Salı, Ocak 31, 2006

Emniyet Kemeri Kampanya Afisleri - 1.Bölüm

Aslinde önce emniyet kemeri ile ilgili kanunlar hakkinda bir yazi yazmistim,biraz yazi agirlikli idi ,dedim hava bugün zaten biraz SIKINTILI, simdilik vazgecip bu tip kampanyalarla ilgili posterleri koymaya karar verdim.En azindan daha hos bakmasi.
Benim en begendigim bu ,belki pozisyon tanidik :)

Sanirim herkes bu resimlerden biriyle kendini özdestirebilir.

Bence cok akilda kalici ve etkili resimler.Ayrice gercekten güzel fotograflar.



Devam edecek....

Pazartesi, Ocak 30, 2006

Emniyet Kemeri Kullanimi

Sanirim ve de umarim hepiniz arac kullanirken yada yolcu olarak arabada bulunurken emniyet kemerinizi takiyorsunuzdur.Peki bunu olmasi gerektigi gibi yapiyormuyuz ,bunla ilgili Avusturya Otomobil Turing Klubü , ÖAMTC nin sayfasinda bunla ilgili kisa bir yazi buldum, ondan biraz alinti yapmak istiyorum.

Emniyet kemerini takarken dikkat edilmesi gereken hususlar
1.Kemeri taktiktan sonra kisa bir cekisle gerin.









2.Kemerin nereden gectigine dikkat edin , boyundan degil omuzdan gecmesi gerekiyor.









3.Kemerin yükseklik ayarini yapin,bu sayede kemer dogru noktadan yani omuzunun üstünden gececektir.









4.Kemeri ,karninizin üzerinden degil, kasiklarinizin üzerine gelecek sekilde ayarlayin.









5. Kalin Anorak ya da paltolarin üzeirne kemer takmayin,kemerin geri cekem etkisi azalir.











Sanirim bunlar cogumuzun bildigi ama zamanla, rutin isler oldugu icin gözümüzden kacan bazi noktalar diye düsünüyorum.
Bu arada bir de sorum olacak, taxi ya da ticari bir araca binidiginizde kemer takiyormusunuz?

The Dormitory Boys -Fairytale

Yine degisik bir parca,bu arada bundan sonra söyleyecekleri sarki icin,internetde bir Voting yapmislar,sonuc söyle;


video cikar cikmaz ,bende buraya koymaya calisacagim yine.

Cuma, Ocak 27, 2006

Happy Birthday MOZART!!!

Source http://inszenierung.at/ Bu sene daha önceki bir yazimda da belirttigim gibi Avsuturya da Mozart YILI , bugün ise Wolfgang Amedeus Mozart dogum günü.
27 Ocak 1756 de Salzburg´un Getreidegasse No:9 da dogmus,vaftiz adi Johannes Chrysostomus Wolfgang Gottlieb Mozart,daha sonra Gotflieb adi Amedeus olarak degistirilmis.
Cok fazla bir sey yazmak istemiyorum,zaten binlerce sayfa var bu konu hakkinda,zaten ilgilenenler bu sayfalar bakacaklardir.

http://www.linie3.com/m2k6/e/
http://www.wienmozart2006.at

Bu arada cok takdir ettigim bir olayi da söylemek istiyorum,yigenim okulda bu sene Mzart yili diye bunlarla ilgili seyler yapacaklarmis,ablamda bana bulursan kartpostal ,resim varsa yollarmisin dedi.Bende yilbasindan kisa bir süre önce SALZBURG sehrinin Information sayfasinda formlari doldurup,Yigenimin adina brosürler,cd,2006 programlarini iceren bilgileri Istanbul adresine yollamalarini istedim,formlari doldurduktan sonra hatta takip edebilmem icin birde numara verdiler sayfada,bu numara ile yollanip yollanmadigini görebiliyorsunuz, bir hafta 10 gün icnde eline gecmis yigenimim.Sanirim tanitim böyle olmali.


Benim Istanbulda bildigim, daha dogrusu sans eseri bir kere rastladigim Information bürosu Sirkeci garinda,giriste sol tarafta bir büro.Oraya ne isiniz düser ne de düssede izinize yarar,iyi niyetli görevlilerle de bu olay ne yazik ki kurtulmuyor.Baska nerelerde mi varmis,arastirdim su adresleri buldum:
Istanbul Airport Ataturk Airport YesilkoyTel: (212) 663 07 93
Beyoglu - Directorate Mesrutiyet Caddesi 57, Kat 7Tel: (212) 243 34 72 - 243 37 31Fax: (212) 243 65 64
Hilton Hotel ArcadeTel: (212) 233 05 92
Karakoy Sea PortTel: (212) 249 57 76
SirkeciTel: (212) 511 58 88
Sultanahmet SquareTel: (212) 518 18 02
YalovaTel: (216) 814 21 08
Touring and Automobile Club of TurkeyI. Oto Sanayi Sitesi Yani Seyrantepe, 4. Levent, IstanbulTel: (212) 282 78 74/75Fax: (212) 282 80 42

Nerden nereye ,Mozart ´tan Sirkeciye.Neyse iyki dogmussun Mozart,bizim icinde bir Türk Marsi da yazmissin,eline saglik, diye bitirelim bu yaziyi.

Türk marsinida bu arada hep beraber hatirlamis olalim;
http://yunus.hacettepe.edu.tr/~sadi/muzik/Turkmarsi.mid
http://yunus.hacettepe.edu.tr/~sadi/muzik/Turkmarsi.au

Perşembe, Ocak 26, 2006

Catherding-Kedi Sürülerini güden Kovboylar

Haftayi neseli bir sekilde bitirelim diye bu sefer kedilerin oldugu bir reklam.

Bu da olurmu demeyin var iste,hemde kolay da bir is de degil,inek sürülüerini herkes götürebilir,ama ya kedileri.Onlari bir arada tutmak,o kadar uzun mesafeleri asmak.Bu isi yapanlar asla baska bir sey yapmayi düsünemiyorlar.Ve sonunda sürüden bir tane bile eksilmeden sehre getirdiklerinde hissettikleri,düynada bunun gibi bir hissin olmadigini söylüyorlar.
Inanmayan buyrun seyretsin...

Emniyet Kemeri -Video 2

Bu video gercek,herhangi bir filmden alinma degil,insan böyle olabilecegini hic zannetmiyor bir carpismada...

The Dormitory Boys - Travel Separately

Bizim cinliler yine görev basinda,yine slow bir parca,iyi egelenceler...
Daha baska sarkilari var mi, var,onlarda ilerdeki günlerde.

Çarşamba, Ocak 25, 2006

Sevdiklerinizi koruyun,hayata baglanin.Emniyet kemerinizi takin.

Bu sefer biraz ciddi ve önemli bir konu ile ilgili bir video, Emniyet kemeri.

Sayfalari dolasirken görüyorum,bu ay hurma etkinlinleri,zeytinyagi etkinlikleri,v.b.Bende önümüdeki birkac gün "Emniyet Kemeri etkinlikine" ayiriyorum, izninizle.Umarim bundan sonra herkes daha duyarli olur.
Asagidaki film Avusturya da yayinlandiginda,televizyon ve sinemalarda,bayagi bir tepki görmüstü.Biraz ürkütücü bir film ama sanirim böyle seyler insanlarin akillarinda daha iyi kaliyor.
Ben kücüklügümden beri hep emniyet kemeri takmaya alisigim,arabaya oturup da onu takmak bana cok özel bir seymis gibi gelirdi.Bilinc altimda da öyle kalmis,arabaya oturdugumda takmazsam bir eksiklik hissediyorum.Sürücünün ne kadar iyi oldugu önemli degil,kazalarda sebek herzaman kendimiz olmuyoruz,bize gelip carpan bir araba karsisinda ellerimiz bagli.
Bazen görüyorum,gercek hayatta da, resimlerde de,cocuklarin ön koltukta oturmasi diye bir sey olamaz bence.Baba,ogul gezmeye cikmislar , cocuk yaninda oturuyor babasinin ayakta durarak ,boyu da kisa zaten.Bu zamanlarda ben kendime ,gec önüne arabanin ,cikar adami disari,önce bir güzel döv sonra da polise ver,elinden alsinlar cocugunu ,görsün ,diye geciriyorum.Bence babalik,annelik, dogurmakla,yaninda dolastirmakla olmuyor.
Gecmis yillarda okudugum bir gazete haberi vardi,bir milletvekili arabayla yolculuk yapiyor,yaninda ,önde de yetiskin oglu var,fakat oglu yorgun herhalde uyuya kalmis.Babasi ,oglum rahat uyusun diye emniyet kemerini aciyor,ve sonuc, birkac sakika sonra bir kaza ,herkes sapasaglam kurtuluyor,tek hayatini kaybeden oglu.Sanirim o babanin yerinde kimse olmak istemez,vicdan azabini düsünürsek.
Emniyet kemeri belki her olayda %100 kurtulma yada yaralanmama garantisi vermiyor,ama bu riski minimuma indiriyor.Arabarlarinda airbaglari olanlar buna güvenmesin,kemerin takili olmadi durumlarda airbag in kendi sisme siddeti ile vurdugu zaman insanda öldürücü yaralanmalara sebep olabiliyor.
Sevdiklerimizi korumak,olari gerekirse uyarmak sanririm hepimizin görevi,bence kazanan yine biz olacagiz .
Coucklara ,arabada kemer takmanin özel bir sey oldugunu en bastan söyleyelim.
Biraz cok bilmis ya da ders verirmis gibi konustum ama bu konu beni cok rahatsiz ediyor,insan görüpte elleri bagli ,bir sey yapamayinca daha da körükleniyor bu kizginlik.

Emniyet müdürlügü sayfasindan bir alinti ile devam edeyim;
-Ülkemizde trafik kazalarinin yaklasik % 70 ‘inin sehir merkezinde oldugu,
-Emniyet Kemeri kullanma orani % 100’e çikarildiginda ölü ve yarali sayilarinda %47- 60 oraninda azalma olacagi,
-Trafik kazalarinda ölenlerin % 70’ inin emniyet kemeri takmadigi,
-Araç devrildiginde, emniyet kemeri takanlarin daha rahat kurtarildigi,
-Ani fren ve çarpmalarda, 40 km/s hizla giden, emniyet kemeri takmayan
birisinin vücudunun, direksiyon, ön cam ve panele çarptigi ve 20 km/s hizla gidenden 4 kat daha fazla çarpma etkisinin oldugu,
-park halinde olsaniz da, 50 km/s hizla size çarpan araçtan dolayi, ayni çarpma etkisi yasandigi tespit edilmistir.
-Arka koltukta otururken emniyet kemeri takmamak,arka koltukta kemer takmadan oturan bir kişi yalnızca kendini değil kaza sırasında fırlayıp çarpabileceğinden diğerlerini de tehlikeye atmaktadır.

Gelelim tekrar filme,film dedigim gibi Ulastirma Bakanligi tarafindan yaptirilmis.
Almanca gecen konusma söyle:
KIZINIZ sizin tüm mutlulugunuz,onun icin herseyi yaparsiniz degil mi, ama yapmiyorsunuz...
Emniyet kemeri baglamadiklari icin,cok fazla insan hayatini kaybediyor.Emniyet Kemeri hayat kurtarir.

Salı, Ocak 24, 2006

The Dormitory Boys -Bu da bu ai

Postingi hazirlamistim, sabah erken disari cikmak gerektiginden bloga koyamadim.
Bu sefer yine romantik bir sarki.Eger görüntü yavaslarsa , "pause II tusuna basip , tamamini yüklemesini bekleiyp sonra play > tusu ile seyredebilirsiniz.Videonun boynu biraz kücülttüm, hizi düsmesin diye, bu sefer dügmeler gözükmüyor ,ama olsun resmin altindaki sol basta dügme var,yaninda cizgi halinde yüklendigini görebiliyorsunuz.Bir kere basinca play ,bir daha basinca pause oluyor zaten.

Pazartesi, Ocak 23, 2006

MEMOIRS OF A GEISHA


Bu haftasonu, MOH la beraber "MEMOIRS OF A GEISHA" ya gittik, MOH baslarda biraz tereddüt etti ama ben görüntüleri merak ettigim icin ,onuda ikna etmem zor olmadi. Uzak doguda gecen filmleri eskiden beri severim,özellikle Hindistan ve Japonya.
Film 1997 de yilinda cikan Arthur Golden in kitabindan senaryoya cevrilmis.Kitap 32 dile cevrilmis,"New York Times" in, iki sene boyunca Bestseller listesinde yeralmis.
Film 1930 lu yillarda Japonya nin Hanamachi "district" de geciyor,kelime anlami "cicek sehri".
Bu sehirdeki önemli yerler;
okiya (geysani ailesinin evi) ,
ochaya (cay evleri, geysalarin gösterilerini yaptiklari,ikramda bulunduklari yer),
kaburenjo (geysalarin bulustuklari,icinde ders verilen odalarin oldugu, "kemban" bürolarinin, yani ödemelerin takip edildigi,yönetim bölümleri bulunan yer).

Filmin konusuna cok girmeyecegim, nasil ola bir kisminiz seyredece,heyecanini kacirmak istemem,kisaca kücük yasta ailesinden satin alinan bir kizin ,nasil Geysa olup,verdigi mücade,ask,entrikalar,kiskanclik,......
Ben biraz filmle ilgili ilginc detaylar yazmayi tercih ediyorum,filmin özetini yazmaktansa,zaten her yerde bu filmle ilgili yazilar var son günlerde.
Filmin gectigi 30lu yillardaki Hanamaci bölgesinde o dönemle ilgili artik bir yapi olmadigindan,yapimcilar buna baska bir care bulmuslar.Filmin tamami Kalifofornya´da ,bir at cifliginin arazisinde kurduklari sette cekmisler. Filmin dekorlarindan sorumlu olan John Hoskins , simdiye kadar "bir film icin kurdugum en büyük set" demis.Film icin 40a yakin ev kurulmus, birde 75 metre uzunlugunda bir köprü.Bu olayin aglanacak yani ise, cekim sonu tüm setin buldozerlerle yerle bir edilmis olmasi.
Film Kaliforniya´da cekildigi icin hava sartlarini da Japonya ya uydurmak icin bir care bulunmus, 120mx120m bir branda ile günes filtre edilerek, japonya daki bir kis vakti ortami yaratilmis.
Film icin 5 konteynir mal gemis japonyadan , cesitli dekor ve özellikle evin ic duvarlari icin pirinc kagidi,yerdeki tatami ler(.Set kurulurken oyuncularda yogun bir egitime alinmis, yürüme ,oturma, kalkma ,dans konularda.O dönem kiyafetleri ile hareket etmek tam bir sanat.Filmde görülen 4 kiraz agacinin üzerindeki tüm cicekler elle tek tek dikilmis, hepsi yapma yani,üsenmeden yapmislar, helal olsun dedim sadece icimden.

Film japonya hakkinda olsa da bas rol oyuncusu Zhang Ziyi cin asilli,bu da biraz tepki yaratmis.
Gecen gün bu film hakkinda bir dokumentasyon izlemistim, daha dogru dolayli olarak bu filmden de bahsedildi.Japonya daki geysalar hakkinda idi,filmin tam olarak gercek geysa yasamini anlatmadigini söylüyordu simdi Amrrikada yasayan Japon bir ekspert (kendisinin annanesi de geysa imis ayni zamanda,simdi de japon dans dersleri veriyor), filme danisman olarak davet edilmis, ama ilk günün aksami kocasina telefon eder sunu demis, "Darling ,I am coming home", pek begenmemeis anlasilan :-)
Baslangicta beklentisi az olan MOH filmi benden daha cok begendi, ben de begendim ama 10 üzerinden 7 verdim,resimler,müzikler gercekten cok güzeldi.Gittgimiz sinamaninda dev bir ekrani oldugundan,izlemek ayri bir güzeldi.
Filmle ilgili bircek internet sayfasi var, sonsuz sayida resim var,buldugum Helloziyi adli sayfada daha orjinal resimler var, baska sayfalar da olmayan.
Gidip ,görün, sanirim begeneceksiniz, konuyu begenmeseniz bile resimleri kesin begeneceksiniz,

Iyi filimler,

sayonára!

Sabah saat 7:52, sicaklik -14°C

Pazar, Ocak 22, 2006

Sibirya soguklari....Ehliyet.....

Bugün yine Burgenland´a ,büyük teyzeyi ziyarete gittik.Aralik ayinda ehliyetimi degistirdikten beri aralarda ben kullaniyorum,uzun yolda MOH ,tek sürücü zor oluyordu onun icin.Avusturya ya gedligim ilk sene ,degistirmedigimden,simdi pratik imtehani bastan yapmak zorunda kaldim, neyse Istanbul da 3-4 saat ders almistim bir hocadam,buraya gelince de 4 saatlik hediyesi vardi MOH un ,onuda alip,imtehana girdim. Ehliyetimi,Türk olani, aldigimdan beri toplam kullanma sürem herhalde 1 saati gecmez, 10 seninin üzerinde bir zaman birimi icin düsünülürse saka gibi geliyor.Ehliyeti aldigim yillarda ,Babamin hep sirket arabasi kullanmasi yüzünden , bir gün gidip te ,baba biraz kullanabilirmiyim diye sormadim,olurda bir terslik olur ,laf söylerlerler.Fabrikanin Müdürü zaten kendisi oldugu icin , ona laf diyecek adam da yoktu ama,ben istemedim.Neyse artik kullaniyoruz, MOH ta iyi bir sürücü,ondan da cok sey ögrendim,ve ögreniyorum dersem yalan olmaz.Bugün de ben kullandim yine, hava görüldügü gibi, neyseki manyak katagorisindeki sürücülerden degilim , zamanla daha iyi olacagim ,calismalar bu yönde.Tek sevmedigim olay, otoban cikislari, özellikle sert virajli olanlar.

Sibirya soguklarini siz beklerken ,bizim buralara bu aksam geldi,bu yaziyi yazarken Viyana Sehir merkezi , -8 derece idi, yarin olay kopacak diyorlar.Yarin yilin en soguk günü olacakmis, bir ara rapor veririm.Sonumuz hayir ola ,yünlü don almaya gideyim bari :-)

Cumartesi, Ocak 21, 2006

Insallah.......

Gecenlerde Ayşe ARMAN in Hurriyet de bir yazisini okurken,"Yapariz , hallederiz " üzerine, aklime bir zamanlar bir hocamla(Avusturyali,uzun yillardir Türkiye´de) aramizda gecen bir konusma geldi.Sanirim bizde adettir, "insallah" en cok kullandigimiz gelimelerden biri.Hocamin dedigi laf aynen söyle" Siz Türkler ne zaman insallah deseniz o is olmuyor,dikkat ettiniz mi" diye sormustu.Bir düsününce gercektede hakli oldugunu anliyor insan, sanirim kesin bir sey söylemekten ya da kendimizi bir seye bagli kalmaktan cekiniyoruz.O isinde olacagindan pek emin degiliz bir yanda da , insallah olur ,deyip geciyoruz.

Bakin bundan sonra "insallah" lafinin kullandigi yerlere dikkat edin,eger kendiniz kullanacaksaniz da bir an durup bunun yerine ne kullabilirim deyince, tamamen anlamini degistirecek kelimeler geliyor insanin aklina.Garip ama gercek.Ben artik insallah i gercekten ümitsiz vakalarda ya da gercekten gecistirmek icin kullaniyorum.Bir olay insallaha kaldi ise, o isten pek hayir gelmez sanirim.

Cuma, Ocak 20, 2006

Back Dorm Boys -As long as you love me

Source sina.com.cn WEI WEIGecenlerde iki cinlinin videosunu yayinlamistim,yogun ilgi üzerine yeni bir videosunu daha koyuyorum.Bu iki hakkinda da biraz bilgi vereyim.
Adlari ingilizcede "Back Dormitory Boys". Cin de oldukce ünlüler hatta Motorola-Cin onlari tanitimlarinda kullaniyormus.
Adlari Wei Wei (1,89 boyunda) ve Huang YI Xin(1,73m). Ikisi de ünüiversite ögrencisi imis (Guangzhou Arts Institute, majoring in Scupltures).
Source sina.com.cn Huang YI XinArkada oturan ücüncü kisi ise Xiao Jing,genelde sarkilar süresince Counter Strike oyununu oynuyor.
Videolardaki showlarini Cin televizyonunda da tekrarlamislar.
Internetde sanirim 5-6 adet videolari var, aralarda bunlari yayinlayacagim,belki bir de Türk Fan Club acarisz bunlar icin.
Ve karsinizda yeni sarkilari ile Back Dorm Boys, as long as you love me;

Perşembe, Ocak 19, 2006

Bana peynirlerimi geri verin!!! Son Dakika haberi!!

Bugün ögleden sonra,ufak tefek seyler almak disari ciktigimda,peynir olayina da girdim tekrardan.Daha önce denedigim "Nefis" markasinin bir baska cesidini denedim, tam yagli, 4,14 Euro 1kg lik tenekede(800gr net agirlik),simdi actim ,süper cikti ,yumusak,tuzlu,tam benlik yada MOH lik.Böylece bu peynir olayida bir süre icinde olsa mutlu sonla bitti diyelim.Bugünde sevinecek birsey bulduk,insan kücük seylerle mutlu olmayi bilmeli sanirim,biraz polyanacilikta iyidir.

Simdi sirada Zeytin ezmesi var,Marmara Birlik biranda piyasadan kayboldu.Bugün markette yine anlamsiz sohbetlerimden birini yaptim, niye artik zeytin ezmesi gelmedigini sordum, talep yok, o yüzden dediler.Biraz denedimsede zeytin ve zeytin ezmesinin iceriginin aynisi oldugunu, birisinin ekmege sürüldügünü , falan filan derken, fazla da uzatmadim.Orda gercegi dururken niye zeytin ezmesi alsinlarki dedi.Bende ona söyle cevap verdim" bu sanki hazir poset corba ile ev yapimi olanindan konusuyoruz gibi oldu,icindekiler ayni olduktan sonra ne fark edecek dedim",söyle bir bakti bir sey demedi, belki de "bu deli de hep beni buluyor,ne satmiyorsak adam gelip onu soruyor" dedi icinden.Derse desin ,ben soruyimda, aglamayan bebege emzik vermezler.

Kediseverler ekran basina......

Bu seferde kedili medili bir video,bakalim bunuda begenecek misin Zepzep

Bana peynirlerimi geri verin!!! 2.BÖLÜM

Gectigimiz hafta Viyana nin önemli pazar olanlarindan daha dogrusu sokaklarindan biri olan Brunnenmarkt a gittim,burasi oldukca uzun bir sokak ve bu sokakta haftanin 6 günü pazar var.Sebze ve meyve nin disinda sokaktaki magazalarda kücük Türkiye ´yi hatirlatiyor.Herneyse cok detaya girmiyorum, ilerde bunla ilgili bir yazi yazacagim belki.
Zaman zaman burdaki Türk marketlerine gider bakarim, yeni birseyler gelmismi diye.Son gittigimde marketdekin giris kapisina asmislar I.T nin ürünleri geldi diye, peynir ve yogurtlar vardi resimde.Gurbette olmanin verdigi caresizlik ve acaba bunun tadi nasildir diye önce ambalajini iyice bir inceledikten sonra,kisa bir acaba yag orani %55lik olandan mi alayim, yokksa %60 liktan mi düsündüktükten sonra, sanki cok büyük bir fark varmis gibi ,tabi ki fizigimi de düsünerek , bilim bakalim hangisini aldim, eveeet %60lik olanini.Tabi bu karari vermemde MOH´unda etkisi var, oran yüksek olursa peynirler daha yumusak oluyor,sürmesi kolay oluyormus ekmege.Herneyse sonunda aldik, fiyatini tam hatirlamiyorum 6,50 Euro civari idi sanirim,bunlar hep inek sütü ile yapildigi icin kismen daha ucuz.Koyun sütü ile olanlar 7-9 euro civarinda .Ben fazla begenmedim acikcasi, MOH begendi, yani istatistik olarak her iki kisiden biri begendi dersem yalan olmaz.Bu peynirlerin zeten cogu Almanya ve Hollanda´da üretiliyor,suyundan midir, sütünden midir bilmiyorum, tutturamiyorlar bir türlü bizim Türkiye´deki tadi.Ama ümide kesmeyelim, ilerde birgün, belki.........

p.S Bu kus gribi olaylarindan sonra havaalani kontrollerinde artik özellikle Türkiyeden gelenleri iyice bir didikliyormus,artik peynir falande sokamiyacagiz ülkeye.Gecen gün haberlerde görmüstüm, millet yeni kesilmis, pismemis tavuk getirmis türkiyeden,naylonlara sarili,buna yorum yapmiyorum.
Konu havaalanindan acilmisken ,aklima bir anim geldi.Bundan uzun süre önce, Isanbul´dan Viyana ya dönüyorum, Viyana havaalaninda bagajlari bekliyoruz.Görüntü genelde hep ayni gibi, bandin üstünde patlamis dev torbalar,kenardan sizan zeytin yagi,etc....Bu sefer bandin üstünde cok daha ilginc bir obje vardi,ilk basta nedir diye ikinci bir kere baktim, evet dogru görmüsüm yanlis hatilamiyorsam bir kürek ,bildigimiz tarla , bahce islerinde kullanilan kürek, hatta üzeri camur icinde idi , kurumus toprak parcalari sallaniyor, abartmiyorum. Sapina takili "etiketi" ile sanki bandin üstünde süzülürcesine ilerliyordu.Bir yandan kiminbu acaba diye düsünürken , bir yandan da iyki el bagaji olarak ucaga almamis,bir yere carpsa , yere düsse ucak delincek diye aklimdan gecirdim.Adama da kizdim yani, madem ucaga kargoya veriyorsun,insan biraz temizler.
Neyse bu da böyle bir ANI.

Çarşamba, Ocak 18, 2006

Sabahlari zor ayilanlar icin,

Bu seferki video sabah uyanip da ayilamayanlar icin,eger müsait ise cevreniz, hoparlörlerinizin sesini mümkün oldugu kadar acin, ve görüntülerin tadini cikarin.

Pazartesi, Ocak 16, 2006

MATRIX -Masa tenisi

Bu video olaylarini cok sevdim, iste size yewni bir video .Bu sefer MATRIX stili-Masa tenisi

Karlar,daglar,taslar ve Wörthersee

Klagenfurt seyahatlerimiz güzel bölümlerinden biride Wörthersee cevresinde yaptigmiz yürüsler.Wörthersee yaklasik 20km2 alani ve 16,5km uzunlugu ile Kärnten eyaletinin en büyük gölü.Derinlik acisindan da hicte göz ardi edilecek bir göl degil, en derin yeri 85 metre civari.Özellikle cevrede daglarin gölün icinde devam etmesi tam bir tabiat harikasi.
Kislari ender de osla göl donuyor, bundan birkac sene önce yine böyle oldugunda , üzeri insan kayniyordu.Buz kalinligi belli bir seviyeye gelince gölün belli bölümleri kullanima aciliyor.Artik, yürüyenlermi, buz pateni yapanlarmi, buz hokayi oynayanlarmi ,kimi ararsaniz ora.Bu sene daha sonmadi göl ama su önümüzdeki hafta icinde olabilir diyorlar.O zaman size buz üstü fotolarini yollarim.Bu arada MOH dün ,Avusturya -Macaristan arasindaki Neusiedler gölünde paten yapmaya gitti, bunla ilgili blogunda yazdi , isteyenler okuyabilir.
Yazlari göl ve cevresi tam bir senlik alanina dönüyor , zaten bircok plaj var.Su kalitesi icme suyu kalitesinde oldugu söyleniyor, daha denemedim ama ,öyle diyorlar. Yazlari da ayri bir güzel anlayacagiz.Cevre sehirleri birakin cevre ülkelerden oldukca cok sayida turist de bu bölgeye geliyor.Sonucta 1 saatlik mesafede Italya ve Slovenya var.
Gölün cevresinde ev sahibi olmak büyük prestij anlamina geliyor burda, hele bir de sahsi rihtimlari var ,olay tamamlanmis oluyor.

Mayolu resim ve kar sanirim güzel bir tezat olusturmuslar, ya denize atlama tahtasina ne demeli..


Çarşamba, Ocak 11, 2006

Bayram sonuna kadar yeni posting yok...

Bu ara üniversite islerime daha fazla zaman ayirmam lazim, o yüzden bir haftaligina Blogumu askiya aldim, haftaya tekrar devam.

Görüsmek üzere,
Turkish_Delight

Salı, Ocak 10, 2006

IKEA da KNUT basladi.....

Türkiye´deki bayram tatilini firsat bilip (burda tatil degil ama bana hep bayram :-) )bende sayfamda biraz iyilestirme calismalarini tamamlayayim dedim.Bu arada IKEA ´da KNUT basladi, indirimler yani,reklamlari cok güzeldi.Bir ara sokakta yürüyen adamin tepesine bir anda cam agaclari düsmeye basliyor, sagdan soldan, hicbiri adama gelmiyor ama , sanki göyüzünden Source ikea.comcam agaci yagiyor.Zaten sloganda "Haydi cam agaclarinizi disari atin, yeni mobilyalara yer acin".Söz ikea dan acilmis iken IKEA-Türkiye böyle gidersen bendende bir pasta kazanacak, evet yanlis okumadiniz, pasta ,hangisi mi tabiki "kütük pasta".Acilali 6 aydan fazla oldu sanirim sayfaya bakarmisiniz, tek bir link oda "online katalog".
Neyse bende bu KNUT firsatini degerlendirip yilbasi dekorlarini cikartmaya baslamistim, onlar bitti, yapilan son yorumlarla ilgili,yan tarfta bir bölüm vardi ama pek memnun degildim, biraz karisikdi ,onu silmeye karar verdim.Biraz arastirmadan sonra yazilmis birkac "Code" buldum,codlarla oynayip biraz ince ayardan sonra ,simdiki hali ortaya cikti.Tabi bende olurda MOH istemez mi, aynisindan ona da koyduk.Fena da olmadi bence,sayfaya birisi yorum yaptiginda emaille haberi geliyor du ama, bazen genel icerikli oldugu icin hangi yazimla ilgili oldugunu bulmak biraz zaman aliyordu,simdi en azindan ana sayfadaki (benimki son 7 gün olarak ayarli) lere yorum oldugunda bir nakista gözüküyor.
Profildeki resmide degistirdim, MSN Messengerde uzun süredir kullandigim Bob Parr/Mr. Incredible i koydum.
Bu arada haftada "Template" de bir sey degistirmeden önce tamaminin bir kopyasini aliyorum, ne olur ne olmaz.
Simdi gec olmadan Türkiye Bayram Tebrikleri turlarima baslayayim bari, sonra yogunluk oluyor, Türkiye düsmüyor bir türlü.
Herkese tekrar iyi bayramlar.....

p.S Reklami internet de buldum, burdan seyredebiliriniz

Pazartesi, Ocak 09, 2006

Bodrum, Bodruuuuum!..........

Sabahlari erkenciyimdir, saat 7 olmadan uyanirim, okul yillarimdan kalma bir aliskanlik, ama MOH in daha uyudugu icin kalkmam.Bu sabah saat 7:30 kapi zili calindi , oturdugumuz binada insaat var , cati katina 4 tane yeni daire eklendi ,bunlarin yapilabilmesi icin, önce tabi asansörün yapilmasi gerekiyor binaya,kanunlar böyle.Cati daireleri bitti sayilir.Her neyse asansörün yapilcagi yerin tam altinda, bizim bodrum odamiz var, yani asansör bizim Bodrumumza iniyor, iyi bir servis aslinda ama haliyle bizim ordaki esyalarimiz baska yere tasimamiz gerekti. Asagi in , toz toprak icinde asagisi zaten,allahtan fazla bir esyamiz yok, birkac sarap, eski ambalaj kutulari, MOHun sezlongu(dogru mu yazdim?)falan var.Sabah sabah ugrasitimigiz seylere bak diye gecirdim icimden,iki tane isci de vardi , ama herseyi önce kendim disari cikarttiktan sonra, yeni yere tasiyip yerlestirme isinde daha cok "cavus" rolünü almayi tercih ettim,bunu suruya ,onu buraya, tamam oldu, biraz yana....., diye.Anlayacaginiz yakinda asansörümüz oluyor, teknolojiye kavusuyoruz.Bu arada apartman yaklasik 100 senelik, dis duvar kalinligi ,bir kere ölcmüstük, 70cm galiba.Bu tip binalarin komik yani , asiri saglam dis cephelerinin olmasina ragmen , katlar arasindaki kisimlarin , tahta ,saman karisimi bir dolgu maddesinden olmasi.Savas filmlerinde seyrederken dikkat edin, özellikle 1 ve 2.Dünya savasi zamaninda bombalanmis sehirleri gösterirken binalarin sadece dis cepheleri kalir, icleri bostur,cünkü o kisimlari yanmistir.O yüzden bu evlerde yerler biraz esnek olur :-) .

Perşembe, Ocak 05, 2006

Noel,Yilbasi,Sabah sporu,Kar.....2.Bölüm

Gectigimiz hafta icinde Kar yagisi genelde halk arasinda sevinc yaratirken(kar kürekleyenler,yol temizleyenler haric)bazilari ise bu isten hic memnun degillerdi.Kar demek onlar icin soguk hava, disarda hareket kisitlamasi,yürüken karlara batip cikmak demek.Böyle zamanlarda bu kisiler korkunc nazli olurlar, kendilerini yemege adarlar,ne yapacaklarina karar veremezler bir türlü.Bir disari cikmak isterler, cikinca da hemen iceri girmek isterler.Bu arada Yilbasini hic sevmezler, hele hele havai fisekler, maytaplarla aralari hic yoktur.Herkes eglenirken onlara birkenara cekilip titrerler.Kimden mi bahsediyorum .Adina simdilik "The Beast"(MOH secti bu adi)diyecegmiz MOHun babasinin kedisi.
The Beast ,oldukca gezgin ve capkin bir erkek kedi ,idi.Sonralari baska kedilerler kapisip gazi olunca ve kalici hasarlar alinca,hareme gözkulak olanlara yapilan islem onada yapildi.O günden beri artik daha duruldu.Resmi büyütüp dikkatli bakarsaniz, sol ve sag kulagi arasindaki ufak bir farki görebilirsiniz,bu o kavga günlerinden kalma.
Bu resmi o karli günlerde The Beast in disari protesto bakislari attigi zamanlardan birinde cektim.
Lafin kisasi "HERKES KAR SEVMEZ! "

Çarşamba, Ocak 04, 2006

Kestane Satın Alırken ve Pişirirken (Kafkas)

Mutfakta zen in sayfasinda Kestane ve Kafkas ile ilgili yaziyida gördükten sonra, sayfalarina bir bakayim dedim, yeni bir seyler varmi, sayfa tamamen degismis.
Kafkasin tüm ürünlerinden yedim dersem herhalde yalan olmaz,bazen biraz faza kacirip haifi seker komasina giriyor insan ama tadlarina doyum olmuyor.
Mutfata zen in yazidigi yeni "KESTANO" yu cok merak ettim dogrusu.Bugün Türkiye ile konusurken ablama "Kestano diye yeni bir sey cikmis, bana bir paket yollayacaktin ondan da iki paket icine koysana "dedim. Adini duymamis , sanirim cok yeni ,bakalim yollayacak mi.
Bu arada Kafkasin sayfasinda ilginc bilgiler de buldum, Kestane sezonu basliyali cok oldu ama yinede belki bazilarinin isine yarar diye Kafkasin sayfasindan birebir alinti olarak yaziyorum:

SATIN ALACAĞINIZ KESTANEYİ SEÇERKEN;
Her kestane ağacı kestanelerinin büyüklüğü, tadı ve soyulabilirliği açısından çeşitlilik gösterir. Kestaneleri seçerken, renklerinin güzel olmasına ve sert olmalarına dikkat edin. Çürük olduğunu gösteren lekeler olup olmadığını inceleyin. Diğerlerinden daha koyu renkli veya kötü kokulu kestaneler çoğunlukla bozuktur ve satın alınmamalıdır. Kabuğunu bir çakı veya tırnağınız yardımıyla yarıp iç kabuğunun ne kadar kolay soyulduğuna bakın. Hatta kestaneyi tadın. Tatlı mı? İç kabuğun biraz rahatsız edici bir tadı mı var? Eğer iç kabuk yenilebilir durumda ise ne kadar kolay soyulabildiğinin fazla bir önemi yoktur. Çok kıvrımlı (iç kabuğu kestanenin etli kısmına girdiğinde) ve iç kabuğunun tadı acı olan kestaneler, eğer çok büyük değillerse, soymak için harcayacağınız zamana değmez.

KESTANE PİŞİRİRKEN NE YAPMALI?
Haşlamadan önce kabuğunun üzeri bıçakla çizilir, haşlandıktan sonra soğuk sudan geçirilirse çok çabuk soyulur.
Ateşte pişecekse, üzeri çizildikten sonra 1 saat kadar buzlu ya da soğuk suda bekletilirse çok çabuk pişer, çok lezzetli olur.
Çabuk soyulması için bir gece buzdolabında bekletildikten sonra çizilip kaynar suya atılır ve 5 dakika tutulur. Ardından buzlu ya da soğuk suya atılır ve 2 dakika sonra çıkartılır.
Haşlama suyuna 2 damla zeytinyağı konulursa çabuk soyulur.
Kestanenin daha lezzetli olması için önce kabukları çizilip 1 saat soğuk suda tutulur. Oradan alınıp alüminyum bir tencerede yüksek ateşte 30 dakika pişmeye bırakılır. 5 dakika kadar üzeri büyük lahana yaprağı ya da yünlü bir bezle örtülürse tadına doyum olmaz.

KAYNAK: KAFKAS Internet Sitesi

Salı, Ocak 03, 2006

Noel,Yilbasi,Sabah sporu,Kar.....1.Bölüm

©2006 cafewien.blogspot.com Blogumu okuyanlar bilir, ben ve sevgili kiz (ve hayat) arkadasim gecen hafta Klagenurt da idik, noel ve Yilbasini gecirmek icin.Sagolsun havalarda bir güzeldi ki , kar durmak bilmedi.
Bu nedemek, mecburu sabah sporu,kahvaltidan sonra al eine,küregi,salla babam salla,birde geceleri hava -13 lere indigi icin buz tutmus, insan telef oluyor valla, bu olay 3 gün arka arkaya devam etti, allahtan sonra kar yagisi durdu, yoksa yollardan bizi kaziyacaklardi artik.Bir de temizlemesen daha kötü ,buzlasiyor bu sefer kazma ile kirman gerekecek, sanirim bu sayede götürdügümüz tatlilari da birazda olsa hak etmis olduk.Siz apartmanda oturmanin degerini bilin, simdi Viyana´ya döndük de ohhhh dedik valla.


©2006 cafewien.blogspot.comGectigimiz hafta icinde neler yaptik, biraz da onlardan bahsedelim,gecen gün genel bir özet vermistim zaten, MOH in sayfasina da bir göz atin o da anlatmis nasil gectigni günlerin.
Klagenfurt un hemen bitisinde RADSBERG adi verilen bir yer var, sehre yukaridan bakan, yürüyüs ve "kar kosusu" pistlerinin bulundugu ,güzel bir "köy". Noelin hemen ertesi günü babasini da kandirarak MOHin, oraya yürüyüse gittik.Bu adamlar nasil yapiyor bilmiyorum ama , kar yagdiktan bir süre sonra ,temizliyorlar ve yollar kupkuru bir sekilde kaliyor,havada soguk oldugu icin kar da erimiyor tabiki, her sefer hayret ediyorum,sanki ellerine havlu alip kurulamislar gibi.Köy dediysem bizim anladimiz köylere benzemiyor tabiki (ya da ©2006 cafewien.blogspot.commalesef ). Evin önünde at heykeli olmasinin sebebi ,at yetistiriyor olmalari sanirim, resimde yok ama iki tanesi ortalarda kosusuyordu biz gecerken ordan.
Bu resimleri cekerken asil "kar yagisi" daha baslamamisti,herhaldebirkac gün sonra buraya glesek , catidaki dama bir 60-70 cm daha ekleme olurdu herhalde.Biz Klagenfurt dan geldigimizden beri kar yagisi iyice cosmus,hatta bugun MOH un anlattigi bir seye cok güldüm, annanesinin evinde balkonun üzerini camla kaplayan firma telefon edip, üstündeki karlari temizleyin, agirliktan dolayi bir sey olursa bizim sorumlulugumuz altinda degildir,diye haber vermisler.Almanya ´da meydana gelen Cati cökme olayi da catinin bu agirligi tasiyamamasindan meydana gelmis. Üzücü bir olay.
©2006 cafewien.blogspot.com
Yürüyüs sirasinda bir vadiden cikinca ,karsimiza yeni bir acik alan cikti, arkada karli tepeler,al sana kar manzarasi.


Sohbet ede ede , ve bu arada da biraz abarti kalin giyinmeden dolayi haiftende ter ata ata 1 saatlik kisa bir tur yapmis olduk.


Yazimi bari bir gün batimi ile bitireyim.Daja Kar manzarali fotograflar var , yeri geldikce koyacagim bloga , hepsi bu kadar degil.
Görüsmek üzere....
©2006 cafewien.blogspot.com

Pazartesi, Ocak 02, 2006

Mozart cephesinden yenilikler....

Gectigimiz haftalarda Mozart´in ürünlerinden bahsediyorduk, birkac yeni ürün daha gördüm ,sizlerle paylasayim dedim.

Source:http://www.wiesbauer.atIlk ürün "Mozart Salami " ,tabi ismini büyük harflerle yazinca "MOZART SALAMI" oluyor , etiketini bile degistirmeye gerek yok yani,International.
Sanirim bu is bayagi bir talep görüyor ,olay salamda kalmamis, adamlar özel bir koleksiyon cikarmislar.
Reklam resimlerindeki kemana dikkatinizi cekiyorum,ürünlerle süper bir harmoni icinde.Source:http://www.wiesbauer.at


Diger bir ürün ise "Mozart Shake" ;
Source:http://www.mozartshake.at/Üc cesidi var, classic ,nugat ce cherry.
Belki ilerde alir bunlarida bir deneriz ama sanki
biraz fazla tatlilarmis gibi geliyor bana.
Bakalim bundan sonra daha neler görecegiz.
Kayserili arkadaslar "mozart pastirmasi " icin
cemen hazirlamaya baslasinlar....

Pazar, Ocak 01, 2006

Home,sweet home...

9 günlük bir aradan sonra sonunda evimize döndük yine, yollar bu sefer felakatti, kar kis ortalik karisti.Neyse sag salim gelebildik.Gecen hafta ili ilgili bol bol resimler var ,ama önce genel bir özet geceyim dedim.













Günler yemek ,icmek ,dergi ,kitap okumak ve TV seyretmek ile gecti.Yedigim noel cookilerinin sayisini hatirlamiyorum, hatirlamakta istemiyorum acikcasi.Iki kere Fondue bir kerede Raclette ile yeni yil ve noel kutlandi.(Sibellacigim icin daha detayli yazacagim bunlari.)
Kara ve soguga doyduk , ama gercekten de süper bir atmosfer vardi, tipki filimlerdeki gibi , bembeyaz karlarla örtülü daglar,isiklandirilmis caddeler,görmeye degerdi.
Yilbasi gecesinde dört arkadasimiz ile beraber girdik,sabah 4,5 gibi eve döndük, 9 da uyanmistik.Öglen yolaca cikacagimiz icin yapacak cok is vardi.Ama bu arada da Yeni Yil konserini de seyretmeyi ihmal etmedik tabi ki,sanirim Türkiye´de NTV yayinlamis.Konserin aralarinda Avusturya dan görüntüler vardi,tüm ülkelerde yayinlanmamis olabilir ,insallah NTV konser arasinda bu görüntüleride göstermistir, Mozart ile ilgili tüm yerleri gösterdiler,Konser Srtauss agirlikli olsada,dogumgünü cocugu diye Mozart a biraz kiyak gectiler.Tek kelime ile süperdi.
Önümüzdeki yil icin bilet olmak isteyenlenler isimlerini kayit ettirip , Ocak sonundaki cekilise katiliyorlar,bunun sonucunda kimlerin gitmeye hak kazandigi tespit ediliyor.Biletler 20 ila 680 Euro arasi degisiyor,prova icin de bilet satiliyor ayrica.Seneye yönetmen Zubin Mehta olacakmis.
Simdilik bu kadar, hafta icinde yeni postinglerde bulusmak üzere...

LinkWithin

Blog Widget by LinkWithin