Perşembe, Kasım 30, 2006

Happy Birthyday !!!!!!



Sevgili Can Arkadasim,

Dogumgünün kutlu olsun,her seyin en güzelini ve en iyisini diliyorum senin icin,her sey diledigin gibi olsun,sen de gelecekte hep böyle kal ki,dostluk,sevgi,dayanismanin,dürüstlügün ne oldugunu görebilsin herkes.

Imza
1.Numarali hayranin T:D


**************************************************
Bügün benim icin hayatimdaki en önemli kisilerden birinin dogumgünü,onun yaninda olamasam da kalperimiz,düsüncelerimiz hep bir."iyi ki varsin diye" söylenebilecek insanlarin hayatimizda olmasi bence cok önemli,ama kalici olanlarindan bahsediyorum,öyle bazen hos bir meltem gibi esen,insana huzur ve mutluluk verip de sonradan bir kasirgaya,felakete dönüstürenlerden degil.Umarim sizlerin de en azindan böyle bir hayat,can arkadasi ,dostu vardir.


Bu dogumgününü firsat bilip güzel tatlilarida sizinle paylasayim dedim.Belki dogumgünüde tek pasta olur,ama kisi özel olunca rakami biraz yükselttim,komsuda pissin ,size de düssün diye :),Üsenmedim taa Torontolardan getirtim valla,sagolsun Candy de siparisleri yapmayi kabul etti.Fotolardan ondan,kolaji benden:)

Hepinize simdiden güzel bir haftasonu diliyorum,
kendinize ve sevdiklerinize iyi bakin,havalara dikkat, ben sifayi kaptim,siz kapmayin,ben kendimi feda ettim sizin icin,cok fedakar gördüm kendimi bu gece :)

Sevgiler,
T:D



photo by Candy Wong@
Dessert By Candy

Salı, Kasım 28, 2006

Gingerbread, Lebkuchen, havada zencefil kokusu var

Mr.TD´nin 1 yildönümü icin yazilan güzel yazilardan sonra ben de güzel bir konu ile devam edeyim dedim.
Bu haftaya güzel seylerle basliyalim,tabi ki yeme ya da lüpleme durumlari :)
Haliyle aralik ayina girmeye az kaldi,Noel pazarlari acildi bile,Rathausplatz, Belvedere,Schönbrunn ve digerleri arka arkaya aciliyorlar.Hatta gecen gün Rathausplatz´dakine gittim ama yeni fotograf cekmedim simdilik,hava zaten yagmurlu idi yani daha "olmamis" ,biraz daha zamani var.

Demel pastahanesi Viyana´nin en ünlülerinden biri,daha önceki yazimda da ordan bahsetmistim.Belli dönemlerde yaptigi tatlilar,kekler,sekerlemeleri de hem görmeye,hem de yemeye deger :).
Noel zamani oldugu icinde haliyle bu aralar Lebkuchen ya da Gingerbreadlerde vitrinlerde yerini aldi.Her biri resmen bir sanat eseri gibi,bu dönemler pastahenenin arka kismina gectiginizde etrafi camla kapli mutfak kismini görebilirsiniz,ve orada tezgahlarin üzerinde dizilmis yüzlerce Lebkucheni süsleyen ahci ve ciraklari.Eger firsat olursa,gidip bir fotograflarini cekmeyi denerim.Yukardakiler özel imalat :)bu arada,sanirim dikkatinizi cekmistir,TD ye özel.

Bu ayni zamanlarda evlerde de cok yapilan bir noel "tatlisi", hatta daha önceden yapilip,biraz bekletiliyor.Konulduklari kabin icine elma dilimi koyuyorlardi galiba, bunu sayesinde icindekilerde biraz yumusaklik ve belli bir gevreklik kazaniyor.
Pastahanenin tüm dünyaya paket servisi de mevcut bu arada, kendi internet sitesi üzerinden siparis verilebilir,ya da ürünlere bakip,kendinizi tatli komasina sokabilirsiniz :).
Bu sene bayram tatilinde sanirim bu taraflara gelen, klasik Prag - Budapeste -Viyana turlarina katilanlarinda mutlaka ziyaret etmesi gereken yerlerden biri,eger alisverisden zaman ayirilarsa buralara ugrasinlar derim,zaten yilbasi sonrasi magazalar kapali oldugu icin bu tip alternaif yerlere gitmek icin de bir bahane olur belki,ya da sergi ve müzeleri gezmek icin.

Hepinize güzel bir hafta diliyorum,
kendinize iyi bakin,gülümsemeyi unutmayayin, Dilayra kizar size yoksa:)

slmlar
Mr. T:D


p.S
Source:
Fotograflar Demel.at den alinmistir

Cuma, Kasım 24, 2006

Mr.TD ve cafewien 1 Yaşinda :)


"Hosgeldin, yeni blog kazanmisiz, hayirli olsun hepimize....."
diye gelmis ilk comment, bundan 250 posting önce. O günden bu zamana kadar 53.000´in üzerinde ziyaret edilmis sayfa. O zamandan bu güne bircok yeni arkadas edindim, kimi ile yüzyüze de görüsme firsatim oldu,kimi ile de arkadasligimiz uzaktan da olsa devam ediyor,sonucta mesafeler engel degil ya :D.
Ama bir yandan da biraz hayal kirikligina da ugradim, cyber alemde bazi seylerin gerceklerden,samimiyetten uzak da kaldigini da gördüm zaman zaman.Insanlarin karsiliksiz gösterilen ilgi ya da yardim karsisinda arkasinda bir bit yenigi aramalari beni sasirtti, belki de yadirgamamak gerekli,belki de onlar da hakli, ne de olsa cikar dünyasi degil mi ,menfaatler ön planda.Insanlarin birbirlerine kin kusmalari,küfürler yazmalari karsisinda da baka kaldim bazen,bunlar ciddi olamaz falan dedim icimden,ne kadar cok laf sokusturma,kritik etme,asagilama meraklisiymisiz ya!
Neyse yolumuza devam ediyoruz,önemli olan da bu sanirim.

Cilgin bir dünyada yasiyoruz, kavgalar, entrikalar, hakaretler, düsmanlik,cikarcilik, ve bunlarin arasinda tutunmaya,kaybolmamaya calisan, sevgi, dostluk, mutluluk ve paylasma duygulari.

Bundan sonra da ben buralarda olacagim,elimden geldigince kaybolmamaya calisanlarin tarafinda yine, en azindan olmaya calisacagim, ama aralarda hainlikler yaparim,o kadar da olsun degil mi :D ,Hain TD ,adimiz cikmis bir kere :) ,hepinizi beklerim efendim yine!

Bu hafta biraz nostalji ile baslamistik,benim doldurdugum kasetlerdeki sarkilardan biri ile de bitirelim,Yusuf abi söylüyor :)


slmlar
Mr.T:D

Çarşamba, Kasım 22, 2006

Simdi Ikeali olduk ..


Evet ,hos geldin IKEA !
Bu arada sunu da söylemeden edemiyecegim, Internet Siteleri arasinda en "kalas" sayflaradan Source www.ikea.combir tanesi. Site acilali aylar ordu hale topu topu iki tane link var sayfada. Buyrun yabanci sayfalara bakin .
Türkiye de acilmasina sevinmemin sebeplerinden biri de bende artik her sene Türkiye´ye katalog tasima zahmetinden kurtulmus olmam. Biliyorum katalogda güzel seyler var , onlari nasil da yüklenip geleyim ?Tamam cabincase 17 Kilo istifledim ama PAX dolap ya da buna benzer seyler icin yinede ufak.Bir zamanlar ablam ve arkadaslarimin arasinda ,ya 3-5 aile gidip satin alalim bir container ile Türkiye ye yollariz diye konusmalar gecmisti ,hatirlarim.
©2005 cafewien@gmail.com
Övünmek gibi olmasin bende profi-ikea-montajcilarindan biri sayilirim.
Zaman zaman Tv´de programlar oluyor , Ikea dan alisveris yapip , aldiklarini eve getirip kuramayip sonunda cinnet gecirenler hakkinda,parcalar sürekli eksik cikiyor, etc. Pek yüksek sesle söylemis olmiyayim ama bende bugüne kadar hic eksi parca cikmadi.Yani kurdugum seyler de ufak seyler degildi yani , mesala yanda gözüken minik dolapcik yada onun karsinda duran bir büyük yavrucuk daha var .Bunlar ikiside PAX serisinden ,sanirim IKEA nin en cok satilan dolaplarindan.Ufak tefek göründuklerine bakmayin ,sagdaki dolap 230 sanirim, diger dolada üsteki ile beraber 3metreye ©2005 cafewien@gmail.comulasiyor. Önceleri sadece alt dolap vardi, ama bizde tavanlar biraz yüksek oldugu icin (3,20m galiba) ,"No limits in the Sky" anlayisi ile bir kat daha cikmaya karar verdik.Üstdeki dolap aslinda ders takilmis bir mutfak dolabi ,garip ama gercek.Bu isvecler cok cin seyler ya..
Evdeki diger seylerinde fotografini cekin buraya koyarsan sanirim Ikea katalogunun bir kismini da icermis olurdu, o yüzden simdilik iki foto yeter.
Bu arada sanirim Avrupa yakasindaki ikea nin insaati ya basladi ya da baslayacak ,bu arada Izmir´deki de yapim asamasinda olmasi lazim, aldim insider bilgilerine göre ,gözünüz aydin !


Gelelim ilginc ikea anilarina;
Ikea nin acildigi ilk günlerde en cok rastlanan olay , müsterilerin "Show room " tarzi örnek odalardan tüm mobilya ve dekorlari kasaya sürüklemisler,bahsettigim örtü yastik degil,bunlarin arasinda minik koltuk, lambalar, sehpalar, gibi seylerde var.Tabi hepsi kasadan geri dönmüs :-) .
Normalde IKEA samimi bir ortam yaratma amaci ile hep "Sen" diye hitap eder, her yerde "alabilirsin , hosgeldin, senin icin ,etc" diye yazar ama bizde bu "Siz" e dönmüs , nazik ülkeyiz ya...
Bir kac ani da yurtdisindan .GEO degisinde bir yazi okumustum, Cin´de acilan ilk Ikea magazasi ile ilgili ,süper bir yazi idi ,hatirladikca gülerim.Icerisinde fotgraf cekilmesi yasak olan ender magazalardan biri Cin´deki imis,sebebi ise Ikea´nin hemen karsisinda cinli mobilya dükkanlari türemis, önce oraya gidiyormussunuz, sonra adamla beraber Ikea´ya gidip istedigin mobilyayi gösteriyorsun , adam iyice bir bakiyor , sonra sana onu %50 ucuza imal ediyormus, iyi is degil mi?
Cin´deki magazadaki mobilyalar birkac ay icinde sanki yillardir kullanilmis gibi harap bir hala gelmis, bunu sebebi de ögle tatillerinde cinlilerin Ikea´ya gelip kotuklarda, yataklarda uyumalari imis,o yüzden de bu hale gelmisler.
Cinden bir hikaye daha, Ikea nin yeni yil icin cikardi kadehler vardi, geri dönüsüm camlardan yapilmis ,ici hava kabarcikli, hafif yesilimsi gibi, bu bardaklar cinde 1 tane bile satamislar,cünkü cinlilar icin icinde kabarcik olan cam ,hatali yada ikinci kalite ürün oldugundan :).

Ikea nin "IKEA FAMILY" de bir karti var , sanirim 3-4 Source www.ikea.comülkede var. Bu karta baslangicta 10 euro ödüyorsunuz bunu karsiliginda ise oldukca faydali servislerden yararlanabiliyorsunuz;
*Size özel bir anahtarlik veriyorlar ,olurda kaybolursa bulan kisinin herhangi bir posta kutuna atmasi icin , anahtar böyle IKEA ya geri geliyor (Türkiye´deki posta kutularin ben sadece dekor fonksiyonu oldugun düsünüyorum ama bilmem artik onlari hic bosaltiyorlarmi)

*Restaurant bölümünde sanirim %15 inidirim

*Özel kampanyalar va baska bir sürü avantanjlari var.

Restaurant diyince aklime Köttbullar geldi, nedendir bilmem ama genelde gittigimizde her sefer source www.ikea.combir daha sefer bu köftelerden yemiyecegim desemde yine büyük porsiyon alip fenalik gecirmekten de vazgecemedim, sonumuz hayir ola, ne yapalim köfte ve patetes sanirim kücüklügümüzden beri beynimize islemis.

Ama yinede milletimize IKEA hayirli ve kutlu olsun,dilegimiz daha nice ikealarin acilmasi....

+++++++++++++++++++++++++++++++++
Bu yukardaki yaziyi bür süre önce yazmisim,o zamandan bu zamana neler degisti diye bakinca bayagi bir seyler degismis.
Öncelikle Izmir deki IKEA da acildi,Istanbul Avrupa yakasindakinin insaati da son hiz devam ediyor sanirim.Istanbul Ikea köfte tüketimde bir numaraya kadar cikmis,olsun o kadar yazin az mi KÖFTE reklami yaptik :).
Bu yaz Istanbul´da iken sanirim iki kere daha Ikea´ya gittim,yakinda 100.ziyaretimi yapmis olurum herhalde.Istanbul´dakinde gözüme carpan birkac ilginc olay vardi.Birincisi ürünlerin hep eksik olmasi,2-3 hafta icinde gelecek olmalari(bu depolarinda cikan yangindan önce de böyle idi).Normalde sizin istediginiz bir ürün o an orda yoksa isterseniz ayirtabilir,mal geldiginde de size haber verilir,bu sistemi uygulamiyor malesef.Alisveris yaptiktan sonra aldiklarinizla arabaya gitmek istiyorsaniz ,bunu da unutun,arabanizi cikis kapisina getirmeniz gerekiyor ,niye mi,tabi ki fotoda gördügünüz garib seyler yüzünden,alisveris arabalari disari cikarilmasin diye ekstradan plastik halkalar konup aralar daraltilmis ki orda saplanip kalin diye,böyle sacma bir sey hic görmedim ama bu sayede görmüs olduk.Arabanizi disarida park edince,nereye park ettiginize de iyi bakin,zira baslarinda genelde olan HARF ya da NUMARALAR sizin aracinizi kolay bulmanizi saglar,ama son sefer de bunlarin hicbiri ortada yoktu.Arabanin yerini tarif ederken, Binanin catisindaki Klippan reklamini soluna al,onu gectikten sonra saga sap ,gibilerden tarifler gerekiyor.Yeni kataloglar kapisildi yine,bazi kafeler de bile dergilerin arasinda gördüm onlari.Yanliz dikkat ettiniz mi bilmiyorum ama normalde katalok fiyatlari agustos ayina kadar gecerlidir,bu seferkiler SUBAT 2007,sebebini tam bilemiyorum ama pek iyiye isaret degil gibi,olumsuz bir beklenti var sanirim ekonomi anlaminda,görecegiz bakalim,umarim öyle seyler olmaz,cünkü son seferin etkileri hala hissediliyor.

Cuma ya görüsmek üzere,
slmlar
Mr.T:D

p.S
Yilbasi ve noel icin ayri bir katalog cikti burada,sayfanin sol alt kösesindeki "Neue IKEA Weihnachts-broschüre jetzt online!" yazisinin üzerine clickleyerek bakabilirsiniz,katalog acildikdan sonra "DATEI" seceneginden PDF i secip dosyayi o formatda kayit da edebilirsiniz.

Salı, Kasım 21, 2006

Happy Birthday Dilayra !



Bugün sevgili Dilayra ´nin dogumgünü,18 yasina basti sanirim :),partisine katilamadik ama en azindan bir "iyki dogdun" söylemis olalim , degil mi.

Iyki dogdun ,nice 18lere :)

sevgiler,
T:D

Pazar, Kasım 19, 2006

Eskilerden mektup var...

Gecmisteki beraberliklerinizi, onlarla paylastiklarinizi hatirliyormusun, eminim hatirliyorsunuzdur. Yillar gecse de sanirim bazi seyler unutulmuyor.

Simdi nerden cikti bu laflar,TD gene cok cukulata yemekten komalarda mi diyeceksiniz,aslinda cukulata lüpleme olaylari dogru :),ama asil nedeni baska.
Bundan bir süre önce bir mail aldim.Yaklasik 15-16 sene önceki bir beraberlikten,1 seneye yakin sürmüstü.O döenmde DJlik yapan arkadaslarim oldugundan cok büyük bir müzik arsivinden yararlanma imkanim vardi bunlardan secme sarkilarla arkadaslarim,kendim,sevdiklerim icin doldurdugum kasetlerin sayisini ben bile hatirlmiyorum,bir kismi hala duruyor kasetlerin,hatta bu son sefer Istanbul`a gittigimde ne durumdalar diye kontrol ettim.
Gelelim mektuba,Mail aynen söyle:

Ahhhh inanmiyorum T:D

Simdi diyeceksin ki nerden cikti bu kiz yillar sonra

Vallahi oturmus haril haril calisirken bir mail geldi paul anka sarkilarinin oldugu bir sitenin adresini gondermisler. Siteye girdim dinlerken oda arkadasima ben bu sarkillari cok gencken ogrenmistim dedim ve tabi ki aklima sen geldin Sayende o zamanlar bu sarkillar kimsede yokken ben de vardi dinlerdik.
Onun uzerine ya googledan bir denesem dedim ve buradayim iste.
Napim calisiyorum. Is guc okul falan kosturmaca
Sen napiyorsun dunyanin neresindesin? Avusturya devam mi? Evlendin mi coluk cocuga karistin mi?

Bu mailin üzerine artik ne diyeyim bilemiyor :),hatirlanmak ,daha dogrusu güzel hatirlanmak hos bir sey.
Bakalim bu haftayi belki de oldies goldies takilarak geciririz kimbilir,ben arsivleri bir karistiriyim , Paul Anka ile basliyalim bari.


Herkese güzel bir hafta diliyorum,
slmlar
T:D

Perşembe, Kasım 16, 2006

Mavi Liman

Mavi Liman

''çok yorgunum
beni bekleme kaptan.
seyir defterini başkası yazsın.
çınarlı, kubbeli, mavi bir liman.
beni o limana çıkaramazsın...''


Bu siiri daha sonra Cem Karaca bestelemis ve sarki haline getirmis.Istanbul`dan dönmeden kisa süre önce bu sarkiyi televizyonda görmüstüm,yeni bir videoclibi cevrilmisti,Ferhat Göcer ile,degisik gelmisti ama hosuma da gitmisti.Aslinda sarki biraz ümitsizligi anlatsa da biz yine de unutmayalim ki insan umut ettigi sürece yasiyor,o yüzden elimizden geleni yapalim,ümidimizi kaybetmemeye calisalim,bu hayat güzel,zor,kimi zaman hatta cogu zaman acimasiz,egoist,cikarci ama olsun yine de elimizde olan bir tek bu hayatimiz var,onu "yasamaya" calisalim.

Yaziyi güzel bir söz ile bitireyim dedim bu sefer,dün bir sayfada okudum,"Hic kimse bir dostunu kaybedecek kadar zengin degildir" diye,dogru söze ne denir :)

Herkese güzel bir hafta sonu diliyorum simdiden,
Havalar nasil olursa olsun,sizin havaniz iyi olsun,cevrenizden dostlariz,sevdikleriniz eksik olmasin(yeniyil ve bayram mesaji birlikte gibi oldu valla,bir kenara not alayim ben bunu)

Slmlar
Mr T:D

Salı, Kasım 14, 2006

ÇOCUKLAR


Dünyayı verelim çocuklara hiç değilse bir günlüğüne
allı pullu bir balon gibi verelim oynasınlar
oynasınlar türküler söyliyerek yıldızların arasında
dünyayı çocuklara verelim
kocaman bir elma gibi verelim sıcacık bir ekmek somunu gibi
hiç değilse bir günlüğüne doysunlar
dünyayı çocuklara verelim
bir günlük de olsa öğrensin dünya arkadaşlığı
çocuklar dünyayı alacak elimizden
ölümsüz ağaçlar dikecekler

Nazim Hikmet


p.S
Foto journeytoblue.com a aittir,katkilarindan dolayi tesekkürü borc biliriz :D

Pazar, Kasım 12, 2006

Bakarsan bağ,bakmazsan ...


Bu fotoğrafi Arnavutköy`de dolasirken cekmistim,yaklasik 1 ay oldu sanirim.Kücüklügüm hep bu cevrede gectiginden,annemin Bebek,babamin da Yeniköy taraflarindan oldugu icin Bogaz'in önemi ayri benim icin.Yillar icinde bir kisim evler bakimdan gecirilerek restore edilirken,bir kismininda perisan bir sekilde dökülmesi insani üzüyor.Gecmisi olmayan bir ülkenin gelecegini nasil olacagi tartisilir herhalde.Bu binalar bakimsizliktan cöküp,ya da uyanik birilerini kurbani olarak kaza ile yaniverdikten sonra,oraya ayni görünümde yenisini diksen ne yazar ki.
Umarim bu gibi binalara sahip cikilir,ben Istanbulum´un adinin sadece alisvermerkezleri,villa-siteler,gece kulüpleri ve kalan(simdilik)tarihi eserleri ile degil ayni zamanda eski binalari,evleri,bogazdaki yalilari,insanlari ile de anilmasini istiyorum,benim ki sadece bir dilek,ama olsun..

Hepinize simdiden güzel bir hafta diliyorum,
Eliminizdekilerin degeri bilerim,gecmisimize sahip cikalim.

slmlar
MR.TD

p.S
Fotograftaki evi uydu fotografinda görebilirsiniz.

Cuma, Kasım 10, 2006

.


- Dağ başını efkâr almış
Gümüş dere durmaz ağlar -
Gözyaşından kana kesmiş gözlerim;
Ben ağlarım. Çayır ağlar, çimen ağlar.
Ağlar-ağlar: Cihan ağlar
Mızıkalar iniler: Irlam-ırlam dövülür
Altmış üç ilimiz: Altmış üç yetim
Yıllar gelir-geçer: Kuşlar gelir-geçer
Her geçen seni bizden parça-parça götürür
Mustafa'm! Mustafa Kemal'im!

Diz dövdüm:
Gözlerimin şavkı gitti Sakarya'nın suyuna.
Sakarya'nın suları namım söyleşir.
Hemşehrim Sakarya! Öksüz Sakarya!
Ankara'dan uçan kuşlar -
"Kemal'im" der, günler-günü çağrışır.
Kahrolur. Bulutlara karışır.
Gök bulut, yaşmak bulut.
Uca dağlar, dev-boyunlu morca dağlar
Divan durmuş bekleşir
Mustafa'm! Mustafa Kemal'im!

Nasıl böyle varıp geldin? Hoş geldin!
Çıngı kaymış, yalazlanmış gözlerin
Şol yüzünde güneş-südü sıcaklık.
Ellerinden öperim Mustafa Kemal.
Senin dalın yağrağın, biz senin fidanların.
Biz, bunları yapmadık.
Sen elbette bilirsin, bilirsin Mustafa Kemal:
Elsiz-ayaksız bir yeşil yılan.

Yaptıklarını yıkıyorlar Mustafa Kemal!
Hani bir vakitler Kubilay'ı kestiler.
Çün buyurdun! Kesenleri astılar
Sen uyudun. Asılanlar dirildi.
Mustafa'm! Mustafa Kemal'im!

Karalar kuşanmış Karadeniz akmam diyor.
Dokunmayın! Ağlamaktan bıkmam diyor.
Bu gece kıyamet gecesi.
Bu vapur Bandırma vapuru.
Yattığı yer nur olsun Mustafa Kemal
Ben ölümden korkmam diyor
Korkmam diyen dilleri: Toz oldu-toprak oldu.
Değirmen döndü dolandı: On yıl oldu.
Bir kusur işledik, bağışlar mı kimbilir;
O bize öğretmedi kazan kaldırmasını.
Günahı-vebali öğretenin boynuna
Erdirip-olduran'a ana-avrat sövmesini.
Yüreğim kırıldı, kanım kurudu.
Var git Karadeniz! Var git başımdan.
Mızıka çalındı: Düğün mü sandın
Bir yol koyup gideni gelir mi sandın?
Mustafa'm! Mustafa Kemal'im!

Ankara'nın taşına bak!
Tut ki baktım: Uzar gider efkârım:
Çayır ağlar, çimen ağlar, ben ağlarım.

Gözlerimin yaşına bak!
Ankara Kalesi'nde, Rasat-Tepe'de
Bir akça-şahan, gezer dolanır:
Yaşın-yaşın mezarını aranır
Şu dünyanın işine bak! -
Mustafa'm! Mustafa Kemal'im!

Yazan:Attila İlhan

Çarşamba, Kasım 08, 2006

TD söylemedi demeyin!!!!

AB Ülkelerinden Çıkış Yapan Ya Da AB Ülkelerinden Transit Geçen Yolcularımızın Dikkatine


6 Kasım 2006 itibari ile AB üyesi ülke kalkışlı veya bağlantılı seferlerde yeni güvenlik uygulamasına başlanacaktır.

Sıvılar

Uçakta yolcu beraberinde 100 ml’yi aşmayacak şekilde ayrı kutular içinde küçük miktarda sıvılar taşınabilecektir.
Bu kutular havalimanına gelirken 1 litreyi geçmeyecek kapasiteye sahip olan 20cm x 20cm ebatlarındaki ağzı kapatılabilen plastik torba içinde getirilecektir. Sıvılar torbaların içine rahatça yerleştirilmiş ve ağzı kapatılmış olacaktır. Her yolcu sıvı içeren bu torbalardan sadece bir adet taşıyabilir.
Bu plastik torbalar havalimanı güvenlik kontrol noktalarında incelenmek üzere beyan edilecektir.
Bu plastik torbaya yerleştirilemeyen sıvıların hepsinin check-in esnasında teslim edilen bagajın içine konulması gerekmektedir.

Yukarıda bahsedilen sıvıların aşağıdakileri içerdiğini unutulmamalıdır:

Su, çorba, şurup dahil olmak üzere tüm içecekler
 Kremler, Losyonlar, Yağlar, Parfümler, maskaralar vb.
 Tıraş köpüğü, sprey deodorantlar gibi tüm spreyler ve basınçlı kutular
 Diş macunu dahil olmak üzere tüm macunlar
 Saç ve duş jeli dahil olmak üzere tüm jeller
 Benzer şekildeki diğer tüm solüsyonlar ve maddeler

İlaçlar
Gerekliliği ispatlanabildiği taktirde, 100 ml’den daha fazla miktarda bebek yemeği ve ilaçların uçağa alınmasına izin verilecektir.

Kabin bagajı ve müsaade edilen ebatlar

Her yolcu sadece 1 parça kabin bagajı taşıyabilir. (sıvıların konulduğu plastik torbaya ek olarak) (İngiltere çıkışlı uçuşlar için kabin bagaj ölçüleri 56cm x 45cm x 25cm dir.)
Tekerlekli sandalyelerin, yürüme aparatlarının arandıktan sonra uçağa alınmasına izin verilecektir.

Laptoplar/ Elektrikli aletler

Laptoplar ve diğer büyük elektrikli aletler (mesela büyük saç kurutma makineleri) kabin bagajından çıkarılarak ayrı bir şekilde x-ray den geçirilmelidir. Laptop çantası 1 adet kabin bagajı olarak sayılmaktadır.

Standart dışı bagajlar

Kabin bagajı ölçülerini geçen tüm bagajlar uçağın kargo kompartımanında taşınmak üzere check-in sırasında teslim edilecektir. Müzik aletlerin arandıktan sonra 2. bir bagaj olarak kabinde taşınmasına izin verilecektir. (Herhangi bir kısıtlama veya ekstra koltuk ihtiyacı olup olmadığını öğrenmek için bilet alırken lütfen müzik aletiniz olduğunu belirtiniz.)

Havalimanı varmadan önce yapmanız gerekenler

Sadece uçuş süresince ihtiyacınız olacak şeyleri yanınıza almaya çalışın
Sıvıları mümkün olduğunca check-in de teslim edeceğiniz bagajın içine yerleştirin
Uçuş esnasında ihtiyacınız olacak sıvıları koymak için 1 litreyi geçmeyecek kapasiteye sahip olan 20 cm x 20 cm ebatlarındaki ağzı kapatılabilen plastik torbalarınızı havalimanına gelmeden önce hazırlayın.
Herhangi bir sorunuz olursa havalimanına gelmeden önce bilgi almak için arayınız.
Güvenlik kontrol noktalarında yapmanız gerekenler
Güvenlik kontrolüne yaklaştığınızda sıvılarınızı koyduğunuz plastik poşeti güvenlik kontrolünden geçirilmek üzere hazır bulundurun. Plastik poşet kabin bagajınızla aynı anda x-ray den geçirilecektir.
X-ray den geçirilmek üzere tüm palto ve ceketler çıkarılmalıdır; metal objeler, cüzdanlar x-ray cihazları mahallinde bulunan küçük plastik kaplara konulmalıdır.
Eğer kabin bagajında laptop yada elektrikli alet taşıyorsanız bunları ayrıca kontrole tabi tutulabilmesi için güvenlik kontrolüne yaklaşırken hazırlamanız gerekmektedir.

Duty free alışverişlerinizle ilgili yapmanız gerekenler

Güvenlik kontrolünden sonra olan duty free mağazalarından sıvı ürünleri alabilirsiniz.
Duyt free mağazalarından alınan ürünleri varış noktasına gelinceye kadar mağaza tarafından size verilen poşetlerden çıkarmayın. Aldıklarınız karşılığında size verilen faturayı seyahatinizin sonuna kadar kanıt olarak saklayın. Tüm transfer noktalarında bu belgeyi beyan etmeniz istenebilir.
AB üyesi ülkeler dışında bir ülkeden uçuşa başlanmış ve AB üyesi ülkeden aktarmalı olarak seyahat edilecek ise ilk noktadaki duty free mağazasından alınan sıvı ürünler aktarmalı uçuşa kabul edilmeyecektir.

AB üyesi ülkeler

Avusturya, Belçika, Güney Kıbrıs, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Estonya, Finlandiya, Fransa, Almanya, Yunanistan, Macaristan, İrlanda, İtalya, Letonya, Litvanya, Lüksemburg, Malta, Hollanda, Polonya, Portekiz, Slovakya, Slovenya,İspanya, İsveç, İngiltere.
-------------------------------
Amerika icin durum daha da vahim, bu sayfadan okuyabilirsini.
kaynak: THY internet sitesi

Salı, Kasım 07, 2006

KATIE MELUA - I Cried For You

Daha önce Katie Melua dan bahsetmistim,onu albümünü dinlerken bence en güzel sarkilarindan biri olan bu parcayi da yayinlayim dedim video olarak,bu sarkida tüm sevenlere gitsin benden,gecmiste ya da simdi ayrimi olmaksizin :)

You're beautiful so silently
It lies beneath a shade of blue
It struck me so violently
When I looked at you

But others pass, the never pause,
To feel that magic in your hand
To me you're like a wild rose
They never understand why

I cried for you
When the sky cried for you
And when you went
I became a hopeless drifter
But this life was not for you
Though I learned from you,
That beauty need only be a whisper

I'll cross the sea for a different world,
With your treasure, a secret for me to hold

In many years they may forget
This love of ours or that we met,
They may not know
how much you meant to me.

I cried for you
And the sky cried for you,
And when you went
I became a hopeless drifter.
But this life was not for you,
Though I learned from you,
That beauty need only be a whisper

Without you now I see,
How fragile the world can be
And I know you've gone away
But in my heart you'll always stay.

I cried for you
And the sky cried for you,
And when you went
I became a hopeless drifter.
But this life was not for you,
Though I learned from you,
That beauty need only be a whisper
That beauty need only be a whisper

Pazartesi, Kasım 06, 2006

Hayat ve mutluluk üzerine...

Kimi zaman mutlu olmanin ne kadar kolay oldugunun farkina varamiyoruz, NTV deki Fatih Pinar a ait bu fotodizilerinden birinde görünce o calismayi bunlar aklima geldi hemen,siz de buna katilacaksiniz sanirim,en degerli seylerin ailemiz,sevdiklerimiz,sagligimiz oldugunu,hayatta asil önemli olan seylerin neler oldugunu nasil da unuttugumuzu hatirlatiyor bize.
Anlatan kisinin,sahnelerin birinde arkada ondan para isteyen oglunun sesinin katilmasi ile bence cok güzel bir calisma,her söz,her sahne ayri bir mesaj veriyor sanki.

Fotografin üzerine clickliyerek görüntülere ulasabilirsiniz.


slmlar
Mr.TD


p.S
foto Fatih Pinardan alinmadir.

Pazar, Kasım 05, 2006

Hatiralar...

Gecenlerde Arzu bir yazisindabahsetmisti bu sarkidan,benim de bir zamanlar severek dinledigim sarkilardan biri idihafif damardan ama olsun.Bu haftaya,bu aya güzel baslayalim dedim,bazi güzellikleri tekrar hatirlayarak,onlari düsünüp biraz da olsa gülümseye calisarak.


Herkese güzel bir hafta diliyorum,
kendinize iyi bakin :)

slmlar
Mr TD

Çarşamba, Kasım 01, 2006

Yolcudur TD ....

Goz acip kapayincaya kadar gecti 3 ay,evet tam 3 ay olmus Turkiye`ye geleli bu sefer,kendi kalis rekorlarimi bile kirdim.Ama ihtiyacim varmis demek,kendimi gercektenden de yenilenmis gibi hissettim.
Bu gectigimiz aylarda neler oldu diye bakalim bir:


Kofte ile beraber super bir tatil gecirdim Bodrum`da.Laf ondan acilmisken alsin size yeni bir Ingilizce dersi:
Gecenlerde Kofte ve annesi ingilizce kitabina bakiyorlarmis,o sirada ogrendikleri kelimeler "tall " ve "short".Once annesi tall -short diye soyluyor kofte de tekrarliyormus.Bu boyle tall-short diye devam ederken kofte :"annecigim ben esofmanla pantalonu da biliyorum demis sortdan baska".Ne denir bilmem ki artik,cin cin :)


Daha sonra TDDady nin bahceleri vardi(Princinn hanim cok begenmisti):


Daha sonralari tangolar vardi bir sure,hatta uzun bir sure de eslik etti bize onlar

Winni ve Wadaa`nin maceralari da vardi bu arada tabi,onlarin gunes keyifleri ozellikle:

Cok ozel insanlarda tanistim daha sonra,kimini daha onceden ,ses olarak da olsa,taniyordum kimi ile de ilk defa House Cafe`deki bulusmamizda karsilastim.Ama bu kisilerin arasinda benim icin ozel olan kisilerin de oldugunu soylemem lazim,umarim bu dostlugumuz devam eder.

Konu "ozel kisiler"den acilmis iken benim icin hos olmayan bir gelisme de bende ayri bir yeri olan bir kisinin soyledikleri,ifade ettigi ile yaptiklari arasindaki tezatlik idi, beni gercekten uzdu,ben insanlarin her zaman durustlugune ve iyi niyetine inanmama ragmen,boyle bir seyi yasamaktan da uzuntu duydum,bu bana kisilerin karsilarindakilerine verdigi deger konusunda da belki de bir ders oldu sanirim,ne yapalim hayat okulu bu degil mi...

Aci,tatli yonleri ile gecti bu 3 ay,bu Istanbul`dan yazdigim son posting.Bundan sonraki sefer sanirim Viyana`da olacagim,umarim size de daha iyi haberler iletebilirim ordan.Bir sure ortalarda olmazsam merak etmeyin,bu donusumde basim oldukca kalabalik olacak cunku,beni de zor bir donem bekliyor orda.

Ben yokken kendinizine iyi bakin,dostlugun,sevginin degerini bilin ,cunku ikisi de cok zor bulunan ama cok kolay kaybedilen seyler.


Yakinda gorusmek uzere,

slmlar
Mr.TD

Emniyet Kemeri...

Bu postingi Ocak ayinda yapmisim,ama etrafa bakinca ,ozellikle anne ve babalarin cocuklarina karsi olan sorumsuzlugunu gordukce,arabanin kapisini acip kafa atmak geliyor onlara resmen,o yuzden tekrar yayinlamakta yarar goruyorum.Sehiricin de bile olsa lutfen kemer baglayin,baglamiyanlari da uyarin,hayat bu kadar ucuz olmasin.

*******************************************************************************
Wednesday, January 25, 2006
Bu sefer biraz ciddi ve önemli bir konu ile ilgili bir video, Emniyet kemeri.

Sayfalari dolasirken görüyorum,bu ay hurma etkinlinleri,zeytinyagi etkinlikleri,v.b.Bende önümüdeki birkac gün "Emniyet Kemeri etkinlikine" ayiriyorum, izninizle.Umarim bundan sonra herkes daha duyarli olur.
Asagidaki film Avusturya da yayinlandiginda,televizyon ve sinemalarda,bayagi bir tepki görmüstü.Biraz ürkütücü bir film ama sanirim böyle seyler insanlarin akillarinda daha iyi kaliyor.
Ben kücüklügümden beri hep emniyet kemeri takmaya alisigim,arabaya oturup da onu takmak bana cok özel bir seymis gibi gelirdi.Bilinc altimda da öyle kalmis,arabaya oturdugumda takmazsam bir eksiklik hissediyorum.Sürücünün ne kadar iyi oldugu önemli degil,kazalarda sebek herzaman kendimiz olmuyoruz,bize gelip carpan bir araba karsisinda ellerimiz bagli.
Bazen görüyorum,gercek hayatta da, resimlerde de,cocuklarin ön koltukta oturmasi diye bir sey olamaz bence.Baba,ogul gezmeye cikmislar , cocuk yaninda oturuyor babasinin ayakta durarak ,boyu da kisa zaten.Bu zamanlarda ben kendime ,gec önüne arabanin ,cikar adami disari,önce bir güzel döv sonra da polise ver,elinden alsinlar cocugunu ,görsün ,diye geciriyorum.Bence babalik,annelik, dogurmakla,yaninda dolastirmakla olmuyor.
Gecmis yillarda okudugum bir gazete haberi vardi,bir milletvekili arabayla yolculuk yapiyor,yaninda ,önde de yetiskin oglu var,fakat oglu yorgun herhalde uyuya kalmis.Babasi ,oglum rahat uyusun diye emniyet kemerini aciyor,ve sonuc, birkac sakika sonra bir kaza ,herkes sapasaglam kurtuluyor,tek hayatini kaybeden oglu.Sanirim o babanin yerinde kimse olmak istemez,vicdan azabini düsünürsek.
Emniyet kemeri belki her olayda %100 kurtulma yada yaralanmama garantisi vermiyor,ama bu riski minimuma indiriyor.Arabarlarinda airbaglari olanlar buna güvenmesin,kemerin takili olmadi durumlarda airbag in kendi sisme siddeti ile vurdugu zaman insanda öldürücü yaralanmalara sebep olabiliyor.
Sevdiklerimizi korumak,olari gerekirse uyarmak sanririm hepimizin görevi,bence kazanan yine biz olacagiz .
Coucklara ,arabada kemer takmanin özel bir sey oldugunu en bastan söyleyelim.
Biraz cok bilmis ya da ders verirmis gibi konustum ama bu konu beni cok rahatsiz ediyor,insan görüpte elleri bagli ,bir sey yapamayinca daha da körükleniyor bu kizginlik.

Emniyet müdürlügü sayfasindan bir alinti ile devam edeyim;
-Ülkemizde trafik kazalarinin yaklasik % 70 ‘inin sehir merkezinde oldugu,
-Emniyet Kemeri kullanma orani % 100’e çikarildiginda ölü ve yarali sayilarinda %47- 60 oraninda azalma olacagi,
-Trafik kazalarinda ölenlerin % 70’ inin emniyet kemeri takmadigi,
-Araç devrildiginde, emniyet kemeri takanlarin daha rahat kurtarildigi,
-Ani fren ve çarpmalarda, 40 km/s hizla giden, emniyet kemeri takmayan
birisinin vücudunun, direksiyon, ön cam ve panele çarptigi ve 20 km/s hizla gidenden 4 kat daha fazla çarpma etkisinin oldugu,
-park halinde olsaniz da, 50 km/s hizla size çarpan araçtan dolayi, ayni çarpma etkisi yasandigi tespit edilmistir.
-Arka koltukta otururken emniyet kemeri takmamak,arka koltukta kemer takmadan oturan bir kişi yalnızca kendini değil kaza sırasında fırlayıp çarpabileceğinden diğerlerini de tehlikeye atmaktadır.

Gelelim tekrar filme,film dedigim gibi Ulastirma Bakanligi tarafindan yaptirilmis.
Almanca gecen konusma söyle:
KIZINIZ sizin tüm mutlulugunuz,onun icin herseyi yaparsiniz degil mi, ama yapmiyorsunuz...
Emniyet kemeri baglamadiklari icin,cok fazla insan hayatini kaybediyor.Emniyet Kemeri hayat kurtarir.

LinkWithin

Blog Widget by LinkWithin