Çarşamba, Kasım 30, 2005

MAK - Uygulamali sanatlar Müzesi

Dün de bahsettigim gibi , gece MAK da bir serginin acilisi vardi ona gittik ,Japon ahsap baskilari hakkinda ilginc bir sergiydi, Hatta Avusturya basbakanida acilisa geldi.Binlerce baskiyi tek tek arsivleyip internetde bir database e koymuslar , sanirim 4000in üzerinde.Serginin sonunda da Sushi Büfesi vardi , millet resmen yagmaladi büfeyi.
MAK Tavan -©2005 cafewien@gmail.comNeyse geleyim MAK´a yine , müze Kaiser döneminde ayni zamanda Endüstri müzesi olarak da kullanilmis, muhtesem bir bina, ic tavanlari tamamen resimlerler süslenmis.

Oldukca kapsamli bir müze diyebilirim, porselenden molbilyalara , modern sanatlardan tekstile kadar bir cok bölüm var.Orient bölümünde de Osmanlilardan hali ve kilimleride eserler arasinda.
Müzesinin ana giris kapisindan girdiginizde ortaya büyük bir alan var, genelde acilislar icin kokteyler de burda yapiliyor.
MAKin icden görünüsü -©2005 cafewien@gmail.com


Üst katlarin görüntüsüde yandaki gibi ,tabi ki tüm tavanlardaki süslemeleri söylememe gerek yok tabi.






Bu arada birkac dip not vereyim, bina su anki yerinde 1877 yilinda acilmis,müzenin sürekli gösterimde olan kolleksiyonlari var , son dönem sanat akimlarinin tümü ile ilgili özel bölümler var.

Mak ic gürünüs-©2005 cafewien@gmail.comMüzeye giris cumartesi günleri ücretsiz , bizimde tercigimiz bu yönde oluyor haliyle,sürekli yeni bir sey geldigi icin insanin ilgisini ceken bir sey mutlaka bulunuyor.

Bana göre en ilginc bölümlerinde biri de alt kaltaki ,sandalye ve kotuklar(zaman icindeki degisimi gösteriyor) ile ilk hazir mutfak ,eski fotograflarim arasinda bulursam bir ara eklerim onlarida.

Gectigimiz senelerde en ilginc (gecici) sergilerden bir tanesi de Hindistan Sinema Afisleri idi.Hindistanda afislerin büyük bir kismi elle cizildigi icin bu ayri bir sanat dali haline gelmesine sebep olmus.Bir de posterler devasa boyutlarda oldugu icinde yapimlari da basli basina bir olay.
Sergide kurulan dev panellere filimlerin disinda Avusturya taihinden kisilerin oldugku kolajlari yapiyorlardi.Resim cekmek yasak oldugu icin malesef gösteremiyorum.

Dünkü serginin en ilginc yanlarinda biriside sergilenen bskilarin "Kartondan" yapilmis vitrinlerin üzerinde olmasi idi.Ortalari bos olacak sekilde kesilmis "yüzlerce" karton yan yana konarak süper bir vitrin olusturmus.

karton vitrinler-©2005 cafewien@gmail.comMüzenin en güzel köselerinden biride Museum Shop kismi.
Mueseumshop-©2005 cafewien@gmail.com





Museum Shop-©2005 cafewien@gmail.com


Herhalde Zeynep´in azinin sulari akmaya ,kredi kartida kasinmaya baslamistir yine.

Satilanlar arasinda üzerleri kaplanmis cekip, pense falan vardir, fiyatina bakmadim ama alip duvara asmak lazim
.süslü aletler-©2005 cafewien@gmail.com

Arada güzel kitaplarda vardir tabi ;-)

©2005 cafewien@gmail.com


Sonucta güzel bir geceydi,dönerken hafiften kar ada atistirmaya baslamisti ama yine tutmadi.
Tranvay beklerken durakta Lichtenstein Müzesi´nin güzel bir afisi vardi onuda cekemeden edemedim.

Poster-©2005 cafewien@gmail.com

p.S Zeynep in adini yanlis yazmisim , Zeynip diye , düzelteyim sonra kizar belki :-)

Pazartesi, Kasım 28, 2005

Mayan Hot Chocolate !!!!



Ben ve "My other half" biraz cukulata hastasiyizdir , belki cogunuz gibi.Ama bizim icin cukulata %60 Kakaodan baslar , asasi pek makbul degildir.Rekor %99 idi , bir keresinde Müniche´e gittigimizde alip yemistik ,merkatan, acayip de pahali idi.Tadina gelince kabus gibi idi icinde yag Source www. Valrhona.comorani sifir a yakin oldugu icin icin , sert türk kahvesini yer gibi bir sey oldu.Sonunda onu tatlilarda ,puddinglerde kullandik.
Salonda sehpanin üstünde bizim "artik" cikolata kabimiz vardir, bizim pek tutmadigimiz ama hediye gelenleri icine koyariz orda birikirler , misafirler geldiginde bu sayede bizim pahali bitter cukulatalarimizdan uzaklastirmis oluruz onlari.
Favoriler tabiki Valrhona , Lindt in 70´lik ve üst modelleri :-)

Bu arada internetde bir tarif buldum , socak cukulata tarifi , oldukca saglam bir seye benziyor,yakinda bir deneyeyim, eger o arada biriniz yaparsa bana bir comment atsin lütfen.

********************************************************

Mayan Hot Chocolate Recipe #61909
Remember the movie Chocolat where Juliette Binoche adds chili to the drink? Well, this is one recipe for a spiced hot chocolate.
1 chili pepper, cut in half,seeds removed
1 l light cream or whole milk or nonfat milk
1 vanilla bean, split lengthwise
1-2. cinnamon stick
220 g bittersweet chocolate or 3 pieces mexican chocolate, cut into 2 inch pieces
29.58 ml sugar or honey, to taste 14.79 ml almonds or hazelnuts, ground extra fine
6 servings


10 minutes 5 mins prep


Add chili pepper to 2 cups boiling water.
Cook until liquid is reduced to 1 cup.
Remove chili pepper; strain for stray seeds, and set aside.
In a medium-size saucepan, combine cream or milk, vanilla bean and cinnamon stick.
Heat over medium flame until bubbles appear around the edge.
Reduce heat to low.
Add chocolate and sugar or honey.
Whisk occasionally until chocolate is melted and sugar dissolves.
Turn off heat.
Remove vanilla bean and cinnamon stick, stir in ground almonds or hazelnuts.
Carefully add the chili pepper infusion, a little at a time, making sure the flavour isn't too strong.
If chocolate is too thick, thin with a little more milk.
****************************************
Ölcüler amerikan ölcülerinden cevirme oldugu icin komik raklamlar cikti , onlari artik kafaniza göre yuvarlayin.

Bugün öglen dönerli sandwich


,üstünede derMann dann ,puddingli Krapfen
Source www.dermann.at
yiyince resmen yari yorgunluk komasina girdim, kendime eve gelince koltuga zor attim.Kalkip biraz toparlanmam lazim aksama MAK´da(uygulamali sanatlar müzesine davetliyiz , "my other half sag olsun) onun icin biraz kendime bakim yapayim.

Cukuluta ile ilgili yazima sonra devam edecegim, siz sevdiginiz marka ve cesitleri yazin simdiden.
Bir sey daha yazacaktim ama unuttum, bu öglen yediklerim yaramadi galiba pek.

HEEEEEY , TCHIBO Türkiye´ye geliyor!!!

Senelerdir hep konusuyoruz aramizda , ya da buraya gelip de onu görenler , ya su Tchibo yu Türkiye getiren yasacayak diye konusurduk hep.Birkac gündür de onla ilgili bir sey yazayim diye düsünüyordum, bugün eve dönerken onun önünde tranvay beklerken,vitrinine bakip , eve gidince birsey yaziyim bugün dedim icimden.eve gelince maillerimi okudum, Istanbul´dan benim en yakin arkadasim bana bir mail atmis, oda uzun süre burda yasadigi icin onu taniyordu zaten. Hürriyet ´de cikmis haber.

source http://www.tchibo.co.ukTchibo Türkiye´ye giriyor diye.Size Ingiltere´deki magazalarin linkini koydum, ürünler ayni, fiyatlar da hemen hemen burdaki gibi,sizi önümüzdeki haftalarda nelerin bekledigini görebilirsiniz.Her hafta yeni bir koleksiyon, ve isin enteresani her haftada aaa bunu alayim , bana lazim olur ya da ,süper zaten böyle bir seye ihtiyacim vardi diye mutlaka birsey alir herkes.
Bizimde bunlarin arasinda oldugumuzu söylemek durumundayim.
source http://www.tchibo.co.ukGercekten de herseyi satiyorlar;
dondan Plasma Tv ye, catal takimindan kar tulumlarina ,yemek masalarina kadar.
Bazi seyler (büyük ürünler) genelde Online-shop da yada katalog ile de satiliyor.Elektronik ürünlerde 3 sene garanti var, benim mutfak saaatlerim var , sanirim 9.90 euroya almistim, onun bile 3 sene garantisi var.
source http://www.tchibo.co.uk
Kahveleri de fena degil , ben pek kahveci degilimdir ama icenler öyle diyor ,onlarin yalancisiyim.
Bakalim Türkiye´de tutulacak mi, artik sizde bana bir rapor gönderirisiniz ,sonra da gelecek haftalar icin beraber ürün seceriz.


photos by tchibo

Pazar, Kasım 27, 2005

Müze günü,hem de giris bedava !!



Kis geldi diye sanirim sonunda getirtim , bugün Viyana´da sabahtan kar yagisi basladi ,ama yollar falan tutmadi ,malesef, ama Avusturyanin güneyinde resmen millet kar felaketi yasiyor.Bazi yerlde 1 metreye kadar yeni kar düsmüs,haberlerdeki görüntülere bakinda gürün .
Bugün daha önce yazdigim gibi biraz kültür programi yaptik.MUMOK ,
yani modern sanatlar müzei bazi günler firmalarin sponsörlügü ile bedava oluyor, bugün de onlardan biriydi ve biz de firdati kacirmadik.MUMOK bir kac müze , konser alani ve sanatci atölyeleri ile beaber MQ denilen Museums Quartier, yani Müze karargahi oluyor sanirim, denilen bir yerde ,sehrin tam ortasinda. Dis cephesi tamamen taslarla kapli heybetli bir yapi , ilk acilisindan bir süre sonra statik bazi problemleri oldugu icin kapatilip bazi degisiklikler yapildi insaasinda , ama sonunda acildi.
Normalde müze ücretleri 7-10 euro arasi deigistigi icin bu bedava günü kacirmak olmazdi tabi.

MQ ortasinda genis bir avlu bulunun, birkac bölümden olusan komplex.

Yazin ortasindaki alanda cafe ve bar tarzi yerle oluyor oldukca da tutuluyor.

Plandaki sagdaki 10a ,MUMOK, soldaki 7 Numarali beyaz bina ise Leopold Museum denilen, Rudolf Leopold adinda bir adama ait.MQ yapilirken adam bir teklif getirmis, eger benima adima bir müze yaparsaniz bende kolleksiyoumu size veririm diye, sonucta ortaya bu müze cikmis, devasa bir sey, icindeki eserlerin haddi hesabi yok.

Eger yolunuz Viyana´ya düserse MQ ya ugramadan gecmeyin, zaten buranin en büyük alisveris caddelerinden biri olan Mariahilferstrasse nin hemen baslangicinda.


KIS geldi , böyle oldu!!

Bu sabah gazetelere ve haberler göz atarken internetde, orf.at sayfasinda süper bir ürün gözüme carpti , tabi ki japonlardan.

Bilgisayarin USB baglantisi üzerinden calisan , ayak isiticisi, el isitici ve sicak icececek altligi.
daha önceleri bardaklari sicak tutmak icin olan altigi görmüstüm ama , el ve ayaklar icin isitma simtemi yeni.
Soguk kis günlerinde herhalde talep olur saniyorum, fiyatini cikaramadim ama ögrenirsen yazarim burda yine.Kan dolasimi kötü olanlar, ayaklarim ellerim buz gibi diyenler, gözünüz aydin!!!

p.S Kar yagisi devam ediyor sabahtan beri, hava "temiz " kokuyor, birazdan cikip biraz kültür programi yapacakiz ( müze-sergi ) , ilginc birseyler olursa aksama yazarim.

Cumartesi, Kasım 26, 2005

Hos geldin IKEA!!






Evet ,hos geldin IKEA !
Bu arada sunu da söylemeden edemiyecegim, Internet Siteleri arasinda en "kalas" sayflaradan Source www.ikea.combir tanesi. Site acilali aylar ordu hale topu topu iki tane link var sayfada. Reklam yapmayi sevmem ama buyrun bizim buraki sayfaya bakin .
Türkiye de acilmasina sevinmemin sebeplerinden biri de bende artik her sene Türkiye´ye katalog tasima zahmetinden kurtulmus olmam. Biliyorum katalogda güzel seyler var , onlari nasil da yüklenip geleyim ?Tamam cabincase 17 Kilo istifledim ama PAX dolap ya da buna benzer seyler icin yinede ufak.Bir zamanlar ablam ve arkadaslarimin arasinda ,ya 3-5 aile gidip satin alalim bir container ile Türkiye ye yollariz diye konusmalar gecmisti ,hatirlarim.
©2005 cafewien@gmail.com
Simdi oturdugumuz daire tasinirken ,her hafta Ikea ,KIKA , Leiner dolasmaktan fenalik gelmisti, artik rüyada bile kataloglari göremeye baslamistik nerdeyse.
Övünmek gibi olmasin bende profi-ikea-montajcilarindan biri sayilirim. Benim ve hayat arkadasimin, adini simdilik "My better half" diyelim oturdugumuz evin büyük bir kismi Ikea´dan.
Haliyle bunlari montaji da benim ellerimden öptü, My better half nin da arada biraz yardimi oldu , yazmazsam simdi firca yerim birde.
Zaman zaman Tv´de programlar oluyor , Ikea dan alisveris yapip , aldiklarini eve getirip kuramayip sonunda cinnet gecirenler hakkinda,parcalar sürekli eksik cikiyor, etc. Pek yüksek sesle söylemis olmiyayim ama bende bugüne kadar hic eksi parca cikmadi.Yani kurdugum seyler de ufak seyler degildi yani , mesala yanda gözüken minik dolapcik yada onun karsinda duran bir büyük yavrucuk daha var .Bunlar ikiside PAX serisinden ,sanirim IKEA nin en cok satilan dolaplarindan.Ufak tefek göründuklerine bakmayin ,sagdaki dolap 230 sanirim, diger dolada üsteki ile beraber 3metreye ©2005 cafewien@gmail.comulasiyor. Önceleri sadece alt dolap vardi, ama bizde tavanlar biraz yüksek oldugu icin (3,20m galiba) ,"No limits in the Sky" anlayisi ile bir kat daha cikmaya karar verdik.Üstdeki dolap aslinda ders takilmis bir mutfak dolabi ,garip ama gercek.Bu isvecler cok cin seyler ya..
Evdeki diger seylerinde fotografini cekin buraya koyarsan sanirim Ikea katalogunun bir kismini da icermis olurdu, o yüzden simdilik iki foto yeter.
Bu arada sanirim Avrup ayakasindaki ikea nin insaati ya basladi ya da baslayacak ,bu arada Izmir´deki de yapim asamasinda olmasi lazim, aldim insider bilgilerine göre ,gözünüz aydin !


Gelelim ilginc ikea anilarina;
Ikea nin acildigi ilk günlerde en cok rastlanan olay , müsterilerin "Show room " tarzi örnek odalardan tüm mobilya ve dekorlari kasaya sürüklemisler,bahsettigim örtü yastik degil,bunlarin arasinda minik koltuk, lambalar, sehpalar, gibi seylerde var.Tabi hepsi kasadan geri dönmüs :-) .
My better half nin dikkatini bir sey cekti kataloga bakarken, sonra Istanbul ´a geldigimde de posterler bende gördüm.;normalde IKEA samimi bir ortam yaratma amaci ile hep "Sen" diye hitap eder, her yerde "alabilirsin , hosgeldin, senin icin ,etc" diye yazar ama bizde bu "Siz" e dönmüs , nazik ülkeyiz ya...
Bir kac aninda yurtdisindan .GEO degisinde bir yazi okumustum, Cin´de acilan ilk Ikea magazasi ile ilgili ,süper bir yazi idi ,hatirladikca gülerim.Icerisinde fotgraf cekilmesi yasak olan ender magazalardan biri cin´deki imis,sebesi ise Ikea´nin hemen karsisinda cinli mobilya dükkanlari türemis, önce oraya gidiyormus, sonra adamla beraber Ikea´ya gidip istedigin mobilyayi gösteriyorsun , adam iyice bir bakiyor , sonra sana onu %50 ucuza imal ediyormus, iyi is degil mi?
Magazadaki mobilyalar birkac ay icinde sanki yillardir kullanilmis gibi harap bir hala gelmis, bunu sebebi de ögle tatillerinde cinlilerin Ikea´ya gelip kotuklarda, yataklarda uyumalari imis,o yüzden de bu hale gelmisler.
Cinden bir hikaye daha, Ikea nin yeni yil icin cikardi kadehler vardi, geri dönüsüm camlardan yapilmis ,ici hava kabarcikli, hafif yesilimsi gibi, bu bardaklar cinde 1 tane bile satamislar,cünkü cinlilar icin icinde kabarcik olan cam ,hatali yada ikinci kalite ürün oldugundan.

Ikea nin "IKEA FAMILY" de bir karti var , sanirim 3-4 Source www.ikea.comülkede var. Bu karta baslangicta 10 euro ödüyorsunuz bunu karsiliginda ise oldukca faydali servislerden yararlanabiliyorsunuz;
*Size özel bir anahtarlik veriyorlar ,olurda kaybolursa bulan kisinin herhangi bir posta kutuna atmasi icin , anahtar böyle IKEA ya geri geliyor (Türkiye´deki posta kutularin ben sadece dekor fonksiyonu oldugun düsünüyorum ama bilmem artik onlari hic bosaltiyorlarmi)

*Restaurant bölümünde sanirim %15 inidirim

*Özel kampanyalar va baska bir sürü avantanjlari var.

Restaurant diyince aklime Köttbullar geldi, nedendir bilmem ama genelde gittigimizde her sefer source www.ikea.combir daha sefer bu köftelerden yemiyecegim desemde yine büyük porsiyon alip fenalik gecirmekten de vazgecemedim, sonumuz hayir ola, ne yapalim köfte ve patetes sanirim kücüklügümüzden beri beynimize islemis.
Bir süredir gitmedik Ikea´ya sanirim 2 ay oldu, yilbasi öncesi belki bir ugraris herhalde.Isin kötüsü söyle bir bakinmak icin gitsen bile 3-5 sey almadan dönmüyorsun, daha dogrusu ben kendimi telkin ile alistirdim ama "My better half" hala terapide, en azinda birkac pecete , mum falan almadan cikmiyor.

Ama yinede milletimize IKEA hayirli ve kutlu olsun,dilegimiz daha nice ikealarin acilmasi....

Cuma, Kasım 25, 2005

KITT , zor durumdayim ,cabuk cikisa gel!!

Eskiden severek izledigim dizilerin basinda "Knight Rider" vardi, Michael ve KITT ,Knight Industries Two Thousand.Bir süredir alman kanallarinda eski bölümlerin tekrari oynuyor ,denk


geldikce seyrediyorum, simdi tabi bazi seyler komik geliyor ama yine de bence tam bir klasik.
Michael Knight, yani David Hasselhof (ilerki yillarda Baywatch da cankurtaran) ,beline kadar acik gömlegi ile sanirim o yillarda Magnum un en yakin arkadaslarindan biriydi.
Burda dizinin klasik baslangic traileri var ,almanca ama olsun(ja, ich bin m,indestens 12 ´jahre alt i clicklemeniz yeterli), o vufff vuffff diye Kitt in cikardigi ses herkesin aklinda herhalde,bir zamanlar arabalarin önlerine takmak icin o kirmizi isiklardan da vardi.
Birde Bonny var, cok hamarat kizid valla, bir bakista bütün elektronik problemlerini cözerdi.En cokda piyana calar gibi delicesine bilgisayarin tuslarina basarakl "tamam ,sanrim sisteme girmeyi basardim" gibilerden süzlerine bayiliyorum.


Devon i pek sevmezdim zaten ,biraz kil bir tip idi.Ama ayip olmasin diye onunda bir resmini koyuyorum,takim bozulmasin.

Satilik Araba - Gazete ilani

Gecen gün arkadaslarimdan birisi bir resim yolladi, amerika gazeteye verilmis bir "araba ilani".Bu vatandasimiz sanirim cok sevdigi arabasindan ayrilmak zorunda kalmis, ve ona uygun güzelde bir ilan vermis. Yorumlari size birakiyorum, benim hala cene kemiklerim agriyor gülmekten.
Buyrun;

Sonbahar manzaralari, Laxenburg Sarayi

SONBAHAR MANZARALARI

Viyana oldukca kücük bir sehir ama müzeler, sergiler, cafelerin disinda acik havada gezilecek yerlerin sayisida az degil.Havanin güzel oldugu zamanlar buralara gitmeye calisiyoruz.©2005 cafewien@gmail.comGectigimiz hafta sonlarindan birinde Viyana´nin sanirim 25-30 kilometre disinda Schloss Laxenburg denilen , Laxenburg Sarayini gezmeye gittik.
Sanirim internet sayfasi sadece almanca ama burda ingilizce bilgilerde var.
Saraydan cok aslinda park alanini desem daha dogru olur.Daha önceleride gezdigimiz park her mevsimde ayri bir güzel oluyor.

Tarihi 13.yy kadar geri giden Laxenburg ailesini ,18 yy´in tipik bahce özelliklerini tasiyan bir park haline gelmis.Zaman icinde bir cok degisime ugramis ve sonunda simdki seklini almis.

Parkin icinde nehirler,köprüler, gölün ortasinda ufak bir kale ve chappel ,atlar icin özel  ©2005 cafewien@gmail.comkosu alanlar, ve bir sürü detay daha var.Son gittimizde hava sansimiza süper günesli idi ,burda böyle havalara "heiter" diyorlar.Ben kis aylarinda bu lafi duydugumda hep ürperiyorum.Sabah camdan baktiginizda süper günesli bir hava, disari ciktignizda ise gecici bir felc gecirten bir soguk.Biz nede olsa Akdeniz insaniyiz, sicaga soguga duyarliyizdir ne yapalim.
Her neyse, parkda tam bir yaprak dökümü vardi, birkac tane de (yani bayagi cok aslinda) güzel fotograflar cekdim,bir kacini da sayfaya koyuyorum (zeynep orman manzaralari istemistin, umarim seninde gönlünü yapmis oldum.)

©2005 cafewien@gmail.com ©2005 cafewien@gmail.com
©2005 cafewien@gmail.com©2005 cafewien@gmail.com

Bana peynirlerimi geri verin!!!





Avusturya´ya geldigimden bu yana eksikligini hissettigim seylerin basinda "Peynir" geliyordu.Isin enteresani burasi da kendi basina bir peynir ülkesi aslinda benim sevdigim peynirleri bir türlü yapmiyorlar burda.Nerde de benim güzelim tam yagli Koyun peynirlerim, lif lif kopardigim Dil Peynirlerim.Istanbul´da iken belli markalar vardi kahvaltilik malzemeleri aldigim.Dil Peynirini Kervan, Koyun Peynirini Merkez Sarküteri(Levent carsida) ,Zeytin ezmesini Marmara Birlik alirdim. source tasteofturkey.com

Ilk baslarda kendime göre cözümkler bulmustum,Cabin Case imin icine soguk tutma cantalarina aldigim vakumlanmis peyniri dolduruyordum, sogutma cantalarinida geceden Buzdolabina koyuyordum ki iyice soguku ceksinler diye , sonra evden cikmadan kisa bir süre önce Cabincase koyup yola cikiyorduk Havaalanina dogru yola cikioyrduk.Allahtan bu güne kadar hicbir zaman Cabincase imi tarttirmadim .Peynirler öyle kompakt bir sekilde istiflenmistiki , canta inanilmaz agirliklara ulasiyordu.Sanirim rekorum 17 kilo idi.
Cantaya bakipta yanilan Taksi söförünün kolu cikiyordu nerdeyse.Sanirim insan bavul yapa-boza zamanla gercekten uzmanlasiyor, bende sanirim öyle oldu.Amazonda bu konularla ilgili oldukca fazla sayida kitapda var, iste birkaci:
source http://www.amazon.com source http://www.amazon.com
Ilerde beli benimde bir kitabimi görürsünüz ,"Gurbeticin Peynir istifleme el kitabi " diye.

Neyse konudan uzaklasmayalim, Istnbuldan döndügüm ilk baslarda penir tüketimi oldukca rahat bir sekilde devam ettiginden, bir süre sonra stoklarda azalma ile moralde de düsme basliyordu.Artik bunu böly edevam etmiyecegini düsünerek bende alternatifleri arastirmaya basladim.
Avrupada "Gazi" ve "Sütdiyari" piyasaya sahip diyebilirim.Türkiye de iken adini sanini duymadigim firmalarin penirleri ver ,bir süredir Pinar da piyasaya girdi ama tat olarak fazlada iyi oldugunu söyleyemem.Simdilik "Lezzet" marka bir peynir buldum, kötünün iyisi olarak idare ediyoruz. Asagidaki resimdeki ürünlerin imalatcilarini yüzde 80 inin adi Türkiye de,en azindan Istanbul´da pek duyulmamistir herhalde.



source www.etsan.atReyonlarin bölye düzgün gözüktügüne bakmayim, resmi o firmanin sayfasindan aldim, katalok cekimi icin böyle yani, normalde bir daha savasvari bir düzenleme var,ama ne yapacaksiniz iste bu da buranin iyisi.
Dil Peyniri sektöründe is e malesef hic bir sey ,nedenide burda "Dil Peynirini" bilmiyor bir kisim halk.Bazi seyler sanirim Istanbul, Ankara ,Izmir gibi büyü sehirler icin üretilip satiliyor ,yurdun diger bir kismda ise pek bilinmiyor.Mesala zeytin ezmesini ,daha dogrusu Marmara Birlik olaninin buraya gelmesi yillar sürdü.Bilmedikleri icin satmiyorlardi.Gecenlerde burdaki büyük Türk marketlerini sorumlusu birisi ile uzun bir süre sohbet ettim.Bazi ürünlerin niye satilmadigini ,ya da kisa bir süre geldiklerini ve sonra bir daha gelmediklerini sordum. Mesale benim sevdigim ve daha önceleri Türkiyeden getirdigim "Doritos Alaturca".Bür süre önce buraya geldigini görünce sevindim, artik tasimaktan kurtuldum diye, ama bir süre sonra yenilerini gelmedigini gördüm.Niye diye sorunca ,pek talep yok, bir de üzerinde "Turca" diye yazdigi icin diger yabancilar almiyor gibi bir cevap verdi.Italya dan zeytin yagi satin aliyorlarmis, üzerine Türkce etiket yapistirip , Akdeniz üretimi diye degistirip öyle satiyorlarmis, yoksa bizimkiler burda almiyormus orjinal etiketi olunca.Sohbetimizin sonunda konu Zeytin ezmesine geldi, niye artik getirmiyorsunuz dedim, pek satilmioyr dedi,ben de yüzsüzce "ben aliyorum ya ayda bir " dedim.Sanirim benden baska alan da pek yokmus.Yanliz bir seye cok güldüm, icimden tabi, dükkandan cikarken adam bana sordu "zeytin ezmesini ne yapiyorsunuz, yani nasil yiyorsunuz "diye, sanirim bu soru burdaki durumu güzel bir sekilde anlatiyor.

Gelelim bugünün tavsiye ürünlerine ,tabi ki Iastanbul icin ,yolunuz 1. Levent carsiya düserse mutlaka Merkez Sarküteriye (Gonca Sok.No:25-25/A-27 1.Levent İstanbul 212-2684049) gidip, tam yagli koyun peyniri ve onlarin özel bir tuzsuz dil peyniri var muhakkak deneyin.Bana duaci olacaksiniz kesin.Eski kasar da seviyorsaniz tam yerine geldiniz demek.Benim icin de yiyin, afiyet olsun(benim debuzdolabinda daha acilmamis eski kasarim var ama,acmak icin özel bir gün bekliyorum, belki yilbasina acarim :-) )

Bir dahaki sefere de buranin "favorilerimden" bahsederim belki.Bu kadar peynir lafina karnim acikti , gidip en iyisi kahvalti edeyim.






Perşembe, Kasım 24, 2005

Bende artik bir Bloggerim!!!


Bir süredir bende bir blog yaziyim mi diye düsünüyordum, bazen yaptiklarimi ya da gittigim yerleri herkese tek tek anlatmaktansa bu daha bir anlamli ,benim icinde daha kolay bir yol gibi geldi.Sürekli güncellermiyim bilmiyorum ama sayfalarimi , bakalim artik, baslamak isin yarisi derler, ya da ben demis olayim.

Gecen günlerde internetde Türkce Bloglari ararken gercekten ilginc bir kac sayfaya rastladim.Bunlarin bir tanesi de lezzetin izinde idi. Lezzetin izinde sayfasinda Four Seasons Otelindeki Tea-Time lardan bahysediyorum.Orda comment yazarken bari bende bir Blog acayim diye karar verdim.

Dogme büyme Istanbullu biri olarak, 34 yasin 24 ü Istanbulda gecti,son 10 senedir de Viyana dayim.En az senede bir de Türkiye geldigimde belli gezi rotalarim vardir.BUnlardan biri Levent´de oturdugum icin Metro ile Taksime cikarim, ordan yürüyerek Beyogluna inerim,Midye Tava ve ardindan Inci´de Profiterol yedikten sonra, Tünel ile asagi inerim.Sonra Misir carsisi ve eger Kiz arkadasimda yanimda ise Tahtakaleye gelmeden incik-boncuk pasajlarini gezeriz,böyle seylere meraklidir da kendisi.Sonrada yukari kapalicarsiye kadar cikarim.Orda carsida meydanda Limonatasi ünlü bir kahve vardi,sanirim FES Cafe idi,simdi adinitam hatirlayamadim, orda kisa bir mola veririm .


TEATIME 4Seasons ©2005 cafewien@gmail.comEger Sultanahmet tarafinda isem ve misafirlerim var ise Four Seasons Otelinde,oranin saat sanirim 14 ya 15 den sonra baslayan TEA-TIME i gezi programinin ayrilmaz bir parcasidir.Simdiye kadarIstanbulda beni ziyarete gelen tüm arkadaslarimi mutlaka oraya götürdüm,hepsi hayran kaldi.Servisi ile lezzeti ile gercekten süper , eger denemedi iseniz mutlaka deneyin. ©2005 cafewien@gmail.com

Eve dönüs yolu is e oldukca ilgincdir, özellikle hava sicak ise otobüs yada araba yerine vapur tercihimdir.
Önce vapura Eminönü´nden vakit varsa ya Kadiköy´e ya da Üsküdar a , ordan da Besiktas´a gecerim.

Eminönü´nden Levent tarafina gitmek icin idael bir rota degil belki ama bence en keyiflisi.

Sanirim bende sayisi fazla olmayan Limonatacilardanim.Burda bazen,özellikle yazin, Cafelere gittigimizde eksikligini cekmiyorum desem yalan olur.Kahve diyarinda limonatami aranir diye soranlar vardir aranizda kesin ama oluyor valla acigi Schweppes Bitter Lemon la kapamaya calisiyorum..Istanbulda ki güzel limonatalardan biride Bebekteki Divan in ,bazilari orasi cok pahalidir diye düsünsede aslinda ,yer ve manzara ,kalitesi düsünülürse hicte yüksek kalmiyor.Oranin Keskül´ünün tadi damagimda hala , badem tanecikli.Amerikan zincirlerini cafelerini pek tutmam ama Gloria Jeans de de ictigim en güzel limonatalardan biri oldugunu söyleyebilirim.Aklima yeni yerler gelirse aralarda yazmaya calisirim.Herkese afiyet olsun

LinkWithin

Blog Widget by LinkWithin