o dönemden kalma kayitlar mevcut.Özellikle saray bahcelerinde yapilan tüm calismalar cok düzenli bir sekilde arsivlenmis ve tüm bitkilerin,agaclarin kayitlari tutulmus.

Sergide 120 ye yakin eser sergileniyor.Bernardo Bellotto´nun " Vienna seen from the Belvedere",


Claude Monet´nin "Garden in Giverny ",


ve Gustav Klimt´in "cottage garden",


Edvard Munch´un "Woman with Poppies" ( Munch´u belki "Scream " resminden hatirlarsiniz ben "ÖCÜ" resmi diyorum ona :)),


Emil Nolde´nin "Blumengarten",

serginin önemli resimleri idi.Bunlarin disinda modern sanatcilarin eserleri de vardi,örnegin Marc Quinn'in "Ice Age" ,ilginc bir bahce anlayisi :D

Oldukca renkli :) ve güzel bir sergiydi.Zaman icinde bahce düzeninin, gözde cicek ya da bitkilerin nasil degistiginin belgeleri gibiydi tablolar.Benim resimlerde zaten en cok begendigim noktalar,o dönemin detaylari,resim edilen kisilerin,yerlerin özellikleri.Bazen kalabalik resimleri seviyorum,insan her kösesinde birseyler kesfediyor,kitap okur gibi bir sey,satir aralarindakileri görebilmek gibi ya da yasamda biryerlere saklanmis,farkedilmeyi bekleyen seyleri bulup cikarmak gibi.

Size rengarenk,bol cicekli bir hafta diliyorum,satir aralarindaki kelimeleri atlamayin,onlarin hayatimiza cok daha büyük renkler katacagina eminim.

sevgiler,
T:D

p.S
Bu seferki postingimi sevgili B5cigim icin yaptim,onun sergileri sevdigini bilirim,uzun süredir yazmiyordum cünkü sergi-müze postingleri :)

pS.S
Arabesque No 1 parcasi ayni zamanda "A good year" filminde de yeraliyor.

Çarşamba, Haziran 20, 2007

Tonight...

Sicaklar iyice bastirdi artik,gündüz sokaklarda dolasmak bile zor geliyor artik.Aksamlari günesin bastmasi 9´u buluyor nerdeyse,ama hava kararmiyor hemen.Kimi zaman is cikisinda , kimi zamanda evden cikip dolasmaya bayiliyorum.Bu aralar zaten Viyana iyice hareketlendi,acik hava konserleri,cafeler,lokaller tiklim tiklim.Dün aksam bürodan ciktigimda saat 21:30 a geliyordu,binadan cikar cikmaz karsima gökyüzündeki aydede carpti,piril piril bir gökyüzü,hani su parlament mavisi cinsinden ,onun ortasinda bir aydede.Cocukluk yillarimi hatirlati nedense bana,yüzümde bir tebessüm olustu,sanki günün yorgunlugu bir anda kaybolmus gibiydi.Fotograf makinasi olmadigindan benim sevdigim bir manzara fotografini ekliyorum
Demek aydedenin insanlar üzerinde olumlu etkileri de oluyormus :D.

++++++++++++

Bu sabah radyoda calan güzel bir sarki ile uyandim , Reamonn´dan "Tonight",

p.S
Bu sarki radiblog da olmadigi icin sadece sarki olarak malesef bu seferlik N-Link yok,sorry D-chic

She never took the train alone
She hated being on her own
She always took me by the hands
And say she needs me
She never wanted love to fail
She always hoped that it was real
She'd look me in the eyes
and said believe me.
And then the night becomes the day
And there’s nothing left to say
If there's nothing left to say
Then something’s wrong.

And as the hands would turn with time
She'd always say that she was mine
She'd turn and lend a smile,
To say that she's gone.
But in a whisper she'd arrive
And dance into my life.
Like a music melody,
Like a lovers song.

[Refrain]
Oh tonight, you killed me with your smile.
So beautiful and wild, so beautiful.
Oh tonight, you killed me with your smile.
So beautiful and wild, so beautiful and wild.

Through the darkest night
Comes the brightest light.
And the light that shines
Is deep inside.
It's who you are.


Hepinize güzel bir gün diliyorum,bol günesli demiyecegim zaten bu aralar kavruluyor ortalik.Viyana su an 30 derece!!Kendinize iyi bakin.

slmlar
TD

Tugcecigim´i de unutmadim tabi ki :) bu arada,

Pazar, Haziran 17, 2007

just for you!!

Bu fotograf bir haftasonu kacamagindan.Sanki yazın,denizin müjdelendiği,güzelliklerin bir arada toplandıgı bir resim. Fotografı ceken kadar (benim en yakin dostlarimdan "O.K" diyelim), sanırım fotografdaki kisi de önemli,bu seferlik benim çekmediğimi de belirteyim,yoksa bozuk atar :).
Haftaya güzel baslayalim istedim,güzel baslayalim, güzel haberler alalim,en kötü haftamiz gectigimiz hafta gibi olsun diyelim.

Güzel bir sarki ile de bu seferlik yaziyi bitirelim.
Travis´den " Closer"

......
Keep waking up (waking up), without you here (without you here).
Another day (another day), another year (another year).
I seek the truth (seek the truth), we set apart (we set apart)
Thinking of a second chance (a second chance).

And when I see you then I know it will be next to me
And when I need you then I know you will be there with me
Alle Ill never leave you...

Just need to get closer, closer,
Lean on me now,
Lean on me now,
closer, closer,
Lean on me now,
Lean on me now (lean on me now)
...........


Herkese tekrar güzel bir hafta diliyorum,gönlünüzce ,sevdiklerinizle,bol tebessümlü, gözyaslarindan uzak,sevinc gözyaslari haric :)tabi ki.

slmlar
Mr.T:D

Çarşamba, Haziran 13, 2007

Havaalanlari, ucaklar, yemekler derken ......

Aslinda bugün ucaklardan ,havalanlarindan bahsedecektim,sonra bu sabahsndrfknella nin postingini gördüm ,uzun süredir okudugum en güzel yazilardan biri ,aslinda benim de bu konu ilgili birkac yazim olmustu gecmiste,bu fikirleri paylasan kisilerin oldugunu da görmek mutlu ediyor insani.Onun da izni ile ben de aynen bu postindeki yazisini yayinliyorum.

---------/--------------

Aslında hakkında söylenebilecek o kadar çok şey varken, insanı hiç bir şey söylemek zorunda bırakmadan sadece okumaya ve düşünmeye yönlendirebilmesi bile Murathan Mungan'ı benim gözümde bir Aziz yapıveriyor. Fazla söze gerek yok, Aziz Mungan yazmış yazacağını zaten:



Aşk bir fırsattır
Ya biz binde bir karşımıza çıkan dostluk, arkadaşlık, sevgililik fırsatlarını ne yapıyoruz? Aksam üstünün bir saatinde yorgun gövdemizi yaslayıp mırıl mırıl konuşabileceğimiz, omuzumuza dolanan bir kolun, başımızı yaslayabileceğimiz bir omuzun, belimizi kavrayan bir elin, uzun yollara dayanıklı aşkların sahibi karşımıza çıktığında tanıyabiliyor muyuz onu, değerini biliyor, biricikliğini, benzersizliğini anlayabiliyor muyuz? Yoksa hayatı sonsuz, fırsatları sayısız sanıp kendimizi hep ileride bir gün karşılaşacağımızı sandığımız bir başkasına, bir yenisine ertelerken hayat yanımızdan geçip gidiyor mu? Karşımıza zamansız çıkmış insanları yolumuzun dışına sürerken bir gün geri dönüp onu deliler gibi arayacağımızı hiç hesaba katıyor muyuz? Hayat her zaman cömert davranmaz bize, tersine çoğu kez zalimdir, her zaman aynı fırsatları sunmaz, toyluk zamanlarını ödetir. Hoyratça kullandığımız arkadaşlıkların, eskitilmeden yıprattığımız dostlukların, savurganca harcadığımız aşkların hazin hatırasıyla yapayalnız kalırız bir gün. Bir akşamüstü yanımızda kimse olmaz, ya da olanlar olması gerekenler değildir. Yıldızların bizim için parladığını göremeyen gözlerimiz, gün gelir hayatımızdan kayan yıldızların gömüldüğü maziye kilitlenir.

Kedilerin özel bir anini yakalamak gibidir kendi hayatımızdaki olağanüstü anları ve olağanüstü kişileri yakalamak. Bazılarının gelecekte sandıkları "bir gün" geçmişte kalmıştır oysa; hani su karşıdan karşıya geçerken, trafik ışıklarında rastladığımız, omuzunuzun üzerinden söyle bir baktığınız sonra da boşverip "nasıl olsa ileride bir gün tekrar karşıma çıkar," dediğinizdir. Oysa tam da o gün bu zalim şehri terketmiştir o, boş yere bu sokaklarda aranırsınız...



murathan mungan
---------------/-----------------


Hepinize güzel bir gün diliyorum.Gecmiste gidenler,kaybedilenleri bir kenare birakip,elimizden ,gözümüzden ,kalbimizden kacip giden anlarin, gelecekte olmamasi diyecegim ama muhakkak olacaktir,en az sayida olmasi dilegi ile,

sevgiler,
TD

Perşembe, Haziran 07, 2007

Cagimizin hastaligi ,"borderline personality disorder "

Aslinda bu konu ile ilgili yaziyi okuyali nerdeyse bir sene olacak, gecen gün gene lafi gecince bari bununla ilgili birseyler yazayim dedim, bana oldukca ilginc gelmisti.Ilk okudugumda cok sasirmistim. Cevremizde es,dost,sevgili,günlük hayatta rastladigimiz kisilerdeki belli davranis bozukluklarina bu ad verildigini görünce. Isin kötü yani da sanirim bu tip de insanlarini sayinin pek de az olmamasi.Eminim sizde cevrenize baktiginizda bu özelliklere uyan mutlaka birkac kisiye rastlayacaksiniz. Bu tip bozukluklar bizim toplum olarak hic de iyi bir yöne dogru gitmedigimizin isareti galiba.Buyrun siz de okuyun,okudukca "evet, aa, aynen öyle, .." gibi seyler icinizden gecireceksiniz sanirim.Ben ilk okudugumda aynen öyle olmustu.

düsünceleri;
- insanlari ya kusursuz veya seytan olarak mi goruyor sadece? cok kotu,seytan olarak gordukleri insanin iyiliklerini hatirlamakta gucluk mu cekiyorlar?
- gozlerinde kisi adeta bir kahraman oldugunda, bu kisi hakkinda negatif olan hicbir seyi hatirlamiyorlar mi?
- baska insanlari tamamen ya kendinden yana veya kendisine dusman olanlar olarak mi goruyor?
- durumu,olaylari ya tamamen felaket ya da tamamen ideal/cok iyi olarak mi gorur sadece?
- kendisini ya cok kusursuz ya da degersiz olarak mi gorur?
- eger bir kisi yaninda, etrafinda degilse, onun kendisine olan sevgisini hatirlamakta gucluk mu cekiyor?
- baskalarinin ya tamamen dogru ya da tamamen yanlis olduklarini mi dusunuyor?
- dusunceleri, ne dusundugu o anda yaninda kim/kimler olduguna gore degisiyor mu?
- insanlari ya cok idealize eder ya da tamamen degersizlestirir mi?
- olaylari baska insanlardan cok farkli sekilde hatirlar veya bunlari hic hatirlayamaz bile mi?
- kendi hareketlerinden baskalarini sorumlu tutar,davranislarina onlarin sebep olduklarina inanir veya - - baskalarinin davranislarindan dolayi kendisini gereginden fazla mi sorumlu hisseder ?
- bir hatasini itiraf etmege istekli degildir veya yaptigi herseyin hata oldugunu mu dusunur?
- inanclarini gerceklere dayandirmak yerine,hislerine mi dayandirir?
- kendi davranislarinin baskalarinin ustundeki etkilerini farketmez mi?
duygulari;
- en kucuk bir provokasyonda kendisini terk edilmis mi hissediyor?
- duygulari dakikalar,saatler icinde cabucak asiri uclarda ve degisken mi?
- duygularini yonetmek,kontrol altina almakta problemli mi?
- duygulari o kadar yogun ki, mesela baskalarinin, hatta kendi cocuklarinin ihtiyaclarini bile kendi ihtiyaclarinin onunde tutamaz;kendi cocuklarini bile on plana alamaz
- cogu zaman guvensiz ve supheci midir?
- cogu zaman endiseli veya sinirli,rahatsizlik icinde midir?
- cogunlukla kendisinde bosluk hisseder veya kendielrini yokmus gibi mi hisseder?
- eger dikkatlerin merkezi kendisi degilse, kendisini reddedilmis mi hissediyor?
- ofkesini, kizginligini uygunsuz sekilde mi ifade ediyor veya ofkesini ifade etmekte tamamen zorlaniyor mu?
- hicbir zaman yeteri kadar sevgi, sefkat veya dikkat elde edemedigini mi dusunuyor?
- sIk sIk,cogunlukla uzayda gibi, gercek degilmis gibi veya sanki bedeninde degilmis gibi mi hissediyor?
ve davranıslar:
- baskalarinin kisisel sinirlarina saygili olmakta zorlaniyor mu?
- kendisinin sahsi /kisisel sinirlarini tanimlamakta zorlaniyor mu?
- cok fazla para harcamak, tehlikeli=riskli seks iliskilerinde bulunmak, fiziksel vs kavga etmek, kumar oynamak,ilac ve alkoller dahil bagimlilik, curetkar yani tehlikeli araba kullanmak, magazalardan vs birseyler calmak veya yemek bozukluklari gibi durumlara girip, bu ve bunun gibi davranislarla ,ani-ve impalsif hareketlerle kendilerine zarar veren davranislar icine girer mi?
- kasitli olarak kendisini mesela keser veya sigara vs ile yakar mi?
- kendisini oldurmekle tehdit eder mi veya gercekten intahara tesebbus eder mi?
- oteki kisinin kendi hayallerine gore olmasini istedigi kisi veya olmasini istedikleri iliskiler uzerine kurulmus fantazilere dayali iliskilere girmekte acele eder mi?
- beklentilerini aniden degistirdigi icin karsinindaki kisinin ne yaparsa yapsin, yanlislik yaptigi ve hic dogru birsey yapamadigi duygusunu yasamasina mi sebep oluyor?
- korkutucu,beklenmedik, onceden belli olmayan ve mantiga aykiri olan öfke nobetleri mi geciriyor veya ofkesini ifade etmekte hepten zorlaniyor mu?
- baskalarini tirmalayarak, tekmeleyerek,vurarak vs baskalarini fiziksel olarak taciz mi ediyor?
- gerek olmadigi halde krizler /icinden cikilmaz problemler mi yaratiyor veya kaotik, karmakarisik bir yasam mi suruyor?
- tutarli olmayan veya onceden neden, niye ,nasil davranacagi belli olmayan sekilde, beklenmedik tarzda mi hareket ediyor?
- baskalarina bir cok yakin olmak sonra da ayni kisiden vs aniden uzaklasmak mi ister?(mesela hersey yolunda giderken kavga etmek, sonra iliskiye son verip, daha sonra da bir araya gelmek icin caba sarfeder)
- onemsiz veya abartilmis nedenlerle ,olaylar yuzunden insanlari hayatlarindan cikartip atarlar mi?
- bazi durumlarda yeterli ve kontrollu ama bazi durumlarda baskalarina karsi tamamen kontrol disi mi davraniyor?
- baskalarina karsi acimasiz ve hatta haince suclayici, tenkit edici veya tacizkar mi?
-bazilarina cok guzel yuzlerini gosterirlerken, cok iyi tanidiklari kisilere kelime- sozlerle asiri tacizkar mi? saniyeler icinde bir moddan oteki duruma gecebilir mi?
- kendi ihtiyaclarinin karsilanmasi, istediklerinin yapilmasi icin asiri sekillerde veya kontrol eder sekilde mi hareket etmekte?
- kendisini ihmal edilmis hissettiginde, dikkatleri kendi ustune toplamak icin cok uygunsuz birsey mi soyler ya da uygunsuz birsey mi yapar?
- baska insanlari yapmadiklari seylerle mi suclar-olmayan duygulari olmakla mi suclar-inanmadiklari seylere inandiklarini soyleyerek suclar?

++++++++++++++++++
sınırda kişilik problemi yaşayan insanlar o kadar kontrolsüzdürler ki her şeyi uçlarda yaşarlar. aşırı yemek yeme, kendilerine zarar verme, alkol ve uyuşturucu kullanımında da aynı kontrolsüzlükleri geçerlidir. düşük ve yüksek fonksiyonlu bpd ler olmak üzere ikiye ayrılırlar.
bu insanlar için gri renkler yoktur ya akdır ya da kara.
kendileri dışındaki kişileri bir anda yüceltip bir anda ayaklar altına alırlar. başkalarına onların hiç anlayamadıkları kaoslar yaratarak veya başkalarını kendilerini kontrol etmekle suçlayarak, herşeyi kendi kontrolleri altına alabilirler. başkalarını kontrol etme ihtiyacındadırlar çünkü böylece kendi yaşamlarını da önceden bilinebilir ve yönetilebilir yapmaya çalışırlar.
bu kişiler obje sürekliliği nedir bilmezler ve eğer sevdikleri kişi gerçekten fiziksel olarak yanlarında değilse bu kişi onlar için duygusal seviyelerde de yoktur. ayrıca çok zeki, çok yetenekli ve dışardan bakıldığında ilgi çekici kişilerdir. terk edilme korkuları vardır.
++++++++++++

aci çekmek ne demek bilir insan çünkü hissettigin aciyi bile anlayamamak,kavrayamamaktir aciyi veren.rol yapmak aliskanliktir gerçegi kendisi bile bilemez aslinda -hissetmek- kaybettigi birsey hissettigini zannetmek her daim yasadigi gerçegidir.akil karisikligi yasar,birini çok sever hatta karsisindakine dünyada ondan daha iyisini bulamayacagini gösterir..kurbani ise kayitsiz sartsiz inanir. zaten bir borderline'i unutturabilicek tek sey belkide baska bir borderline'dir yazikki ilk deneyimden sonra ikinciyi denemek istemez kimse.akillidir,çekicidir,sanatçidir,bir borderline mekana girdiginde farketmemeniz olanaksizdir,etrafinda bir çekim halkasiyla birlikte gezer adeta.alir gider, inandirir,herseyin en iyisini yapar ama elbet bir gün baskalarini dünyanin en sanslisi(!)yapmak için gider..bir gün çok sever diger gün nefret eder kendisinden ,bir gün melektir bir gün seytan "o" önemlidir herkesten çok ve önemsizdir kendi derininde onu bu hale getiren çok derinlerdeki birseylerdir.çözülmesi zor birseyler,yorgundur gidip gelmelerden,aci çeker her defasinda ama en sasirticisi bir önceki iliskisini,sevgisini,acisini mutlulugunu sanki hiç yasamamisçasina unutur, her yasanilanin ardindan iyiliklerini ve kötülüklerini siler,ve hatta birseyleri silmek anliktir onun için kimse anlamaz neden diye sorgulayamaz...cevabi yoktur.ruhu yarali kadin/erkek tir o.

+++++++
tek ilacı yaşlanmak olan hastalık. ne bir ilaç, ne de bir insan yardım edebilir, sadece zaman işe yarar. kendilerini ve seçtikleri insanları siyah-beyaz, iyi-kötü olarak sürekli değerlendirme ihtiyacı hissederler ve bu da gelgitlere neden olur. ya gel der, ya da git; ya yüceltir, ya da aşağılar; aşağılık kompleksini hem kendisinde yaratır, hem de yakınlarında. ortası hiç yoktur, kendini de, çevresini de rahat bırakmaz.

Kaynak:Eksi sözlük

Burada da konu ile ilgili genel bilgi ve linkler var.

Bu seferki yazi biraz ciddi oldu, bir dahaki sefere size Havaalani ve ucak anilarimi,gözlemlerimi anlatacagim :D

Simdilik hoscakalin,
slmlar
TD

Cumartesi, Haziran 02, 2007

Loading......Istanbul



Kartal kondu.Yine gine yogun bir haftasonu, dostlar, aşıklar, sohbetler, ziyafetler, mutluluk gözyaşları, K.Delight , Baltalimani ve ...

Bu haftasonuna uygun bir de sarki , Tom Abi den, genclik yillarindan bir görüntü esliginde.


Gecen sefer göremedigim Prensescigimi de bu sefer umarim görebilecegim,kisa bir süre icin de olsa :)

Haftaya görüsmek üzere,

Istanbul´dan selamlar,

T:D


p.S
Tshirt mavi jeans sayfasindan alinma.Ben de laciverti mevcuttur :D

LinkWithin

Blog Widget by LinkWithin