Salı, Şubat 28, 2006

Hain adam TD -II


Gecen gün bu resmi aradim bulamamistim, simdi buldum.Bu resmi evde cekmistim, haliye daha güzel olmustu.
Burda cukulatanin isigi yanistmasina dikkat cekiyorum :-)
Bu dogumgünü hediyesi olarak gelmisti, MOH sanirim iki parca yedi , gerisini ben yutmustum.Buzdolabinda bir gün durunca daha da güzel oldu valla.

YA cok Hain im ben,coooook!!!!

Pazartesi, Şubat 27, 2006

Hain adam TD!

Cok güzel bir fotograf degil , dükkanin ici biraz los idi ama kim takar lambalari.
Haydi dogru pastahanelere;He he ,cok kötüyüm dimi :-) ,üst kismi sertmis gibi gözüküyor ama aslinda catali uzerine koyunca cukulata sosunun icinde dogru gömülüyor haifiten.

Bu benim favorim "Schokomousse Torte" ,Konditorei Oberlaaa dan.

Cumartesi, Şubat 25, 2006

I am tagged ! Sobeleme,ebeleme durumlari!

Gecenler de MOK beni sobeledi (she tagged me), aradan biraz zaman gect amai,bugüne kaldi,neyse gec olsunda güc olmasin.
Sorular ingilizce , ama ben cevaplari Türkce yazdim,isteyen istedigi gibi yazabilir.

4 jobs that I had
*etiler pizza hut ´da garsonluk(lise yillarimda)
*Bir finans bankasinda müdür yardimcisi asistanligi
*Viyana´da Yilbaslari ve özel günlerde hediye arajmanlari satan bir firmada paketleme isi
*Viyana üniversitesi´nde Bilgi Islem Merkezinde danismanlik

4 films I could watch again and again
*
Hababam sinifinin eski bölümleri
*KOPPS
*A fish called Wanda
*Eski James Bond filmleri.

4 places I have lived at
*Arnavutköy (4 yasima kadar)
*1.Levent (1994 e kadar)
*Viyana (20.Bölge, Ögrenci yurdu)
*Viyana (15.Bölge)

4 TV-series I like(d) to watch
*MONK
*Navy CIS
*Las Vegas
*Mac Gyver

4 places I have been on vacation to
*Stockholm
*Hamburg
*Dublin
*London

4 websites I visit every day
bakiniz sagdaki linkler

4 books
*Network Services (diye teknik bir sey,Üniversite ile alakali)
*Da vinci Code (bekledigim kadar iyi cikmadi)
*Persepolis 1- Marjane Satrapi (bu tam bana göre idi , cizgi roman gibi)
*Embroideries – Marjane Satrapi(bu da aslinda 3.bölümü sayilir yukardaki kitabin, MOH almis , okuyuverdim Klagenfurt da zaman gecsin diye, ama biraz fazla “feminin “ bir kitap,fazla begenmedim.Persepolis daha iyiydi.

4 favorite dishes
*Iskender Döner
*Kirmizi mercimek corbasi
*Lazanya
*Gyoza (bir cesit ,manti gibi bir sey ) güzel eksice bir sosu da var.

4 places where I'd like to be right now
*New York
*Tokyo
*Istanbul
*Arada dinlenmek icinde Maldive.

Simdilik topu asagidakilere atiyorum,yazip yazmamakta sebestler tabi ki;
Zeynepinyeri
Kücük Hikayeler -Zynep

Aysin
Tugce

Cuma, Şubat 24, 2006

Tembel adamdan fotograflar -II

Bu sefer ki resim Bafa Gölü,aksam Efes i gezdikten sonra,Bodrum a dönerken yine arabadan cekmistim,yine tembel isi yani.aslinda inip güzel bir panorma cekim yapmak lazim di ama o zaman bu seriye uymazdi.Aklimda olan birkac bilgiyi de paylasayim yeri gelmisken.Cok genis bir alan yayilmis,50 -60 km2 civarinda ,Bafa gölü´nün üzerinde birakac ada var, yanlis hatirlamiyorsam 3 tane idi , bu adalarin üzerlerinde manastir ve kilise harabeleri bulunuyor.Fotografdaki de bunlardan biri,taslarin dizilis sekli ve binanin ön cephesinin adaya olan acisi göz önüne alinirsa ,MS 5.ve ya 6.yy a ait olabilir diye düsünüyorum dersem yalan olur ,cünkü iyi uydurdum degil mi :-) , ama inandirici oldu sanirim.
Neyse göl zamaninda denize bagliymis, ikibin yil kadar önce,sonra zamanla ara kapanmis.Bu bölgede degisim zaten oldukca ilginc, Efes Antik sehride zamaninin en önemli "Liman"larindan biri imis, su anki halini gözünüzün önüne getirerek bir düsünün,deniz nerde Efes nerde.

Güzel gecen bir günü arkasindan, arka fonda da "Goran Bregovic " den bir parca esliginde Bafa Gölü ile vedalasip yolumuza devam ettik.Bugünde böylece o anlari tekrardan yad etmis olduk.
Bakalim tembel adamin bir dahaki duragi neresi olacak :-)

Simdiden herkese iyi hafta sonlari,


p.S Bu arada merak edip baktim, bölgede 7.yy dan itibaren rahiplerin ve göcebelerin yerlesim yeri olmus.Demek cok da desteksiz atmamisim :-)

Çarşamba, Şubat 22, 2006

Wörthersee -II

Gecen haftasonu, takip edenler bilir :-) ,MOH la beraber
yine Klagenfurt´a gitmistik.

O cevredeki görmeye deger yerlerin basinda Wörthersee geliyor.
Ocak ayinda bu göl hakkinda bir posting yapmistim,
hatta comment rekorlari kirmisti :-).
Neyse bu sefer yine geleneksel göl ziyaretimizi yaptik.
Bu seferkinin farki gölün donmus olmasi idi,
bizim sansizligimiz ise hava sicakligin yükselip,
yüksekten kastim +6°C derece oluyor, tropik isilar degil yani,
bu yüzden gölün üzerinde dolasilmasi yasaklanmisti.

Bu yüzden haliyle
etrafinda bir yürüs ile yetinmek
zorunda kaldik.
Üzerinde dolasan bikrac kisi vardi
ama ,ne olur ne olmaz diye bu riski göze almadik,
simdi bir serin sularda dus almanin bir anlami
yok sanirim.

Aslinda buz kalinligi 15 cm den fazla isi resimlerde de görüyorsunuz,buzlarin kenara dogru itilmesi ile bir kisim kiyida havaya dogru kalkmisti.


Resimle ilgili ufak bir not vereyim ,ayak MOH a ait, ayakkabilar daha dogrusu cizme Samsonite´dan (Bayan okurlarim icin böyle bir ekleme yapayim dedim,detaylar icin MOh a basvurabilirsiniz).





Gölün ayrilmaz elemanlari Kugular ve ördekler,belli yerlerd toplanmis muhabbet ediyorlar,aralarda bir dal-cik hareketi ile yosunlarin arasinda yiyecek araniyorlardi,aslinda onlara yiyecek
vermek yasak cünkü eger buna alisirlar ise verilmedigi
zamanalar aciliktan ölme olaylari olabiliyormus,alistiklari icin "tembellige". Biraz erotik bir poz yakaladim ama olsun, önden herkes nasil göründügünü biliyor kugularin , ben degisik
bir acidan göstermek istedim size .

Hava sürekli döndügü icin , bir acti bir kapadi,
fazla resim cekemedim , cektim de aslinda,kis günesi biraz isi bozdu, bunlar
iclerinde bir derece iyi cikanlar.



Bu sefer böyle ,az yazi daha cok resim.





Salı, Şubat 21, 2006

Tembel adamdan fotograflar -I

Yeni bir seriye basliyorum,adi basliktaki gibi ,tembel adamdan resimler.Bazen üsengencligimden ,ya da can sIkIntIsIndan, arabadan cektigim fotograflar var.Hani in de, ayarlari yap, dogru aciyi falan bul degilde ,ya kim ugrasacak simdi , cekelim ,nsail olsa digital,bedava diye düsünerek cektigim resimler.

Bu ilk resim Bodrum dan Efes e giderken havanin birden bulutlarla kaplanip, saganak öncesi arabadan cektigim bir foto,fena da olmamis yani,en azindan ilginc.
Bu seriye ne kadar devam ederim bilinmez ama baslangici yapayim bir,gerisi gelir nasil olsa...

Pazar, Şubat 19, 2006

Praliné

Sevgililer gününde MOHla sehirde birseyler atistirdiktan sonra acilis davetiyesi olan bir sergiye gittik.
©2006 cafewien@gmail.comYemekten sonra tatli bir sey yemedigimiz den biraz ilerdeki "Praline" adindaki dükkanin önünden gecerken,gel bir bakalim diyerek onunda aklini celdim ve iceri girdik(sitenin sayfasi yapim asamasinda su an).

Acilali sanirim 1 seneyi yakin bir zaman oldu, arada MOH ve benim icim bir-iki kere gidip alisveris yapmistim.
Hatta acildiginin hemen sonrasi dükkan sahibesi ile uzun bir sohbet de etmistim,bana bol bol ikramda bulunmustu,he he bende bir sürü cesidi denemistim o gün,seytan tüyü var herhalde bende :-) ©2006 cafewien@gmail.com


Dükkan Belcika pralinleri satiyor,normal tek pralinlerin disinda, paket cikolatalar,ve yeni kesfettigimiz ,schokella tarzi sürmelik cukulatalarda var.
Daskalidés makrasinin ürünleride cogunlukta.
Daskalidés firmasi oldukca genis bir "ürün yelpazesi olan bir firma, sayfasinda bayagi bir anlatilmis, isteyenler göz atabilir.
Bizde bu sefer schokellalardan aldik, hemde ©2006 cafewien@gmail.com"Dark" olanini, biz bitter cikolataci olduguz icin :-).Gecen gün tadina baktik, degisik bir tadi var ,MOH pek tutmadi gibi,daha iyi bana kalir hepsi ,kih kih(afacan cocuk gülüsü),bunlardan baska birkac tanede ufak cikolata aldik.
Aralarda böyle yerlere girmek insana iyi geliyor,her zaman bir sey almasak da o cikolata kokusunu icinize cekmek,tezgahin üstündeki "ikram cikolatalarindan" biraz tatmak güzel bir sey.

Bizim evde de genelde cikolata stoklari saglamdir , bazen biraz azalir ,bazende patlama seviyesine cikar.Moh un cektigi bir resim var, sanirim olayi aciklar;
©2006 Onemorehandbag.blogspot.com
Foto herhangi bir dükkan degil,bizim stoklardan alinma ,kih kih ,parekende satisimiz yoktur,satislarimiz toptandir.

Perşembe, Şubat 16, 2006

Schönbrunn Sarayi -Bölüm2

Schönbrunn Sarayi ilgili bir yaziyi bir süre yazmistim, daha cok noel pazari ile ilgiliydi aslinda,sarayin ön cepheden cekilmis fotografi da vardi,yani ön yüzünü biliyorsunuz :-).

©2006 cafewien@gmail.comGectigimiz hafta sonu MOH , Mermaid ve ben yine Schönbrunn Sarayi ´na yürüyüse gittik.Firsat buldukca gitmeye calisiyoruz.
Saray Imparatorluk ailesinin yazlik sarayi olarak kullanilmis.Cok büyük bir arazinin üzerine kurulu.Sarayin bulundu yer önceleri bahce ve hayvan koleksiyonun yapilmis, impatatorluk ailesini avlandigi yer olarak kullanilmis. ©2006 cafewien@gmail.comSaraya adini veren "Schöner Brunnen" adindaki su kaynagi,1612 yilinda kesfedilmesinden sonra ,böylece buranin adi Schönbrunn olarak kalmis.
©2006 cafewien@gmail.comSarayin insaati 1696 yilinda biltmis, dönemin imparatorlari öncede belirttigim gibi yazlari burada kaliyorlarmis.Binanin insaatindan sonra bahce düzenlemesi ise daha uzun bir süre devam etmis.
Maria Theresia döneminde saray en parlak dönemini yasamis,bu arada Maria Theresia,Avusturya nin en ünlü kdain hükümdari ve Fransa ya gelin giden tanidik bir isim olan Marie Antoinette annesi,"ekmek bulamiyorlarsa pasta yesinler" lafi da ünlüdür, soni ise malesef giyotin.Her neyse sarayin ,ana binanin©2006 cafewien@gmail.com arkasinda uzanan dev bir bahcesi var,ayni sekilde sag ve sola dogruda devam ediyor. Kis aylarinda heykelleri sarip sarmaliyorlar,üsümesinler diye garibanlar , ne de olsa hepsi ciplak :-).

Sarayin oda sayisi oldukca fazla,kesin bir rakam aradim ama bulamadim.
Eger saray icini gezmek isterseniz ,birkac cesit tur var,:
yanlis hatirlamiyorsam birinde 22 digeriden 40 odayi geziyorsun,oraya kadar gidip de sakin girmemezlik yapmayin.
Odalarin bir tanesi de Napolyon Viyana da iken oglu da bu sarayda kalmis,onun kalip hastaliginin sonucu daha sonra da öldügü odada yanibasinda kafesin icinde,doldurulmus bir kus var,biraz hüzünlü amma,oglunun en cok sevdigi arkadasi imis.
Baslangicta yazdigim sayfada bazi odalari virtuel olarak gezmeniz mümkün,bir göz atin.
©2006 cafewien@gmail.com
Saraya karsidan bakidiginda ,1.kata gelen yerde,tam ortda büyük galeri var, oldukca ihtisamli bir oda.Burda yine ilginc bir dipnot, ikinci dünya savasi sirasin da Viyana da bombalardan payina düseni almis.
Saraya atilan ya da gelen diyelim , cünkü bu yerler tüm savas sirasinda haritalarda özel bir isaretle beirtilmis (tarihi yerler, ©2006 cafewien@gmail.comhastahaneler,kilisler,vb.) olmasi gerekiyor,bir bomba cati katini delip binani icine düsüyor,patlamamasina ragmen o siddetle bütü tavan resimleri dökülmüs, yani su ankiler o dönemden sonra yapilan ,orjinalinin aynisi.
Resimlerin arasina yazin cekilmis birkac fotografda koydum.Sarayin bahcesindeki cicekler icin sarayin sol yaninda genis bir sera alani var.Cicekler tamamen acip renkleri alinca, bir anda bütün bahceye cicekleri yerlesitiriyorlar,muhtesem oluyor.Yani anlayacaginiz,yazin da kisin da ayri bir güzel.


kaynak:www.wien-vienna.atArka bahcenin sonunda, tepede Gloriette denilen, bir sekil kislik bahce "evi" var, zamaninda bura konserler verilirmis.Su an icin icinde güzel bir Cafe var,sarayi yukardan gören manzarasi ile, "Sisi kahvaltisi" ile oldukca talep gören bir yer.Sisi adi belki tanidik gelir, Prenese,sinemada Romy Schneider in canlandirdigi bu rol ile de Avusturya nin simdie kadar yapilmis en büyük reklami denebilir.Laf Sisi´den acilmisken biraz dipnotlar vereyim,Schönbrunn Sarayi ve Viyana Sisi ile anilmasina ragmen aslinda ,Bavyerali(Almanya) olan Sisi, zamaninin cok az bir kismini bu sarayda gecirmis.Sehri merkezindeki Hofburg Sarayi´nda da zaman zaman kalmasina ragmen daha cok gezilerde ve ülke disinda imis.Tam bir spor ve güzellik hastasi imis.Her iki saraydada kaynak:www.wien-vienna.atsabah sporu yaptigi aletler var.Kalkitiktan sonra tüm ihtisamina kavusmasi 4 saat ve üzeri zaman aldigini okumustum bir yerde.
Müceferleride ünlü tabi , özellikla saclarina taktigi elmaslarlara süslü yildizlar.Resimde görüldügü gibi.Bu yildizlari yapan K&K Rozet & Fischmeister gectigimiz yillarda bunlarin benzerlerinde belli sayida yapip,satisa sundu,zaten firma,1.Viyana ´da merkezde ,vitrininde görmek mümkün bu yildizlari.

©2006 cafewien@gmail.comDönelim tekrar saraya,sarayin arazisi icinde bir Schönbrunn Zoo var,dünyanin en eski hayvanat bahcesi,kurlus tarihi 1752.Eger©2006 cafewien@gmail.com sarayi gezmeye gelipte ,buraya da 1-2 saat ayirmazsaniz gercekten yazik olur.Hele son eklenen yagmur ormani,sulati tüneli,Fil evi ile iyice güzellesti.Belli saatlerde ,beslenmelerini izlemek de mümküm,fok baliklari en sevilen sov.
Gectigimz yillarda dogumlar da arti, fillerden ,kutup ayilarina kadar bircok bebek dünyaya geldi,özellikle bunlarin hayrani oldukca fazla oluyor.Zaten böyle önemli "dogum"olaylarini cok güzel reklamlarla tüm sehire duyuruyorlar.

©2006 cafewien@gmail.com

Hayvanat bahcesinde gece turlari da var, gece aktif hayvanlari görmek icin , özel dürbünlerle de dolasabiliyorsunuz.





Saray arazisi icinde ayrica "wagenburg "denilen faytonlar,ulasim araclarinin oldugu bir müze,
Dev bir "Palmenahus" adi verilen bir sera,kelebek bahcesi,tiyatro mevcut.


©2006 cafewien@gmail.com

Cafewien sayfasinin basindaki büyük resmi de buraya koydum, yaklasik,7 foto idi sanirim, onlari birlestirerek güzel bir panorama olustu,resmi clickleyip acabilirisniz.


Geziye katildiginiz icin tessekkürler,cikislar sol taraftan,lütfen sapka ,eldiven,atki gibi sahsi esyalarinizi sarayda unutmayin.

Yeni bir Turda bulusmak üzere,
Rehberiniz Mr TD

p.S

Sayfadaki tüm resimlerin büyük boyutda olanlarini görmeniz icin üzerlerine klicklemeniz gerekiyor,bunu yazmiyordum ama belki bilmeyenlerde olabilir diye söyleyeyim dedim.

CafeWien den haberler

Evet, bir 14 Subati da ,kazasiz belasiz atlattiktan sonra :-) ,sayfada da biraz yenilikler yapmaya karar verdim.Biraz renkler degisti,arka plani siyah yaptim,eski renk biraz göz aliyordu,üste yesil bir resim vardi fonda ,onu kaldirdim.
Bu sefer yine en cok ugrastiran "Banner" ya da sayfanin basindaki resim oldu.Resim Schönbrunn sarayinin sonundaki tepeden cekilmis bir ,daha dogrusu birkac fotograf.Daha büyük halini postinge koyacagim,burayla ilgili yaziyi yayinladigimda.

Evet,sanirim fena olmadi,umarim sizde begendiniz.
Bundan sonraki posting;
Schönbrunn Sarayi -Bölüm2 .Noel pazarinda zaten biraz bahsetmistim,yeni fotograflar cektim, onlari koymak istiyorum.

Pazartesi, Şubat 13, 2006

14 Subat ,Sevenlerin Günü

Yarin yanilmiyorsam :-) Sevgililer günü ,bazi bloglarda haftalardir bunla ilgili yazilar yaziliyor,hatta yemekler pisiriliyor.Ben o yüzden tüm blog-sakinlerimin ve sakinelerimin diyeyim,sanirim yanlis olmaz,sevgililer günü simdiden kutlu olsun demek istiyorum.isimleri tek tek saymak istemedim,unuttugun olur,atladigim olur,uygun olmaz diye.
Ben bugünden basladim zaten "kutlamalara",cok sevdigim yeni bir arkadisimi daha sonra da digerlerini kutladim,bazilari yadirgasalarda,onlarda ayni duygulari paylastilar benimle sonunda.Istanbul´da ki benim en yakin dostumu,güzeller güzeli bir hatun kisiyi, unutmamam lazim bu arada,cok ender görüsebilsemde,arasira konusmak,haberlesmek, onun orada oldugu bilmek beni mutlu ediyor,adina "ABCM" diyeyim,ilerde lafi gecer belki,onada güllerle dolu bir kart attim sevdigi erkek arkadasi ile güzel bir gün gecirmesini dileyerek,aninda cevabi geldi,yazilan bir iki satir yazi bile insani mutlu etmeye yetiyor,sanirim sevgi denilen bu olsa gerek,bu da dost sevgisi iste.
Siz benim sevgililerim misiniz hayir ama sanirim bugünü bir tek kisiyle yasanan ask ile kistilamak dogru olmadini düsünüyorum.Bazi bloglarda okuyorum,benim sevgilim yok, ben sevgililer gününde ne yapayim böyle mi yapayim,ay herkes el-ele kol-kola dolasiyor ,benim sevgilim yok diye yakiniyorlar.Belki icinizden diyorsunuzdur, söylemesi kolay tabi ,onun MOH u var diye,ama her zaman o mu vardi , ya da her sevgililer gününde bir aski mi yasadim,tabi ki hayir.
O yüzden tek tek hepinize güzel bir Sevenler Günü gecirmenizi diliyorum.
Sevdiginiz kisi ile ya da kendi basiniza,bir arkadasinizla,ailenizle,sevdigiz bir müzik parcasini dinleyerek,sevdiginiz bir filmi seyrederek,belki sevdiginiz bir tiyatro oyununa giderek, ya da sevdiginiz bir yemegi pisirerek,ya da cikip kendize güzel bir hediye alarak(insanin kendisini sevmesi kadar dogal bir sey olamaz ,degil mi?)gecirmek kötü mü olurdu?
Neyse lafi uzatmayayim,siz birakin Sevgililer Gününü, Sevenler Günü olarak kutlayalim gelin 14 Subati.
Zaten dostlarla,sevdiklerimizle sirf özel günlerde hislerimizi,ilgimizi paylasiyorsak,onlarla bir "bütün" olmaya calisiyorsak, ne anlami kalmis bu "Sevgin"nin.


p.S
Hepinize birer Demet Gül yolladim,elinize gecmedi ise Postada bir problem olmustur,cicekci adres sordu bende o telasla Blog adreslerinizi verdim,belki o yüzdendir,kusura bakmayin :-)

Pazar, Şubat 12, 2006

Çeymi Öztürk -CIBILDAK Sef

Jamie Oliver i yemege merakli kisiler sanirim tanirlar, "Naked Chef " lakablidir.Bu seferki posting bundan esinlenerek yazildi.

Mutfakla ilgili posting yazmiyacaktim ama gecen gün,MOH süper bir poz, bir foto cekelim dedi.
Nasil önlügümü bengendiniz mi,mutfak biraz sicakti haliyle sort var üzerimde.

Mutfakla aram fena degildir aslinda ,bilirim ama pek yapmam,yaparsam da güzel yaparim,aralarda corba veya salata hazirlarim(mercimek,yogurt,kremali mantar corbasi spesyalitelerimdir).Bazen de üsenirsek hazir corba olayina gireriz.Resimde görülen son hazir corba etkiligi,piyale domates,paketi galiba 26 cent,sudan ucuz, suyun sisesi 45-50 cent.

Genelde hazir corbalarin hepsine illaki bir sey ekleme yaparim,tatlarindaki o "sunilik" gitsin diye ,ama bunu ölcülü yapmak lazim ,yoksa ortaya garib bir seyler cikabilir.
Disarda yemek yedigimde de eger baharatlar,ek malzemelerin tadi cok agir basiyorsa, o yemekta bir gariplik, eger et ise bir sakatlik vardir diye düsünürüm.
Herneyse domates corbasina yaparken icine yarim sebze tableti atarim, "kibrit kutusu" kadar yag ve bir de "Ajvar" eklerim.
Ayvar, balkan mutfaklarinda olan bir sey ,türkcesini bilmiyorum.Icinde közlenmisve temizlenmis patlican ve kirmizi biber,sarimsak,zeytinyagi,limonsuyu ya da sirke,tuz,biber ,ufak dogranmis sogan var.Evde de yapilacak bir sey ama ugrasmaya degmez gibi geliyor bana.
Güzel bir tadi var özellikle et yemekleri ile kullaniyor,hemen hemen yurtdisindaki yada balkan ürünleri satan yerlerde muhakkak bulabilirsiniz.
Hazir domates corbasina 1 siyrilmis kasik bundan koyunca yeterli oluyor.

Corba nasil oldu diyenleri duyar gibi oluyorum,onlari siddetle kiniyorum,nasil olabilir ki.. :-)

Cumartesi, Şubat 11, 2006

Güzel Türkiyem -PERI BACALARi

Bugün sizlerle Türkiye nin en güzel mekanlarindan biri olan peri bacalarini paylasmak istedim.Bilindigi gibi peri bacalari ,topagragin daha dogru kayalarin zamanla asinarak ve erimesi ile bu gelmis.Ama bazi kendini bilmezler bunlari yok etmeye, kirmaya calisiyor.Buyrun sizde izleyin.


Dip not:Müzik Savas Yildizi Galactica nin müzigi.

Cuma, Şubat 10, 2006

Hayat üzerine...

Gecen gün mail ile bir siir geldi,yazarinin dogrulugundan emin degilim,internet de biraz bakindim ama bulamadim.Gercekten de güzel bir siir,hosunuza gidecegini tahmin ettim.Belki cogunuz biliyorsunuz,okumus ya da duymussunuzdur bunu ,ben intellektuel acidan cok fazla aktif olmadigimi daha önceleri de belirtmistim,o yüzden benden bu gibi seylerin kacmis olma ihtimali fazla :-) ,ama olsun gec olsunde güc olmasin.




Hayat çetele tutmak değildir...

Hayat;
Seni kaç kişinin aradığı,kiminle çıktığın,çıkıyor olduğun
veya çıkacağın demek de değildir.
Kimi öptüğün,hangi sporu yaptığın,
kimlerin seni sevdiği de değildir.
Hayat, ayakkabıların,saçın,derinin rengi de değildir.
Nerede yaşadığın veya hangi okula gittiğin de değildir.
Aslında hayat; notlar,para,giysiler,
girmeyi başardığın ya da başaramadığın okullar da değildir.

Hayat;
Kimi sevdiğin ve kimi incittiğindir.
Kendin için neler hissettiğindir.
Güven ,mutluluk,şefkattir.
Arkadaşlarına destek olmak ve nefretin yerine sevgiyi koymaktır.

Hayat;
Kıskançlığı yenmek,önemsemeyi öğrenmek ve güven geliştirmektir.
Ne dediğin ve ne demek istediğindir.
İnsanların sahip olduklarını değil,kendilerini olduğu gibi görmektir.
Her şeyden önemlisi hayatı,başkalarının hayatını olumlu yönde
etkilemek için kullanmayı seçmektir.
İşte hayat bu seçimden ibarettir.

İnsanların en acizi dost edinemeyen,
ondan daha acizi ise dost kaybedendir.

Charles E.




p.S cetele tutmak ,centik ya da cizgi atarak hesap tutmak gibi bir seymis, ben bilmiyordum belki baskalari da vardir diye aciklayayim dedim.

Gurbetcinin kaderi...

Bu reklam Türk kanallarinin avrupaya yaptigi yayinlarda var,korkunc bir sey,insan hem gülmek ,hemde aglamak istiyor.Görüntü kalitesi cok iyi degil,ama birsey kacirmis degilsiniz,az göremek bazen daha iyi
"Lezzzeeeet" ve "baskaaa" kelimelerini vurgularina özellikle dikat edin.



Niye böyle reklamlar yapiyorlar anlamiyorum,garibanlar vatanini birakip gitmis gurbetlere,seyretsinler diye yaptiklari sey bak,bu resmen yere düsene tekme atmak gibi bir sey....

Perşembe, Şubat 09, 2006

T-shirt katlama sanati

Bilindigi gibi cogu seyin kökeni uzak dogudur,bu sefer dün basladigimiz konuya devam edelim dedim.Bazi blog sakinleri t.shirtlerin karton sistemi ile iyi katlanamiyagini yazmisti,bakalim bu methoda ne diyecekler.
Buyrun izleyin;

Çarşamba, Şubat 08, 2006

Pratik buluslar

Uzun zaman yanliz yasadigim icin ütüyle bir problemim yoktur,sevmem ama yapmasini bilirim, ama sevmedigim sey katlamak ve raflara yerlestirmektir.Gecelik zapping maratonlarim sirasinda Alman bir alisveris kanalinda görmüstüm "Foldfast" diye bir "alet" diyecegim,aslinda plastik plakalar.Ütülediginiz seyleri icine koyup ,katliyorsunuz , hepsi bir boyda oluyor.Ya millet buna bu kadar verecegine,kendi yapar demistim,yapmis zaten.


Ben de yapsam mi kendime acaba bir tane,bir daha disarda eski buzdolabi ambalaji falan görürsem aliyim bari.Hatta filmdekinin üzerlerine birkac büyük delik de kesmek lazim ki , katlandiginda hava oralardan ciksin,o zaman daha güzel katlanir.


Dipnot:
Bu aralar cok yogundum,o yüzden biraz beynim sulandi,böyle seylerle kafa dagitiyorum, beni bir süre idare edeceksiniz artik,yakinda düzelirim yine.

Salı, Şubat 07, 2006

Hep beraber gülelim,biraz da düsünelim.

Türkiye´deki en sevdigim mizah sitelerinden birisi RTÜK dür.Bu sefer de sizle biraz bunlari paylasmak istedim.
Bildinigiz gibi bu sitenin birde telefonun vardir,ararsin "ya kardesim ben bu adamin kravatini begenmedim,sari renkte, erkek adam sari kravat takarmi" ya da "bu sucuk reklami cok erotik", filmimde adam "körmüsün ,önüne baksana "dedi, tüm körlere hakaret etti, v.b.

2004 yilinda en cok sikayet alan reklamlar "Körpe Sucuk, Evy baby ve Jagler" imis.Köpe sucuk reklamini bilmiyorum ,ama sanirim reklamda arak planda "inleme" sesleri varmis.
Evy baby i hatirliyorum, galiba bebek diger bebegin popsunu öpüyordu.Efendim böyle olunca "ruhsal ve toplumsal gelişimlerini kötü etkileniyormus".Diger bir reklam da "Jagler",bunun videosunu da buldum hatta, asagida.



--------------------------------------------------------------------------------
REKLAM ŞİKAYETLERİNİN SEKTÖREL BAZDA DAĞILIMI


*Gıda sektöründe ; ‘Körpe Sucuk’ en çok şikayet konusu olmuştur. Şikayet türü ‘ Cinselliğin istismar edildiği yönündedir.’
*Kozmetik Sektöründe; Jagler, Loreal. Şikayet türü; ‘ Müstehcen sahnelerin aşırı derecede yer almasıdır.‘
*Sağlık/Temizlik Ürünleri ‘ Evy Baby, Molped)
*Şikayet türleri Evy Baby ; Çocukların birbirlerinin popolarını öpmesi bunun da çocukların, ruhsal ve toplumsal gelişimlerini kötü etkilemesi’ yönündedir.


*Geçen yılda az sayıda alınan ‘Otomobil’ sektöründeki reklam şikayetinde bu yıl artış olmuştur. Bunlar, Toyota’ Yaris’ ile ‘ Peugout reklamıdır. Toyota Yaris, ‘e gelen şikayetler ‘Toplumsal değer yargılarına aykırılık, çocuklara kötü örnek olmak şeklindedir. ‘Peugout’ reklamı ise; erkek cinselliğin istismarı olarak nitelendirilmektedir. Peugeot reklamına gelen şikayetlerin % 90’nı erkek izleyicilerden alınmıştır.



KADINLARA İLGİLİ REKLAM ŞİKAYETLERİN GENEL DAĞILIMI ;
Kadınların Cinsel Obje olarak sunulması ( Bu alanda en çok alınan reklam şikayeti ; Jagler’e aittir. ( Aşırı müstehcen sahneler içermesi )
Kadınlara yönelik özel ürünlere gelen reklam şikayetleri ; ( en fazla şikayet alan ürün Molped) Bu ürünlerin yemek saatleri dahil her saatte gösterilmesine ve gösterilirken genel toplum kurallarına aykırılık teşkil etmesi genel şikayet konularıdır. Ancak 2004 yılında geçen yıla oranla ‘kadınlara yönelik özel ürünlerdeki reklam şikayetlerinde’ azalma görülmüştür.

ÇOCUKLARA YÖNELİK ŞİKAYETLERİN GENEL DAĞILIMI
;
‘Çocukların Toplumsal Gelişimini Engelliyici’ olması yönünde alınan izleyici şikayetleri ; (Evy baby, Toyota (Yaris))
Çocukların Fiziksel Toplumsal Gelişimini Engelleyici Olarak Nitelendirilen Reklamlar (Yoğunlaştırılmış süt ve yoğurt reklamları )
Çocukların Zihinsel ve Ruhsal Gelişimini Bozduğunu İçeren Reklam Şikayetleri (Körpe Sucuk, Evy Baby, Omo, Çamlıca Gazoz )

Kaynak:RTÜK
-------------------------------------------------------------------------------
Ilgince degil mi , millet nelerle ugrasiyor.Bir internet sitesinde okudum Peugeot'nun 307 serisinin reklamlarindaki"Ona sahip olmamak ne kadar utanç verici" sloganına İzmir İzmir Barosu avukatlarından biri tarafindan dava acilmis, diger marka sahiplerine hakaret ediliyor diye.Isin ilginci bu sikayet hakli bulunup davada acilmis ,kime mi, Peugeot Genel Müdürü Yann Louis Roger Carnoy e.
Ne diyeyim bilemiyorum artik,millet resmen kafayi yemis.Güleyim mi aglayayim mi ,bende kararsizim.Bir de en cok neye güldüm biliyormusunuz ,Kadin ürünlerinde ,Molped reklami "nicin yemek saatlerinde de gösteriliyormus?",bunu burda anlatsam millet fikra anlatiyorum zanneder herhalde.Preservativ di, tampondu , ped di, bunlar dogal seyler artik,bunlari gidipte market de olsun,eczahane de olsun,istemekden cekinen,satin almayan ,bence normal degil,bu lafim hemcinsim erkeklere.

Evet,bugün sanirim biraz güldük, biraz halimize agladik,ne diyelim,en kötü günümüz böyle olsun.Disarda kar (hen Istanbul´da hemde Viyana´da) yagmaya devam ediyor, arka planda Frank Sinatra abi "Yagdir mevlam su" adli sarkinin ingilizcesi olan "Let it snow"u söylüyor,oda sickaligi 21.7° ,disarisi -4.6°,disarda yapmam gereken is de yok bugün,daha ne isterim dedim ama dün Güllüoglunu sayfasina bakarken canim baklava cekti,gidip alsam mi acaba firindan,burdaki baklavalarda hic is yok,adamlar ne kullaniyorsa tadi da kabus,kokulari da,hesapta Avustruya da sube acacaklardi,gazetede yazyiyordu,dün attim bir mail sonunda ,"kardesim ne oldu bizim viyana isi , gelmiyormusunuz diye? ",tabi tam olarak böyle yazmadim ama,icerik ayni.
Gene daldan dala konmaya basladim.Herkese iyi ,RTÜKsüz günler diliyorum.

p.S bir düzeltme yapayim, düsünen ve sonra karar veren bir RTÜK diliyorum.

Pazartesi, Şubat 06, 2006

Neusiedler Gölü

Bu hafta sonunda, daha dogrusu pazar günü ,Avusturya ile Macaristen arasinda olan,Neuseidler Gölüne gittik.Göl yandaki resmi clickleyip
Source:GoogleEarthacarsaniz gördügünüz gibi ,iki ülke arasinda sIkIsmis durumda.Sari cizgiler ülke sinirlarini gösteriyor.
Göl ayni zamanda bir dogal park.Unesco nun "Dünya Tarih Miraslari" arasina alinmis bir yer.
Sicaklarin düsmesi ile gölün de yüzeyi donmus durumda,320 km2 lik bir buz paten pisti olarak düsünebilirsiniz.Buz kalinligi 14-18 cm arasi idi dün gittgimzde.
Göl, özellikle yazlari ziyaretci akinina ugruyor,cevresindeki bircek "plaj" tika basa dolu oluyor,ögleden sonra gidildiginde yer bulmak gercekten imkansiz.©2005-2006 All Rights reserved http://cafewien.blogspot.com
Gölün suyu alsinda temiz,ama tabandaki toprak suyu bulandirdigi icin camurlu su görünümde (macarlar bosuna bataklik demiyor).Rüzgar sörfü,yelken sporlari , kislari da buz pateni,buz yelkeni icin ideal bir mekan.Gölün kenarinda bircok lokallerde de var,yazlari serinlemek ve kislarida isinmak icin ideal yerler.


Göl bakildiginda gercekten de ucsuz bucaksiz gözüküyor,insan üzerinde dolasirken ici bireaz garib oluyor ama,gölün derinligini en derin yerde 1.70m oldugu bilmek biraz rahatlatiyor insani.
©2005-2006 All Rights reserved http://cafewien.blogspot.com

©2005-2006 All Rights reserved http://cafewien.blogspot.com
©2005-2006 All Rights reserved http://cafewien.blogspot.com
©2005-2006 All Rights reserved http://cafewien.blogspot.com

Sicakliga gelince,termometre -8 derece yi gösteriyordu, sagolsun rügarla beraber hissedlen sicaklik -15 ile -20 arasinda idi.Akdeniz insani olan bendeniz nasil mi dayandi bu soguklar,söyle asagdaki resimde görüldügü gibi,fotograf icin biraz abartarak poz verdim ama olsun.
©2005-2006 All Rights reserved http://cafewien.blogspot.com

Buzda yürüken vukuat varmiydi,evet bir kere hafiften uzandim söyle,allahtan giydigim kazak,anorak ve polar mont olayi yumusatti bayagi :-).
Göl buzlar olmadan nasil gözüküyor diyenler icinde , arsivimi karistirdim biraz,güzel bir günbatimi buldum.

©2005-2006 All Rights reserved http://cafewien.blogspot.com

Cuma, Şubat 03, 2006

En büyük PALMERS baska büyük yok.

Palmers Avusturya´nin taninmis ic camasiri firmalarindan biri,bir kac sene önce Türkiye ye de geldi , afislerinde problem cikti diye,olay olmustu,konu olanda normal ic camasirli bir copyright palmerskadindi,bu yandaki degil yani.Palmers ´in Bilboard lardaki reklam afisleri ünlüdür zaten, herkes dört gözle bekler,tamam erkekler belki biraz daha 40 göz gibi.
Bu afis benimde en begendiklerimden birisi idi
:-), magazalarda poster olarak da satiliyordu,sizle paylasmak istedim,
Konumuz afislerden,sansürden acilmisken.

Reklam dedigin böyle olur ...
Alacaksin bunlari, asacaksin o adamlarin bürolarinin karsisina ,bakalim kafalarini mi ceviriyorlar,yoksa iclerine mi düsüyorlar görecegiz.

Çarşamba, Şubat 01, 2006

Avrupanin en genc filosu, en geri kafali yönetimi...

Sabah gazetede bir haber okudum,bir moda firmasinin ucaklarin Onboard dergilerde yayinlanmasi istenen resmi geri cevrilmis, sebep gazeteden aynan alinti yapiyorum ;
"Müşterilerimizden X ile ilgili yaşadığımız görsel problemi, firmamizin bir kamu kuruluşu olması ve kurumsal kimliğini ön plana çıkartan tutum sergilemesinden kaynaklanmaktadır. Eylül 2003’den bu yana yürüttüğümüz ihalede, teknik şartnameden kaynaklı iççamaşırı ve mayo ilanlarını da alamamaktayız. Ve tüm görseller baskıya girmeden evvel, Firma tarafından onaylanmaktadır. Uygun bulunmayan görseller bizim tarafımızdan tekrar müşteriden istenmektedir. Bu kararı veren Firma reklam ve halkla ilişkiler departmanıdır."

Resme gelince yanda görüldügü gibi,ben hicbir anormallik görmedim,Kamu kurulusu diye calisanlar denize de mi gitmiyor, mayo da mi giymiyor,ya peki etrafta bikinili olanlar varsa ne yapiyorlar ...

Ender de olsa Türkiye de sokaklarda mayo ve ic camasiri reklamlari olur Bilboardlarda,bir kac gün sonra baktiginizde ,kadinlari yüzleri , gögüsleri ve cinsel organlarinin bulundugi yerler parcalanmistir hep,sanirim böyle kafalardan cikiyor bu islerde.
Tamam posteri begendin ,düzgün kes al niye parcaliyorsun ki, bunlarin arkasindaki problem cok daha derin,ilacla da tedavisi yok.
Karar verdim,ben de sikayet de bulunacagim,hostesler etek giymesin ,salvar giysin , yüz ve gözlerini de örtsünler ,etekler cok seksi koridorlarda yürürken ,insani tahrik ediyorlar ,bakinca rahatsiz oluyorum,aileler de var ucakta,bir kamu kurulusuna yakismiyor diye.

Bu arada adi gecen moda firmasinin internet sayfasina hic gitmeyin, benim 3Mbit internet hizimla bile acilis sayfasi dakikalar sürdü,menü de bir o kadar daha, kolleksiyon resimleri ayri bir olay,bu sayfayi yapan ve yaptiran arkadaslari da bu vasita ile kutluyorum,en ilginc ve en yavas sayfa ödülüne aday gösterecegim.

Yazida özellikle firma adindan bahsetmedim ki , arama motorlarinda cikmasin diye,yorumlariniz da adini yazmazsaniz sevinirim.

Emniyet Kemeri Kampanya Afisleri - 2.Bölüm


Bu sefer ki afis,aslinda bizim Türk kafasina uyacak cinsden,kontrollerde emniyet kemeri takili olanlara mesala Pide, Lahmacun,Ayvalik Tostu,Cig Köfte,Ayran, Salgam Suyu,Boza hediye cekleri verilebilir.Bu örnekler tabi ki cogaltilabilir ama fikir iyi.

LinkWithin

Blog Widget by LinkWithin