Pazartesi, Temmuz 31, 2006

Mad WORLD...

Cilgin bir dünyada yasiyoruz, artik hic bir seyi anlamak mümkün degil.Kin,düsmanlik,nefret heryeri sarmis durumda.Insanlarin birbirine güvenleri kalmadi gibi geliyor artik.
Insanlar nefret dolu,iclerindeki bu nefreti kusmak icin firsat ariyor herkes.Artik "benim dünyam" var ,"bizim dünyamiz" degil.Benim aklim artik almiyor olanlari,bunun sonu nereye varacak hic bilemiyorum.Ama korkarim ki böyle giderse,o sonu da kimse göremiyecek.

Videoyu sayfada acamayanlar buradan da izleyebilirler.


Bu sefer benim cok sevdigim bir parcayi paylasmak istedim sizinle,ayni zamanda icinde bulundugumuz zamana da uyuyor.Sarkiyi ilk dinledigimde,sarki uzun süre dilimden düsmemisti,kac kere arka arkaya dinledigimi hatirlamiyorum,bakalim sizde de ayni etkiyi yaratacak mi.Sarki "Donnie Darko" adli filmin müziklerinden.Bu arada bu filminde oldukca ilginc bir film oldugunu söylemem lazim.Parcanin orjinali Tears for Fears´a ait.

Bence Gary Jules versiyonu cok daha güzel.Cover versiyonlari genelde iyi olmamalarina ragmen,bu sefer diyecek pek bir sey yok acikcasi.

Sarkinin sözleri ise söyle;


Herkese saglik, huzur dolu bir hafta diliyorum.
Mr.TD

Cuma, Temmuz 28, 2006

Carmen -ST.Margarethen

Bu aralar cok video koydum, sitem etmeye baslamadan kimse hafiften fotograflara döneyim dedim.Havalar asiri sicaklarla devam ederken burada ,bundan tam bir yil önce olan bir olay aklima geldi.
St.Margarathen´deki Romalilardan kalma tas ocagi(Römersteinburch) acik hava operalari ile ünlü bir mekan.Burgenland eyaletinde,Macar sinirina oldukca yakin bir yerde olan alandagündüzleri cocuklar icin ellerinde haritalarla belli noktalardaki isaretleri toplayarak oynadiklari "hazine avciligin" yani sira,alandaki kayalarin yapisi itibari ile bir cok fosil ve benzeri kalintilarin anlatildigi turlar da yapiliyor.
Tas acaginin icine kurulan devasa sahnede her sene yeni bir eser sergileniyor.Biletlerin sene basindan tükendigini söylemeye gerek yok sanirim.Benim burdaki gittigim oyun Carmen´di.Eser Georges Bizet´in.Disardan alana ilk bakildiginda mekanin ne kadar büyük oldugu pek anlasilmiyor,ama seyirciler yerlerine oturup da oyun baslayinca,sahnenin devasiligi,kayaliklarin tepesinde olup bitenler,sahnenin solundan dört nala gelen at arabalari,süvariler ,bir anda insanin kendini olayin icinde hissetmesine,orada olanlari beraber yasiyormuscasina bir atmosfer yaratiyor. O zaman kullandigimiz kameranin malesef zoomu fazla etkili olmadigindan yakin cekimler yapamadim ama oradaki ortami size az da olsa aktarmak istedim.Bu arada da operadan size biraz da kulak dolgunlugu olsun diye iki de dinleti sectim.Öyle fazla agir olmayan,sonradan duyuldugunda a bu Carmen´den di denebilecek cinsden.Ben de klasik müzik ile cok fazla ilgilenmedigim icin en azindan böyle eserlerdeki bir iki parcalari aklimda kalmasina calisiyorum,umarim sizinde hosunuza gider.








Yine bir haftanin sonuna geldik sayilir,bu hafta biraz stresli basladi ama sonlara dogru daha güzele dogru döndü,dünkü kandil gecesinde de olmasi gereken buydu sanirim,aradaki tatsizliklarin,yanlis anlamalarin ortadan kaldirilip,insanlarin birbirine anlayis,sevgi ile ve dostca yaklasmasi.

Herkese güzel bir haftasonu diliyorum,
slmlar
TD

Çarşamba, Temmuz 26, 2006

Robbie -Angels

Dün gece odamda cdlerimi toparlarken,Robbie W.´in abümlerini de dinledim bir ara.
Robbie Williams 18 Agustos´da Viyana´da bir stadyum konseri veriyor,hatta biletler ilk gün bitince 19´u icin de bir konser kondu.Radyoda ,televizyonda sürekli bunlarla ilgili haberler,programlar yayinliyorlar.Bu konser icin de biletim vardi,ne olur ne olmaz diye.18 Agustos´u beklemek istemedigimden bu seferkine gidemiyecegim ama simdiye kadar 2 ayri konserine gittim,ikisi de gercekten cok güzeldi.Her türlü müzigi dinleyen biri olarak Robbie´nin de müzigini hem de sovlarini begenirim.Adam sov yapmasini biliyor,dogruya dogru,aralarda sesi biraz zorlasa da :) sarkilari da güzel(Zevkler ve renkler tartisilamaz,simdi aranizda sevmeyenler de muhakkak vardir).Konserlerinin bir ortak yani var,hangi albümünden sonra tura cikarsa ciksin son sarkisi hep"Angels" oluyor.Dedim bu güne de böyle güzel bir sarki ile baslayalim.
Herkese güzel bir gün diliyorum,

Meleklerinize iyi bakin,benimkilerden de rastladiginiz olursa onlara da tabi ki,bazilarini benim sevdiklerimin yanlarinda biraktim,fazla melek göz cikarmaz di mi ama :)

p.S
Bu sabah imtehanimdan gectigimi ögrendim,bu gün güzel basladi,umarim bundan sonra da devam eder.



Videoyu sayfada acamayanlar icin link

Sarki sözlerini de koyuyorum ki sayfaya,bazen beraber söylemek zevkli oluyor,haydi hep beraber :)


Album: Life Thru A Lens


Angels

I sit and wait
Does an angel contemplate my fate
And do they know
The places where we go
When we're grey and old
'Cos I've been told
That salvation lets their wings unfold
So when I'm lying in my bed
Thoughts running through my head
And I feel that love is dead
I'm loving angels instead

Chorus

And through it all she offers me protection
A lot of love and affection
Whether I'm right or wrong
And down the waterfall

Wherever it may take me
I know that life won't break me
When I come to call she won't forsake me
I'm loving angels instead

When I'm feeling weak
And my pain walks down a one way street
I look above
And I know I'll always be blessed with love
And as the feeling grows
She breathes flesh to my bones
And when love is dead
I'm loving angels instead

Chorus

And through it all she offers me protection
A lot of love and affection
Whether I'm right or wrong
And down the waterfall
Wherever it may take me
I know that life won't break me
When I come to call she won't forsake me
I'm loving angels instead

Pazartesi, Temmuz 24, 2006

Sergi- James Dean & The Misfits

Gectigimiz haftalarda gitmek istedigim cok güzel bir fotograf sergisi var diye bahsetmistim size,serginin bitmesine bir gün kala o sergiyi görmeyi basardim. Sergi "Socially Unaccaptable :James dean - Fifty Years Ago and The Misfits" idi. Simdi iki ismin birbiri ile ne alakasi var diyenler icin bu ortak serginin özelligi, iki bölümde de sergilenen fotografraflarin New York´un ünlü Magnum Agency´nin fotografcilarinin eserlerinden olusmasiydi. Bu ajans ile ilgili detay girmiyorum, sayfalarinda cok güzel bir sekilde anlatilmis.

Gelelim sergiye.Sergi dedigim gibi iki bölümden olusuyordu.Birinci salonda 1955 yilinda fotografci Dennis Stock´un James Dean ile beraber bir süre seyahat edip bu süre icinde Indiana-Fairmount,New York ve Hollywood´da cektigi fotograflar vardi. Fotograflarin arasinda James Dean´in sinama olayina yeni basladigi döneminde aldigi dans dersleri,oyunculuk dersleri sirasinda cekilen fotograflar,New York´da dairesinde ,Indiana-Fairmount´da yani kendi sehrinde akrabalarin arasinda,ciftlikte ve civardaki mekanlarda cekilmis,Hollywood´da film calismalari ile ilgili bircok fotograf vardi.Bu sergidekilerin bir kismini sizin icin bulmaya calistim.Fotograflar arasinda kuzeni ile halinin üstünde oyuncak bir spor araba ile oynamasi,hemen insanin aklina ölümüne sebep olan otomobil kazasini getiriyordu...

Serginin ikinci bölümü ise, 1960 yilinda Nevada cölünde cevrilen "The Misfits" adli filmin cekimleri sirasinda Magnum Ajansi fotografcilarinin cektigi karelerden olusuyordu. Filmden kisaca bahsetmek gerekirse Nevada Cölü´nde "Mustang" vahsi atlari yakalayip bunlari yem fabrikalarina satan kovboylar ile o sirada orda bulunan kadina asik olan birden fazla kisinin hikayesi olarak özetlenebilir.Bu sayfada film ile ilgili bir videoyu da seyredebilirsiniz.
"The Misfits" cöldeki iklim sartlarinda dolayi oldukca zor kosullarda cekilmis,asiri sicak,kum firtinalari hem ekipmani hem de oyuncularin dayanma sinirlarini zorlamis.Senaryo yazari Arthur Miller,ayni zamanda o dönemde Marilyn Monroe´nun kocasi, senaryo üzerinde sürekli degisiklik yaparak senaryonun neredeyse her gün yeni bir sekil almasina,hikayenin sonununda degismesin sebep olmus,bu olayda hergün yeniden repliklerini ezberlemesi gereken oyunculari pek de memnun etmemis anlasilan.Filmin pek de ugurlu geldini de söylemek zor,film cekimlerinden kisa bir süre sonra Marily M., Arthur Miller´den bosanmis,yaklasik bir sene sonrada "intehar etmis".Filmin basoyuncularindan Clark Gable ,film bittikden bir süre sonra kalp krizi gecirerek ölmüs,kalp krizine sebep olarak da film sirasinda cogu zaman atlarla olan ,dublör gerektiren sahneleri kendinin cevirmesine israr etmesini göstermis. Filmin cekimleri sirasinda MAGNUM özel bir anlasma yaparak, film sirasindaki tüm fotograf haklarini almis ve sete 9 fotofrafci yollamis,Inge Morath, Ernst Haas, Henri Cartier-Bresson, Eve Arnold, Cornell Capa, Bruce Davidson, Elliott Erwitt, Erich Hartmann ve Dennis Stock .Sergide bu kisiler cektikleri muhtesem fotograflar vardi.Ajansin sayfasinda,sergiler bölümünde,film ile ilgili diger fotograflari da görebilirsiniz.
Fotograflarin boyutlari malesef oldukca kücük,sergide büyük tablo boyutlarinda,bazilarini ise büyük panolara basili olarak görmek sanirim bu ufaklari ile karsilastirilamaz ama en azindan bir fikir verir diye düsündüm.

Bu sergiyi gezerken özellikle Marilyn Monroe ve James Dean hayranlarini sergiyi keske gezip,görebilselerdi diye icimden gecirdim,aranizda kulaklari cinlayanlar olmustur kesin.
Sergide zamanin nasil gectigini gercekten anlamadim.Hatta kapanmasina cok kisa bir süre kala kosa kosa serginin oldugu Mobilya Müzesinin diger odalarinda bir ekspress tur yaptim,bunla ilgili yaziyi gectigmiz haftalarda koymustum sayfaya.Son yillarda gördügüm en güzel fotograf sergisi idi,her bir fotografi duvardan söküp alip eve götürmek geldi icimden.Iyiki gitmisim dedim,sonradan biryerlerde okusaydim yine,kesin cok üzülürdüm kacirdigima.

Serginin ikinic bölümünde "Henri Cartier-Bresson" bir sözü aklimda kalmis,simdi fotograflara bakarken yazi gözümün önünde canlandi."Marily Monroe´yu ilk gördügümde sanki karsima masal aleminden cikan birini görmüs gibi oldum".Resimlerine bakinca hak vermemek elde degil gercekten.Sanirim böyle insanlar dünyaya bir kez geliyor.




Filmle ilgili daha genis bilgi icin size su sayfayi tavsiye edebilirim.
Herkese güzel bir hafta dilerim.
Slmlar
TD

Bu resim ilk basta yüklenirken biraz problem cikardi,o yüzden simdi sona ekledim,yazinin akisi bozulmasin diye.


Bu yazidaki fotograflarin tümü ©Magnum Photos´a ,kolajlar da bana :) ait.

Cuma, Temmuz 21, 2006

D.Days- Son bölüm- The One

Bloggerin biraz azizligine ugrayip ancak bu saatte yayinlayabildim sayfayi,ama olsun.
Bir etkinlik haftasi da böylece sonuclanmis oldu.Ileriki haftalarda artik yeni konularda görüsmek üzere.

Kendinize ve sevdiklerinize iyi bakin.Unutmayalim ki bazi özel seyleri paylasacagimiz sadece tek bir hayatimiz ve bunlari ortak ettigimiz cok az sayida kisi var,onlarin degerini bilelim.Bir sey söylemeden ya da yapmadan önce bir süre durup,ondan sonra söyleyelim ya da yapalim.Sonradan duyulan pismanlik ne o yasananlari,ne beraber yaratilan seyleri, ne de o kisileri geri getirebiliyor.


slmlar
TD

Videoyu eger seyredemioyrsaniz bu sayfadan da bakabilirsiniz.

Is it getting better
Or do you feel the same
Will it make it easier on you
Now you got someone to blame

You say
One love
One life
When its one need
In the night
Its one love
We get to share it
It leaves you baby
If you dont care for it

Did I disappoint you?
Or leave a bad taste in your mouth?
You act like you never had love
And you want me to go without

Well its too late
Tonight
To drag tha past out
Into the light
Were one
But were not the same
We get to carry each other
Carry each other
One

Have you come here for forgiveness
Have you come tor raise the dead
Havew you come here to play jesus
To the lepers in your head
Did I ask too much
More than a lot
You gave me nothing
Now its all I got
Were one
But were not the same
We hurt each other
Then we do it again

You say
Love is a temple
Love a higher law
Love is a temple
Love the higher law
You ask me to enter
But then you make me crawl
And I cant be holding on
To what you got
When all you got is hurt

One love
One blood
One life
You got to do what you should

One life
With each other
Sisters
Brothers

One life
But were not the same
We get to carry each other
Carry each other

One

Çarşamba, Temmuz 19, 2006

D.Days-Cicekler

Cicekler her zaman ilk günkü renklerini, canliligini, ihtisamini koruyamiyor. Ama bu demek degil ki sonra güzelliklerini kaybediyor.Eger dogru sekilde korunursa o güzellikleri baska bir sekilde ortaya cikiyor bence.Bunlari gecen hafta sonunda cektim,ilk basta LookandRelaxe ekliyim diye düsündüm ama simdi diger canli ciceklerin yaninda belki biraz kasvetli gelebilirler dedim ve koymadim.Ama aslinda düsününce her birinin aslinda cok da güzel anilari olan cicekler oldugunu farkettim.

Kitapliginizi karistirdiginizda sans eseri bir kitabin arasinda kurutulmus bir cicek bulunca,siz de sevinmezmisiniz, onu kitabin arasina koydugunuz günü hatirlayip, belki de yüzünüzde bir gülümseme belirir.

Ya da odada bir kösede unutulmus,kurumus gülleri görüp,onlari hediye aldiginiz günü hatirlamak kötü bir sey mi, hic sanmiyorum.

O yüzden bu kurutulmus güller de sizde hüzünlü anilari canlandirmasin,tam tersine güzel anlarin kaliciligi akliniza gelsin ve onlari hatirlayip bir an icinde olsa güzel seyleri düsünmeye calisin.

Iyi günler dilegi ile,
Mr TD

Salı, Temmuz 18, 2006

D.Days-Sevgi Treni -II

Gecenlerde sevgi trenini yazarken,üc tane de fotograf koymustum.Cuma günü eski fotograflari karistiriken, aslinda tren fotograflarindan bir tanesinin gözden kactigini fark ettim.O gün istasyonda iken belki de en önemli ani da görüntülemisim megerse.
Giden sevgilinin arkasindan ya da ileriye,bosluga bakis ani.Belki yakinda tekrar görmek,belki de bir daha görmemek üzere...

Bu kareyi de sizle paylasmak istedim,yeni bir haftaya böyle biraz hüzünlü baslamamak lazim ama kim bilir belki de onlar coktan birbirlerine kavusmuslardir bile, degil mi,isterseniz böyle düsünelim yine,karamsar olmalayim,hayat zaten yeterince acimasiz.
Bu resimler üzerine bircok hikaye yazilabilir.Sevgi trenini yazdigimda gelen commentler arasinda, "belki birileri birgun yazar" diye de commentler vardi.Demek cok icten istenmis ki gerceklesti bu dilek.
Sevgili teknik ekip ortagim "Küyük Hikayeler"den Zynep´den güzel bir hikaye dinlemek istersiniz,ugramadan gecmeyin derim.

Herkese güzel bir gün dilerim.
Mr TD.

D.Days by Mr TD



Normalde postinglerimde fazla degisiklik yapmam,ama bu defa benden özel bir sarki icin yapilmis ayricalik olsun diye ilk koydugum videoyu cikardim.
Bu sarki icin video ararken,tüm sayfalari arastirmama ragmen,ses ve görüntüsü iyi denebilecek bir video olarak sadece bunu bulmustum.
Aksam üstü tekrar biraz aradiktan sonra en sonunda dolayli yollardan yeni bir video bulabildim,videonun yüklenmesi bayagi uzun sürdü,saat simdi 23:32-Viyana Saati,demek 2 saatin üstünde sürmüs, ama sonunda onu Youtube´da kendi sayfama yükleyebildim,böylece sizle de paylasmis oldum.Nerdeyse son comment öncesine yetisiyordu yani.


Umarim be seferki video da begenilir,
Girogia´dan Gocce di Memoria

Cuma, Temmuz 14, 2006

The Imperial Furniture Collection-Hofmobiliendepot

Gecen cumartesi uzun süredir gitmek istedigim bir fotograf sergisine en sonunda yolumu düsürttüm.Serginin oldugu bina "Hofmobiliendepot" adi verilen,Kraliyet Mobilya Deposunun bulundugu binada idi.Daha önce birkac sergi icinde bu binaya gitmistim ama bu sefer biraz fotograf da cektim.
Hofmobiliendepot´nun gecmisi oldukca eskiye dayaniyor.1700 yillarin ortalarinda Maria Therisia tarafindan kurulmus.Amac kraliyet mobilyalarinin bakimi,yönetimi ve trasnport islerini düzenlemek imis. Daha sonralari kraliyet ailesi icin yeni mobilya alinim görevide onlara verilmis.1901 yilinda ,su anki müzenin oldugu binaya gecilmis.Merkezi depo olarak kullanilarak,artik gerek duyulmayan mobilyalarin depolandigi yer olmus.1919 da Monarsinin sona ermesi ile Avusturya Cumhuriyeti kontrolu altina gecen depodaki mobilyalarin bir kismi,makamlarda ve dis temsilciliklerde kullanilmak üzere dagitilmis.1998 yilinda dünyanin sayili büyük mobilya müzelerinden biri olarak acilmis.


Müzede kraliyet mobilyalarinin yani sira,kumaslar,1700lerden bu yana yasam sekilleri ile ilgili odalar var.Yakin tarihten mobilyalarin arasinda cilgin mutfak mobilyalari vardi. ,renkler süper dimi ?



Müzede bir de hos banyo vardi,onun resmini de cekmeden edemedim.Özellikle lavabo süperdi,iki kisinin ayni anda kullanabileceg bir modeli.En iyisi bizim apartmanin cati katina taktirayim söyle bisi,yakisir valla.






Binan icinde,aralarda fotograftaki gibi koridorlar var.Bu koridorlarda demirliklerin arkasina yigilmis , yüzlerce,masa,sandalya,koltuk,palto asacagina kadar her türlü mobilyayi görmek mümküm.Tabi ki bunlarin disinda da ayri depolarda saklananlarda var.



Müzedeki ilgicn köselerden biride Prince Eugen´in Hofburg Sarayi´daki dairesini icinde kurduru "Türk kösesi" idi,yaptigi gezilerden esinlenip böyle bir köse kurdurmaya karar vermis dairesinde,her eve lazim i:).
Ben fotograf sergisine dalip,müze kismini sona birakinca fazla fotograf cekmedim acikcasi,bu seferlik böyle,zaten koridorlar git git bitmedi,dükkani ben kitleyip ciktim,sandalyeleride üst üst dizdim tabi cikmadan,kapandigi belli olsun diye,gercekten inanmazsiniz diye fotograf bile cektim :)



Müzedeki,asil gitme sebebim olan sergi ile ilgili artik haftaya yazacagim,ona biraz hazirlik yapmak lazim cünkü.
Hepinize güzel bir hafta sonu diliyorum,ben artik gün saymaya basladim,surdaki islerimi bir düzene koyup, yola koyulma vakti geliyor artik.

slmlar
Mr TD

p.S
Müzenin sayfasindaki bu link ile kisa da olsa bir tur atabilirsiniz iceride.

Çarşamba, Temmuz 12, 2006

In the mood for Love!

Böyle basligin altina simdi söyle devam etmek lazim aslinda, haydi bayanlar,bana yazin,siz de sevmek,sevilmek istiyorsaniz ben hazirim,sevgi modundayim diye,ama bu seferlik olay biraz degisik :)

Bu sefer bir filmdem bahsetmek istiyorum size.Orijinal adi "Fa yeung nin wa " ya da yabanci dili benim gibi cok güclü olmayanlar icin ingilzce adi "In the mood for love".2000 yilinda cevrilen film, Hong Kong yapimi,Yönetmeni Kar Wai Wong.Basrollerde iki ana karakter Tony Leung Chiu Wai ve
Maggie Cheung.
Aslinda bu filmi bulmami bir japon arkadasim benden rica etmisti,ben de ona vermeden önce hizli cekimde önce filmi seyrettim :),zaman su gibi akip gecti seyrederken,herhalde x8 ile seyrettim diye :).Aralarda filmi durdurup baktigimda önce filmin müzikleri dikkatimi cekti,özellikle filmin theme müzigi.Daha sonra dikkatimi ceken basroldeki kadin oyuncunun giydigi kiyafetler, daha dogrusu renk ve motiflerdi,her sahneye ayri bir kostüm,resmen defile yapmis film boyunca, bu sanirim sizinde ilginizi cekecektir diye düsündüm,özellikle bayan misafirlerin.

Filmin konusuna gelince,1960 yillarin basinda Hong Kong´da bir gazetede editör olarak calisan Chow Mo-wan,karisi ile yeni bir apartmana tasiniyor.Hemen hemen ayni zamanda hos hatun :)Su Li-zhen Chan ve kocasi da ayni apartmana tasiniyorlar.Su Li-zhen bir firmada yönetici sekreteri olarak calisirken kocasi isi geregi genelde Japonya´da bulunuyor.Ikisinin de eslerinin calisma saatleri yüzünden , Chow ve Su cogu zaman yanliz kaliyorlar ve aralarinda birseyler olusmaya basliyor.Chow ,Su´dan Martial Arts ile ilgili bir yazi icin yardimi istemesi ile aralardaki bag güclenmeye basliyor.Zamanla bu ikisi arasinda bircok ortak noktalarinin oldugu ortaya cikiyor ve olaylar gelisiyor.

Cok detaya girip de filmi anlatamayacagim,sonunda da katil bahcivan diye de anlatmayacagim, sadece eger bulabilirseniz seyredin derim.
Gelelim Film ile ilgili biraz ekstra bilgiye;
Filmi seyrederken bazi sahnelerin sanki sürekli tekrarlandigini sanabilirsiniz,hem evet hem de hayir, sahneler ayni ama kiyafet ve makyaj degisik.Kiyafet ya da dogrusu elbisenin(Qipao adi verilen) her sefer degisik oldugunu farkettim ama makyaja dikkat edemedim valla,ona da bayanlar dikkat etsin :).Diger bir konuda ikisinin de eslerinin hic gözükmemesi,onlarin olduklari sahneleri hatirlamaya calistim,ama hatirlayamadim,sebepsiz degilmis,sonradan okuyunca anladim.

Filme adini ismini veren sarki "I´am in the the mood for love" ;Bryan Ferry´e ait,asagidaki trailerda calan sarki da o.



Yukaridaki videoyu acamayanlar bu sayfadan da seyredebilirler.

Internetde filimden alinma cok sayida video var,bunlardan birini,yaklasik 10dk. lik bir kesiti buradan seyredebilirsiniz.Sayfa acilinca bir süre yüklemesini bekleyip,sonra seyretmek daha iyi oluyor.
Ayrica Youtube sayfasinda arama sonucu cikan videolarda,filmin neredeyse tamami parcalara bölünerek yüklenmis :)

Gelelim filmle ilgili müziklere,ilk basta sözü gecen "I´m in the mood for love" sarkisinin disinda soundtrackinde birkac ilginc sarki daha var,bunlardan bazilarini da sizin icin sectim,umarim begenirsiniz.Ikinci ve ücüncü sarkinin oldukca nasil diyeyim,"agir" oldugunu söyliyim de ,sonra sabah sabah/gece yarisi, bayilmayin :)

Yumeji's theme-Filmin asil sarkisi


Angkor wat theme I


ITMFL II


Aquellos ojos Verdes- Nat King Cole


Quizas, quizas, quizas (Perhaps, perhaps, perhaps)

Filimin kendi websitesine buradan ulasabilirsiniz,sayfadaki videolar cok kaliteli olmasa da güzel bir sayfa,bakmakta yarar var :)

Ayrica bu adreste Filmle ilgili 4 kisa trailer var.


Herkese güzel ve sevgi dolu bir gün dilerim,biraz Pollyanna tarzi bir dilek oldu ama olsun :)
slmlar
Mr TD

__________________________________
Fotograflar http://www.artcam.cz/ sayfasindan alinma.

Pazar, Temmuz 09, 2006

Gnarls Barkely - Crazy

Yeni bir hafta,sanirim cogumuz icin yogun gececek bir hafta.Gectigimiz haftayi kendime ayirdim,zor bir süre sonrasinda kafami biraz bosaltmak,hem beynimi hem de vücudmu dinlendirmek icin,cok da iyi geldi aslinda,insanin zamam zaman böyle aralara ihtiyaci oluyor sanirim.Bu arada da yeni blog artakligiortakligi sayesinde,onun acilis heyecani,islerin aksamamasi icin teknik ekip olarak Zynep ve beni de gecen hafta "biraz" oyaladi, nasil gectigini anlamadan yeni bir haftaya girdik.


Bu sarki bir süre önce dikkatimi cekti,ilk kez videosunu seyrettigimde,cok degisik ama bir o kadar da güzel geldi bana.Bu pazartesi yayinlarim demistim,öyle de oldu ;).
Sarki Gnarls Barkley´e ait,ayrica kendi siteleri de var,eger bakmak isterseniz, oldukca yüklü bir flash animasyon ile basliyor,yüklemesi biraz zaman alabilir.Bu arada sarkini adi "Crazy".
Eger yukaridaki video calismiyorsa ,bu linkdekilerden birini secerek de seyredebilirsiniz.
Sarkinin tvlerde yayinlanan videosunu disinda bir de daha önce hazirladiklari baska bir clip de var,ona da burdan ulasabilirsiniz.Tamamen degisik.

Sözlerine gelince;

remember when,
I remember I remember when i lost my mind,
There was something so pleasant about that phaze
Even your emotions had an echo
In so much space
(Mmmmm Mmmmmm)

And when your out there,
Without care,
I was out of touch,
but it wasn't because I didn't know enough,
I just knew too much,
(Mmmm..)

[Chorus 1]
Does that make me crazy
Does that make me crazy
Does that make me crazy
probably.........

And I hope that you are having the time of your life
well think twice,
that's my only advice,
(Mmmm..)
C'mon now, who do you,
who do you, who do you, who do you think you are?
ha-ha-ha
bless your soul,
you really think your in control,
Well....

[Chorus 2]
...

My heroes had the heart to lose their lives out on a limb
and all i remember
is thinking,
I wanna be like them,
(Mmmm hmmmmm)
'N ever since i was little,
ever since i was little, it looked like fun,
and it's no coincidence I've come,
and i can die when I'm done,

[Chorus 3]
But baby I'm craaaaaazy,
maybe your craaaaazy,
baby we're craaaaazy,
probably,
................................

Herkese güzel bir hafta diliyorum,
Mr TD

Cuma, Temmuz 07, 2006

Sevgi Treni...

Bu hafta basi lookandrelax icin fotograf cekmeye ciktigimda ,oturdugum yere cok da uzakta olmayan Bati -Trengarina gitmeye kadar verdim.Belki ilginc bir kac görüntü yakalarim diye.Önceleri kesisen tren raylari,makaslar ilgimi cekti,birkac kare onlari cektim.Daha sonra en iyisi peronlarda biraz dolasayim dedim.Hani klasik fotolar vardir,önünce bavulu,trenin kalkmasini bekleyenler ya da camdan sevgiliye uzanan bir el.Buna benzer bir sey olabilir belki dedim.
O an birkac tren vardi istasyonda.Bir kenarda durup olaylari gözlemeye basladim,ilginc insanlar,ya da kesitler olabilir mi diye.Genelde pek insanlarin oldugu fotograflari cekmiyorum aslinda,yani özellikle insan olan.Herneyse konu dagilmasin.Bir süre sonra peronlar bir anda bosaliverdi," ya" dedim kendi kendime , cekecek insan kalmadi.Bari su bos halini görüntüleyim derken gözüme peronda duran bir kiz ilisti.Gözleri aglamaktan kizarmis,bir yandan gözyaslarini siliyor,bir yandan da birazdan kalkacak trendeki sevgilisine el salliyor,öpücükler yolluyordu.Aslinda fotograflari cekerken icim rahat degildi,bir sekilde onlara müdehale ediyormusum gibi geldi.O yüzden biraz uzaktan ve mümkün oldugunca rahatsiz etmeden cektim fotograflari.Orda kaldigim sürece toplam 3 kare fotograf cektim.Hatta fotograflarin nasil ciktigina bile bakmadm orda,zaten cok eski bir kamera ile cekiyordum,elimde dagalacak diye korkarak.
Kiz sevgilisine öpücükler yollayip el sallamaya, aralarda birseyler fisildarmiscasina dudaklarini oynatmaya bir süre devam etti.Sonra durdu,son bir kez avuclarindan öpcük yolladi ve arkasini dönüp,ordan uzaklasmaya basladi.Trenin kalkmasini beklemedi,belki de giden trenin arkasindan bakarak daha da aci cekmek istemedi,boynu öne egik,yavas adimlarla kalabalgin arasinda kayboldu bir süre sonra.Tren de sanki onun kaybolmasini beklermis gibi,yavastan hareketlenmeye baslayip,gittikce yükselen bir tempo ile ordan uzaklasti.Sanirim o trenin arkasindan bakan tek kisi bendim o an.O trende benim tanidigim,sevdigim,benim icin özel biri varmiydi derseniz hayir yoktu.Ama yine de icin bir garip oldu.
Ilerde tekrar gidecegim tren garina bu sefer belki de birbirine kavusanlarin fotografini cekebilirim,kimbilir.
Umarim,siz hep sevdiklerinizi size ulastiracak trenlerleri karsilarsiriniz,ama olurda onlari da yolcu etmeniz gerekirsede bu ayrilik cok kisa sürer.

Hepinize sevgi ve huzur dolu bir haftasonu diliyorum,sevginin degerini bilelim,onu bulmak cok zor ama bazen ellerimizin arasinda kayip gittigini görmek de bir o kadar aci verici...

MrTD

Çarşamba, Temmuz 05, 2006

Look & Relax

Yeni bir ortaklik basladi bugün,kar ortakligi,ya da kooperatif degil ama.
Aslinda kazandirdiklarini düsününce bunlardan cok daha verimli,hem de kat kat.Yeni dostlar,hos fotograflar,güzel anilar,paylasimlar,bir cesit sevgi ortakligi.
Buna illa da bir ad koymaya gerek yok sanirim ama adsizda site olmayacagina göre biz ona "Look&Relax" dedik.Artik düzenli araliklarla,belli konular üzerine orada toplaniyoruz.Eger siz de bir göz atmak,konularla,fotograflarla ilgili görüslerinizi paylasmak isterseniz,size bir "click" kadar yakiniz.Sayfanin sag yanindaki logomuzu kliklemeniz bize ulasmaniz icin yeterli.


Artik yaz geldi,sapsari,yakan bir günes,masmavi bir gökyüzü olsun istiyor insan sabah kalktiginda.Camdan baktiginda ,ohhhh diyebilmek istiyor,ne güzel bir gün.O gün güzel baslayip öyle devam etsin istiyor,belki de bitmesin diyor icinden o gün.




Gecen hafta sonu eski bir tren istasyonunda cektim bu fotografi,hava o gün pek de güzel degildi ama fotografdaki bina yinede bakinca insana bir sekilde huzur veriyordu, arkasindan da ufak bir tebessüm,hele o bisiklet sanki özellikle oraya birakilmis gibiydi.
Bu resimde sanirim tek eksik önünde rengarenk kiyafetleriyle kosan,oynayan cocuklar.Aslinda etrafda vardi birkac cocuk ama dedim simdi onlarinda keyiflerini bozmiyim bir resim ugruna,"hadi cocuklar surda oynuyor gibi yapin bakiyim",deyip de :)

Herkese bol günesli, az dertli, sevgi dolu bir gün dilerim.
Mr TD.

Pazar, Temmuz 02, 2006

Just imagine....

Kimi zaman sadece hayal etmek bile güzel,günesi,ucan kuslari,rüzgari,yagmuru;ya da sevgiliyi,ona uzanan eli,onun ordaymiscasina bakan gözlerini, sessizligi,huzuru, dalgalari...

Bu sefer yine bir video var,nisan ayinda gözüme carpmisti ilk,bugün tekrar aklima geldi.Hem huzurlu,hem yaratici,hem de dinlendirici bir film.Herkese iyi seyirler :)


Görüntüdeki sanatcinin adi Ilana Yahav,sayfasinda diger performanslari ile ilgili videolar da var.Bu arada sanirim Türkiye de Atv debir programa katilmis,ben seyredemedigim icin bilgim yok pek,ama belki aranizda görmüs olanlar olabilir.Tolga Burkayin video klibinde de bir calismasi var.

Hepinize simdiden güzel bir hafta diliyorum,

Mr TD

p.S
Sonradan ufak bir ekleme,imagine deyince akla gelen belki de ilk sarki,hangisi mi?

LinkWithin

Blog Widget by LinkWithin